
![]()
usayken / 2010
![]() Asi Demir’e "birine dokunmak onun ruhuna dokunmak demektir. Senin bana dokunmana izin verdiğim için kendimden utanıyorum, seni asla affetmeyeceğim " dedi. İhsan Ökkeş’e benden bir şeyler saklayacağın aklıma gelmezdi diyor. Demir teyzesine bu adamı görmeye tahammül edemiyorum diyor… İhsan var görüntüde. Demir’le Leyla mutfakta gülüşürlerken Asi görüyor. Demir Asi’nin geldiğini görüyor, Asi bozuluyor. Asi’yeDemir / 13 Şubat 2008 ![]() Teyzesiyle ilgilenemediği için kendini suçlu hissediyor olabilir ama bunda Asi’nin suçu yok. Her şeyi Asi’ye yüklüyor. Demir’in bir silkelenip kendine gelmesi lazım. kumralim19 / 13 Şubat 2008 |

![]()
abeer / 2011
![]() Demir’i anlamaya çalışmak veya anlamak mümkün değil. Çünkü önce olsa… geçmişte yaşananlar, acıları, teyzesi vs. anlıyor onu da haklı görebiliyorduk. Ama tüm yaşanmışlıkların üzerine bu tavırları sınır ötesi. Asi’yi her şeyin uzağında tutup sevgisine sahip çıkacağına, Leyla’yla zaman geçirmesi de anlamsız. At olayında tüm vicdanını rahatlattı. Eee… Asi için de bir şey yapmasına gerek falan görmüyor galiba Demir Beyimiz. Asi geçmişte yaşananların sadece Demir’in annesiyle ilgili kısmını biliyor. Diğer yaşananlardan habersiz ve Demir’e hem yardımcı oluyor. Hem ona tam olarak güvenip sevmeye başlamışken Asi’nin suçu ne… neden tüm faturalar ona kesiliyor. Asi’nin o eski halini geri istiyoruz ve lütfen Demir Beyimiz biraz Asi’nin yaptığı gibi onun peşinden koşsun. Asi’de tavrını koysun. Diğer tüm olacaklar olmasın. gulucuk / 13 Şubat 2008 ![]() kusursuz / 13 Şubat 2008 |

![]()
funda / 04.03.2010
![]() gulucuk / 13 Şubat 2008 ![]() Neslihan17 / 13 Şubat 2008 ![]() glas / 13 Şubat 2008 |

![]()
mel
![]() Ee Asi dayanamadı haliyle. Tebrik ederim lafları tam on ikiden vuracak cinstendi. Demir artık bir hafta kendine gelemez... Bundan sonra birazda sen koş bakalım Asi'nin peşinden. Asi’nin sana attığı çaresiz bakışlardan birazda sen at da görelim, keyiflenelim, şöyle koltuğumuzda gerine gerine seyredelim. Ahh Demir her şeyi hesaba kattın işte bunu unuttun arkadaşım. Neyse üzülme herkes hata yapar. kusursuz / 13 Şubat 2008 ![]() Asi son sözleri ile o topraklarda aşkın nasıl yaşandığını Demir’in beynine çakmış. Demir’e göre tene temas tene temas Asi’ye göre hem tene hem de yüreğe temasmış. Demek ki Asi Demir’in duygularının sadece tende kaldığını düşünüyor. GULBEYAZ76 / 13 Şubat 2008 |

![]()
duygu
![]() Se.Sa.61 / 13 Şubat 2008 ![]() Gülendam83 / 13 Şubat 2008 |

![]()
funda
![]() Demir neyi hak etti arkadaşlar? Şimdi o güne geri döndüm çünkü Demir Asi’ye hiç bir açıklama yapmadan onun elini tutmak istedi. Onu öptü. Ona olan sevgisini dile getirdi. Onun için hediye aldı. Ama ne var ki geçmişteki yaşananlar ve teyzesine söz verdiği halde Demir kuzenini bulmasında yardımcı olamamıştı. Teyzesi çaresizlik içindeyken öğrendikleri karşısında şok oldu. Kolay mıdır sizce öldü sanılan birinin ölmemiş olmasını öğrenmek, kolay mıdır o çocuğu saklayanın aşık olduğu kızın babası olduğunu öğrenmesi... Kolay mıdır sizce? Bunun karşılığında Demir, İhsan ile ilgili olumsuz şeyler söyleyecek, Asi de babasına laf söyletmeyecekti. Bunun için de Asi’den uzaklaşmak istedi. Asi sorunca ki tabi soracak… ağızdan istenmeyen şeyler çıkacaktı. Ve Asi bence o kadar güzel söylemiş ki… resmen Demir’e güvendiğini ve sevdiğini söylemiş. “Birine dokunmak onun ruhuna dokunmaktır. Bana dokunmana izin verdiğim için kendimden utanıyorum. Seni asla affetmeyeceğim.” Bunun doğrultusunda dizimizi izleyeceğiz. Bu bakımdan dizide kötü giden yok. Heyecan var. Yanlış yapan yok… olaylar gelişiyor. Demir tüm bunları yaptığı için mi hak etti? Aslında biliyor musunuz? Demir o lafı hak etti. Neden hak etti? Asi’nin onu sevdiğini ve onu ne kadar çok güvendiğini söylemesini duymayı hakketti. Hep söyledim. Gerçekten Asi orada çok güzel konuşmuş. pas.si.on79 / 13 Şubat 2008 |

![]()
[d]
![]() Demir'in yaptıklarını kimsenin inkar edeceğini görmezden geleceğini sanmıyorum. Yaptıkları gün gibi ortada iken nasıl inkar edilebilir ki. Demir öfkesine kızgınlığına intikam hisleriyle gelmesine rağmen İhsan'a bakışı ile Asi'ya bakışında ölçülüydü. Hatta ailenin diğer fertlerine karşı da. Olayları sorumlu tuttuğu kişileri birbirine karıştırmadı. Aşık oldu tüm öfkesine ve intikam alma isteğine rağmen. Aşık olduğu için bundan vazgeçti, geçmişi geride bırakmak için adım attı, çaba sarf etti, geçmişin üzerini örttü, annesine kendisine kardeşine ve teyzesine olanlara, yaşadıklarına rağmen. Bu denli zor bir şeyi başarmış ve herkesi kolay kolay yapamayacağı bir şeyi yapmış üstesinden gelmiş iken en ufak bir sebepte havlu atması olmadı. Sebep ufak değil tabi sadece kıyaslama yapıyorum. O sorunlar aşılmış iken yeni oluşan bu sorun hayli hayli aşılır...
Demir teyzesini yalnız bıraktığı için üzgün ve suçluluk duyuyor, bu yüzden kendisine de kızgın. Duydukları yüzünden İhsan'a kızgın.(İhsan bir şey bilmiyor ama bilmediğin bilmiyor Demir). O ruh hali ve duydukları ile hiçbir şey olmamış gibi davranması söz konusu olamaz ama ölçü önemli. Fragman her ne kadar yanıltmayı çok iyi bilse bizleri ters köşe etmeyi başarıyla gerçekleştirse de Asi'nin son söylediği laflar yenilir yutulur değil, aşık olduğu sevdiği adama o lafları etmesi kolay değil ama etmişse, kararlılıkla ve üzgün bir hal ile yanından ayrılıyorsa Demir de başını eğmiş dinliyorsa Demir ölçüyü kaçırmış demektir. İhsan’a duyduğu kızgınlık yüzünden Asi 'ye gereğinden fazla soğuk mesafeli ve uzak durmuş demektir. Bir de Asi'nin Demir ile Leyla'yı görmesi de üstüne tuz biber eklemiştir... tabi ufak bir yanılma payı da bırakayım. Ters köşe olmayı da iyi becerenlerdenim.
Asi Kenan’a evet demedi parasını kabul etti hata yaptı yanlış yaptı, Demir den gördüğü tavır ile bu yanlışının bedelini ödedi. Demir ona alınmakta haklıydı ama bildiğimiz bir şey vardı o da Asi'nin evet demediği. O yüzden Demir'in o zaman Asi'ye söylediklerini ağır buldum (hoş abarttı da biraz). Şimdi aynı durum Demir için de olursa Asi'nin söylediklerini haksız bulurum. Asi kendince haklı olsa da ama durum aynı gibi gözükmüyor. edit: Asi ilan-ı aşk etmiş, sonda söylediği şey ile de fena çarpmış sude9 / 13 şubat 2008 |

![]()
[d]
![]() Glas / 13 Şubat 2008 ![]() Sizce Asi bunu yapabilecek bir seciyeye(**) sahip mi? Bırakın Asi’yi, lise çağlarında ki havai bir kız dahi bulmuş olsa o altını, koşa koşa erkek arkadaşına gidip “Aaa… bak bana çıktı” demez kanımca. Ben mi yanlış yorumluyorum bilmem. Ama ben olsam, henüz birlikteliğim bile tescillenmemiş birine o altını göstermeye gitmezdim. Ha tabi, eğer ki Antakya geleneklerinde "altını bulan kızın, kazana altını atan şahsa vaziyeti arz etmesi icap eder" diye bir madde yoksa... Se.Sa.61 / 13 Şubat 2008 (*)Bilinen, adı geçen, sözü geçen (**)Yaradılış, huy, karakter |

![]()
funda / 2008
![]() “Aşıklar ne ister?” sorusuna hepimizin cevabı “bir olmak, yan yana olmak” olacaktır eminim ama bildiğimiz bir şey var ki bir olmak için iki olmak gerekir. Ayrı ayrı iki insan içlerinde farklı çatışmaları, düşünceleri, saçmalıkları olabilir ve tüm bu karmaşayı yalnızca içlerinde çözebilirler. İşte ondan sonra gerçekleşir 'bir' olma hadisesi. Diğer türlüsü yarımdır, eksiktir... O yüzden Demir'in içindeki duygusal çatışmalar bitmedikçe, soruları cevaplanmadıkça Asi'yle bir olması bir düşünmesi mümkün olmaz… doğrusu da olmamasıdır.
Düşünün henüz küçük bir çocuksunuz annenizin ölümüne şahit olmakla kalmayıp, onun bu yolculuğuna eşlik ediyorsunuz... o yaşlarda hissettiğiniz acı, korku yıllar geçtikçe kafanızda ki soru işaretlerine ve bunlarla gelen öfkeye dönüşüyor üstelik bu öfke çok sevdiğiniz kaybettiğiniz annenizin yerine koyduğunuz biri tarafından destekleniyor/körükleniyor ve dahası o insanında büyük bir kaybı olduğunu öğreniyorsunuz. Tüm bunlardan sorumlu tuttuğunuz insanlardan bazı cevaplar almak istiyorsunuz ve aynı acıyı yaşamalarını...
Peki ne oluyor, yıllardır öfkeden başka bir duygu barındırmadığınız kalbinizde hiç bilmediğiniz başka bir ateş yanıyor, aşk...
Önce inkar ediyorsunuz, bunun için onu ve kendinizi cezalandırıyorsunuz ama ona yenik düşüyorsunuz. Sonunda öyle ki artık kalbinizde sizinle birlikte büyüyen o öfke ateşi bile sönüyor sadece onun mutluluğu için çabalıyorsunuz kendiniz bile fark etmeden. Sonra bir gün bir şey oluyor… o söndürdüğünüz geçmişin ateşi yeniden alevleniyor ve bazı sorularınıza aldığınız cevaplar hiç duymak istemedikleriniz oluyor. Sizi büyüten, emek veren insanın acılarının sebebinin sevdiğinizin en sevdiği olduğunu öğreniyorsunuz...
Peki soruyorum; hiçbir insan mükemmel olmadığına, hepimizin zaafları, zayıflıkları olduğuna ve Demir'de bir insan olduğuna göre bu öğrendikleriyle mücadele etmeden, sindirmeden, çözmeden hiçbir şey olmamış gibi sevdiğinin yüzüne bakabilmesi sizce ne kadar kolay olur? Peki, kafasında ki tüm bu karmaşa sonucu Asi'ye manasızca gelebilecek olan davranışlarını nasıl açıklayabilir?
Ve şu bir gerçek ki Demir'in bu öğrendiklerinin sonucundan en çok yaralanacak olan yine Asi'dir. Gözünde mükemmelleştirdiği babasının bu olayların içinde var olması onu kahredecektir. Yani aslında Demir yine Asi'yi düşünüyor ve yine Asi'yi koruyor... Yazarın arsız ikizinin demek istediği: var mı böyle düşünceli erkekler biraz anlayış, biraz kıymet, biraz göz biraz izan… Lafın kısası; üzmeyelim, sevelim, koruyalım… yapmayanları uyaralım. nilnisa / 13 Şubat 2008 |

![]()
usayken / 2010
![]() Yani Asi bizim hesaplarımıza göre kaç yaşındaydı, 24-25 falan mı? Forumumuzdaki yorumlarda bile daha temkinli, anlayışlı, empatik yorumların -genellikle- göreceli olarak yaşı biraz daha fazla insanlardan geldiğini görüyoruz... Tecrübe insanın hayata ve olaylara bakışını değiştirebiliyor demek ki... Bir de, aşk, evet, devrelerini bozabilir insanın. Bazıları karşısındaki için her şeyi yaparken aşkı için, bazıları da bencilleşir... Farklılıkların olması güzel ama zenginleştiriyor hayatı... Yoksa çok sıkıcı olurdu değil mi? ZEMFIRA / 13 Şubat 2008 |

![]()
[d] 04.2008
![]() Bu fragman dünkünden güzel. Daha çok şeyi karıştırmış. İlk sahne, son sahne aynı yer bariz belli. Ama sonu belli mi? Değil! Demir, geçen haftaki bölüm sonu itibariyle, haklı ve haksız olarak iki ayrı taraf yaratmıştı. Bir grubumuz, Demir, teyzesinin içinde bulunduğu durum nedeni ile Asi'ye sert baktı demişti. Diğer grup, sert bakması, Asi için değil, Asi, görüş alanında demişti. Bu iki grup aslında, aynı noktada buluşmuştu. Asi, yanlış anlayabilir ama Demir bunu çözmeli. Asi, o bakışların devamında da, kendisine ilgi göremedi. Nasıl görecek? Demir, Demir’den yapılmadı taş değil, odun değil... insan. Teyzesi ve annesi ile ilgili, Kozcuoğlu ailesinin yaptıklarına bir yenisi eklendi. Doğal olarak Demir, bundan etkilendi ve kafası karıştı. Kafa karışıklığı neler yapar, yanlış düşüncelere saplanmayı sağlar. Karşısındakine ters sözler söylemesini sağlar. Sinirlenip, elinin ayarını bilemeden, sert hareketler yapmayı sağlar... kapı çarpmak, masaya bardağı sert koymak gibi. Bu yukarıda saydıklarımı gören, herhangi biri, düzgün bir şey düşünür mü? Herhangi biri , iyi bir şey düşünmez. Belki istisnalar vardır. “acaba ne oldu da böyle oldu?" diyecek. Genel hareket tarzımız, sinirli, kafası karışık kişinin üstüne gitmektir ki, sonrası daha büyük sorunlara yelken açar (aşka açamadık kavgaya açarız bizde) ... (devamı aşağıda) |

![]()
funda 05.08.2009
![]() Aşık kim? Asi... normal düşünmesini beklemek mümkün mü? Size, çok çok önce de yazmış olduğum bir sözü tekrar yazacağım... rahmetli kayınpederim çok kullanırdı. “Anamın aklına gelen başıma geleceğine… karımın aklına gelen başıma gelsin.” Türkçe meali; anneler, kaza mı geçirdi hasta mı oldu derken, eşler, sevgililer, kim bilir nerelerde hovardalık yapıyor der. Asi, seven bir bayan olarak, kötü düşünecek. 13. bölüme dönün... Asi, evlenme teklifini kabul etmedi ama Demir tüm Suriye yolculuğu boyunca, kendi kendini yedi, dönüşte kabul etti sandı. Biz neye kızdık? Asi'nin açıklama yapmamış olmasına... Neden açıklamadı Asi... gururundan. Aşk mı gurur mu? Aşk arkadaşlar. Gurur asla ama asla sizi ısıtmaz. Sizi ısıtmayacağı gibi, tüm dünyayı soğutur. Şimdi, bozulma sırası Asi'de. Açıklama sırası Demir'de. Açıklar mı? Evet açıklar. Fragmanın son sahnesi, bölüm sonu ise, 17. Bölümde… yok sonu değilse, 16. bölümün sonunda açıklanır. Gelelim diğer sahnelere, Süheyla ile İhsan, Demir'in ''İhsan' tepkisinden sonra konuşacak sanırım... İhsan, gerçekten bir şeyleri bilmiyor diye düşünüyorum. Umarım böyle olur. Zaten kızıyordum... kızgınlığım nefrete dönüşmesin. Cemal Ağa kudurmuş gibi… canım, kurt dedem. Bir şeyler ters mi gidiyor? Merak etme sen sıyrılırsın her terslikten. Sen hala elindeki taşlı tarlaları satamadın mı? Bak bakalım istimlak falan olmasın. Hepten zarara uğrama. İşleri serdin çocuk yüzünden. (sen biraz başka şeylerle ilgilen, bu forumda seni seven azınlık, sevmeyenler, koca bir ordu... valla koruyamayız seni) qsawe / 13 Şubat 2008 |

![]()
DOTA)RU / 02.05.2008
![]() "Bir insana dokunmak ruhuna dokunmaktır. Bana dokunmana izin verdiğim için kendimden utanıyorum. Seni asla affetmeyeceğim. Hiç bir zaman..." Bunlar ne güzel sözler Asi’ciğim. Hem tokattan ağır sözler, hem de arkadaşların da yazdığı gibi çok güzel aşk-güven içeren sözler. Bu sözler Demir’i sarsacak. Zaten fragmanda da başı öne eğik, Asi’nin sözlerinden sonra başını kaldırıp ona bakamıyor. Ama Demir bu sözde gizli diğer manaları da alacaktır. Çünkü Asi aynı zamanda “Bana dokunduğun zaman ruhuma da dokundun. Ben sana buna izin verecek kadar güvendim ve sevdim” diyor.
Asi sanırım önce anlamak isteyecek. Neden Demir’in böyle uzaklaştığını anlamaya çalışacak. Ama bir yanıt alamayınca ve Demir’i kendisine uzak davranırken, kıskandığı Leyla ile samimi görünce en sonunda bir sonuca varacak ve Demir’e de bu sonucu bir güzel bildirecek. Demir’in görmeye tahammül edemeyeceğini söylediği kişi İhsan’sa, Asi’den uzak durmasının bir nedeni de İhsan ile karşılaşmamak olacak demektir. Kim bilir şartlar öyle gelişir ki Asi’yi hep İhsan ile veya İhsan’ın bulunduğu bir ortamda görür ve bunun için Asi’nin yanına gitmez. Evet, gördüğünüz gibi hala iyimserim. Fragmanın başında Asi gizli yerinde öyle mahzun dururken Demir yanına geliyor. Demek ki yine de Asi’nin üzülmesine dayanamıyor. Ama çok geç kalıyor anlaşılan. (devamı aşağıda) |

![]()
kardelen2004 / 23.06.2008
![]() İhsan-Süheyla sahnesinde ister istemez gülümsüyorum. Buluştukları yeri görünce Cemal Ağa tekrar ikisini birlikte görmesin diye nerede buluşmuşlar diyorum. Artık orada da görmez Cemal Ağa onları ama yine de belli olmaz. Cemal Ağa bu...
Asi’yi Kenan konusunda biraz savunmadan gidemezdim. Asi Kenan konusunda hata yaptı. Kendisi de bunu kabul etti. Ama Sude’nin de belirttiği gibi Asi’nin yaptığı hata Kenan’ın parasını kabul etmek oldu. Kenan’a açık açık hayır dedi. Kenan bunu kabul etmeyip “Neyse şimdi bunların sırası değil. Önemli olan babanın durumu” deyip durumu geçiştirdi. Evet, Asi orada zayıflık gösterdi. Yine hayır demeliydi ama “Beşer şaşar” demişler. Asi de şaşırdı. Yoksa ben Asi’nin gerçekten Kenan ile evlenmeyi düşündüğünü sanmıyorum. Bundan babasına “Ben onun teklifini kabul etmedim baba” derken ki şaşkınlığını görünce bir kez daha emin oldum. O sahnede babasının da öyle düşünmüş olmasının şaşkınlığı vardı ama Asi gerçekten bunu düşünmediği halde babasının bile öyle sanmasının şaşkınlığını da yaşıyordu bence. Ha Kenan parayı ödese ne olurdu? En fazla yine borca girerlerdi. (devamı aşağıda) |

![]()
funda / 06.08.2009
![]()
Demir bu bölümde ardı arkası kesilmeyen ve bir türlü tamamı öğrenilemeyen geçmişe ait bilgiler yüzünden bocalayacak anlaşılan ama kendini toparlayacaktır. Yukarıda da yazdığım gibi “Beşer şaşar”. Demir de bu kadar bilgi yüklemesinden dolayı şaşıracak, bocalayacak. Demir’e bu bölümde ancak geçmişten dolayı Asi’yi de suçlarcasına davranırsa, öfkesini kinini ona da yansıtırsa kızarım. Tabii bir de Asi’den uzaklaşma/uzak durma işini uzatırsa. Ama ikinci şeyi yapamayacağı ortada. Asi'nin can alıcı sözleri söylediği sahnede Asi'nin arkasından gelmiş veya onu bulmuş. Demek ki uzak durmak o kadar da kolay değil. Zaten Asi’nin o sözlerinden sonra Demir kendine öyle bir gelecek ki yaptığının farkına varacak. Nedense bu bölüm için çok umutluyum. Özetci de fragmancı da gerilmemi sağlayamadı. Dawntime / 13 Şubat 2008 |
