CAPTAN(Ö)
 
 
Asi kavgacı, astığım astık kestiğim kestik, bana yanlış yapana misliyle karşılık veririm diyen bir karakter değil. Asiliği bir işin peşini bırakmamasından, yılmamasından, güçlü olmasından, kafasına koyduğunu yapmasından ileri geliyor. Yani yönetilen değil yöneten bir karaktere sahip (Demir ile çatışmaları da biraz bu yüzden. İki baskın karakterin çarpışmasını izliyoruz, izleyeceğiz). Fakat Asi’nin anlayışlı, insanları anlamaya çalışan bir yapısı da var. Demir ile ilgili konularda da çoğu kez anlayışlı taraf olabildiğini de gördük.
Demir, Kenan ile İhsan’ın konser sonrası yaptığı konuşmaya şahit olduktan sonra ne yaptı? Asi’ye uzak, soğuk, umursamaz bir tavır sergiledi. Asi ne yaptı? Nedenini anlamaya çalıştı. Kenan’la dans ederken Demir’in gittiğini görünce Kenan’ı bırakıp Demir’in peşinden gitti. Yine yumuşak bir tavırla anlamaya çalıştı. Aynı şekilde Demir ona ailenden intikam alacağım derken de nedenini öğrenmeye çalıştı. “Sen nasıl benim aileme, babama böyle dersin” deyip dinlemeden anlamadan gidebilirdi de. Ama Asi elbet bu kinin bir nedeni vardır deyip Demir’e sorular sordu, anlatmasını istedi.
Asi ne zaman hepimizi kızdırdı? Babası tutuklandığında, atının ölümü ve borçların ödenmesi ikilemine düştüğünde. Babası tutuklandığında da yine o bölümün sonunda Demir’e karşı yumuşamıştı. Demir’in yardımı konusunda inatçılık etti sadece. Atının ölümü nedeniyle Demir’in çiftliğinde çalışmayı bıraktığında da kendisini belinden tutup zorla götüren Demir’i dinleyip yine yumuşamıştı. Yani Asi aslında halden anlayan bir karakter. Dinliyor ve anlayışlı davranıyor yeri geldiğinde. Sadece ailesi, babası söz konusu olduğunda fazlasıyla inatçılaşıyor. Bunun dışında Asi Demir’e hak ettiğinde adının özellikleriyle, gerektiğinde ise anlayışla davrandı.
(devamı aşağıda)
funda / 09.08.2009
 
 
Şu andaki durum ise farklı. Asi’nin Demir’e şu anda hemen kızması mümkün değil. Yemekte yüzüne bakmadı diye, 15. bölümde nişanda yanına gelmedi diye hemen dikenlerini çıkarması beklenemezdi. 15. bölümün sonunda Asi bakması gerektiği gibi, aşık bir genç kız gibi baktı. Şu andaki durum farklı dedim paragrafın başında. Evet farklı. Çünkü hem Demir’le yakınlaştı, hem de Demir’e güveniyor. Demir canını tehlikeye atarak babasını kurtaran, ailesine yardım eden ve bu yardımları söylemek gereği bile duymayan adam. Asi bunları hemen unutamaz. Demir’in uzaklığı Asi'yi üzecektir ve kıracaktır. Ama Demir’den babasına veya sanmıyorum ama kendisine karşı düşmanca bir hareket görmediği sürece dikenlerini çıkarmayacaktır. Tabii Demir Asi’den uzak durmaya karar verirse ve bunu uzatırsa da Asi de uzaklaşacak ve sonra Demir yakınlaşmaya çalıştığında ilk önce onu itecektir. Fakat Asi’nin korkulduğu gibi kedileşeceğini sanmıyorum. Sadece Asi önce anlamaya çalışacaktır.
Bir kaç kelime de Demir için edeyim. Asi’den uzaklaşırsa onu hemen asmayalım. Yılların kinini ve nefretini aşk ve adalet duygularıyla, sağduyusuyla arka plana itebilecek kadar sağlam bir karaktere sahip Demir. Ama Demir hala bir parçası o nehirde boğulan bir çocuk. O nehirden tam anlamıyla çıkmış değil hala. Bir Asi’den başka bir Asi’ye geçiş aşamasında henüz. Aşk onu öyle bir çarptı ki çok büyük bir yol katetti. Fakat henüz Asi sularından kurtulup, onu mutlu edecek Asi’nin kollarına tamamen kendini bırakamaz. Önce kapatması gereken defterler, sorulması gereken hesaplar var. Bunlar tamamlandığında göreceğiz ki Demir Asi’nin sularından çıkıp “Ben artık sende değil, kendi Asi’mde boğulmak istiyorum” diyecektir.
Ve son olarak ben de yalvarıyorum Demir ve Asi aşk ile başkalaşmasınlar, karakterleri tanınmaz hale gelmesin. Karakter erozyonunu Asi’de görmeyelim. Demir eblekleşmesin, Asi kedileşmesin. Aşk beyin hücrelerini azaltan bir etki göstermesin karakterlerimiz üzerinde. Çünkü bence de bu halleriyle çok tatlılar.
Dawntime / 12 Şubat 2008
irinalove / 02.11.2011
 
   
Demir’imizin restorasyonunu yaptırdığı meşhur bir taş köprümüz var ya hani… O köprünün gerçek adının "DEMİR KÖPRÜ" olduğunu biliyor muydunuz?
Köprümüz Antakya-Reyhanlı yolunun 20. kilometresinde aynı adla anılan Demir Köy’deymiş ve tabi Asi Nehri’nin üzerinde bulunan bu taş köprü yıkılan Antakya Köprüsü’nün de benzeriymiş… (hunharca ve acımasızca yıkılan Antakya Köprüsü şehri ikiye ayıran Asi Nehri üzerindeymiş. 1972 yılında yıkılmış ve yerine bugünkü betonarme köprü yapılmış. Süheyla ile İhsan, Mozaik Müzesi ziyaretinden sonra bu köprünün üzerinde yürümüşlerdi. Bir de Demir ofisindeyken bu köprünün yağlı boya tablosu ara ara görünüyor dizide.
Haçlı seferleri sırasında "Demir Köprü" bölgenin en önemli geçitlerinden ve Antakya’nın savunmasında da büyük rol oynayan yerlerinden biriymiş.
Eeeee Demir’imizden sonra Asi’sinden de bahsetmeden olmaz. Adına yaraşır nehir… yerinde duramaz, kabarır, taşar... zaman zaman bendini çiğner, aşar ve hatta Antakya’yı sele boğar… aynen Demir’in Asi’nin aşkıyla boğulması gibi.
Asi Nehri, Lübnan’da Beka Vadisi’nde doğar, Suriye’den geçerek Hatay’dan Akdeniz’e dökülür. Denize döküldüğü yerde Samandağ… hani şu Asi’li, Demir’li kumsal sahnesinin çekildiği yer, Türkiye - Suriye sınırının 22 km. sini oluşturur. Antik çağlardaki adı Oronthes (Asi’nin atının da adıydı). Bazı kaynaklarda da adı aassi şeklinde geçer.
ayşe ıraz / 12 Şubat 2008
irinalove / 12.10.2011
 
 
Hava karardığında yolunu ayırana dost denmez!
Şayet mevcut sebep yüzünden Demir Asi'den uzaklaşacaksa hissettiğine aşk denmez!
Ben o kadar karamsar olmak istemiyorum. Demir gerçekten ne olup bittiğini anlamadan adım atacak bir karakter değil. Zaten biliyoruz önlerinde zor ve engebeli bir yol olduğunu. Bu zorlu yolu nasıl aştıklarını izleyip göreceğiz.
Çiftimize inanalım.
Ağustos Böcüğü / 12 Şubat 2008
 
Ben de çiftimize inanıyorum. Demir'e de... Ama Demir'in aklı çok karıştı. Demir plan program adamı. Kafasında bir şeyleri oturtana kadar içine kapanıp kendini geri çekebilir.
Kim bilir belki Asi'nin yanına gitmek de isteyebilir. Ama Asi'nin yanında hep İhsan olduğu için gidemez. Gerçi fragmanda oldukça soğuk bir Demir var ama nişan sahneleri dışında pek mutsuz görünmeyen bir de Asi var. Altını elinde çevirirken Asi'nin ruh hali nedir onu çözemedim yalnızca. Düşünceli mi, hayallere mi dalmış? Bunu anlayabilirsek en azından Demir'in Asi'ye nasıl davranacağı konusunda bir fikir edinebiliriz diye düşünüyorum. O altını elinde çevirirken Asi'nin Demir'i düşüneceğini biliyoruz. Demir onu üzmüşse üzgün, düşünceli ve endişeli, yok eğer üzmemişse mutlu, yüzünde bir gülümseme ile Demir'i düşünen veya hayallere dalmış bir Asi olur o sahnede. Hoş fragmana da güvenmemek gerekir ama yine de elimizdeki tek ipucu fragman.
Dawntime / 12 Şubat 2008
funda / 09.02.2008
 
 
Bekliyordum ama bu kadarını beklemiyordum. Gün benim günümdür, gün Demir'i asma günüdür. Yazık… Asi her şeyden habersiz mutlu ama bir o kadar düşünceli şekilde dolanıp duruyor. Demir yine her zamanki gibi geçmişi Asi'ye yüklemiş. Sen hem kızı öp, elini okşa hem de ilk fırtınada uzaklaş. Kimse kusura bakmasın ben buna gerçek sevgi demem. Her sıkıntısını Asi'ye yükleyecekse… işimiz var demektir. Asi'den yardım isteyen, geçmişi unutmak isteyen Demir'e bak, bir duyduğu sözle aşkını bastırmış bile. Asi bundan sonra ne yaparsa yapsın haklı. Demir'i koştursun peşinden, azarlasın, dinlemesin, triplere girsin… bu olaydan sonra her şeye hakkı var. Kısacası Asiliğini göstermesini istiyorum.
Neslihan17 / 12 Şubat 2008
 
Demir yine her zamanki gibi geçmişi Asi'ye yüklemiş. Sen hem kızı öp, elini okşa hem de ilk fırtınada uzaklaş. Kimse kusura bakmasın ben buna gerçek sevgi demem. …bir de tokat atmıştı.
… geçmişin günah keçisi etti kızı sonra bir öpücükle yumuşatmaya çalıştı sonra sırt çevirecek.
Aşk var da biz mi göremiyoruz?
Gel de inan şimdi Demir’in aşkına sevgisine!
CanKuşu / 12 Şubat 2008
 
usayken / 2010
 
 
Nişan gecesi Asi ile Demir arasında bakışma ve konuşma var sanırım ama orası bize yansıtılmamış. Sadece Demir'in bakışlarında çaresizlik sezdim ben. Allak bullak... karışmış. Asi ise ne olduğunu anlamaya çalışan, sorgulayan bir halde.
Demir 'in Asi'den asla vazgeçeceğini düşünmüyorum ben açıkçası ama kendine ya da aralarındaki bazı şeylere zaman vermek olabilir amacı. Daha bir şey de belli değil üstelik ama Demir ve Asi sahnesi yok denecek kadar az fragmanda.
Demir'in kafası sorularla dolu, cevaplarını bulmadan rahatlamayacağı kesin. Ofisinde otururken bu çocuk işini mi yoksa Asi'yle alakalı bir şey için mi gergin duruyor meçhulll!
Demir'in yüreği yangın yeri gibi belli... yüzüne güzel yansıtmış.
Altın hımm... altın ve Asi.
Elaaya / 12 Şubat 2008
 
Bence Asi nişanda Demir'le konuşmak isteyecektir. Mutlaka "neyin var" diye soracağını düşünüyorum. Örneklerini daha önce de gördük. 15. bölümde de yine Demir'le gidip konuşmak istediğinin sinyalini Melek'e "abinin keyfi yok gibi görünüyor" diyerek verdi bana göre. Özellikle de Demir'in kendisi, babası ve ailesi için yaptıklarını öğrendikten ve o öpüşmeyi yaşadıktan sonra sırf Demir kendisine bir kaç kez soğuk bakışlar attı diye dikenlerini çıkarmayacaktır.
Daha önce yazılmış yorumlarda bahsedildiği gibi ben de Demir'in eski intikam arayan ve geçmişe hapsolmuş haline dönüş yapacağını düşünüyorum. Ama yumuşak bir dönüş olacak bu, Antakya'ya ilk geldiği zamanki haline dönmesi imkansız... Kerim'e "O çiftliği bulduğumda cehenneme çevireceğim" diyen Demir o günden bugüne çok yol kat etti. Şimdi teyzesinin çektiği acıları gördükçe onu yalnız bıraktığı için kendisine kızsa da, Asi'ye yaklaşmaktan çekinse de kendisine pek fazla söz geçirebileceğini sanmıyorum. Ama bir kaç bölüm boyunca şeker gibi bir adam imajı çizmeyeceği de gerçek
oyuncak bulut / 12 Şubat 2008
seerose
 
 
Ben bölümün bu kadar gıcık geçeceğini zannetmiyorum. En azından Asi açısından. Bir sürpriz mutlaka olacaktır (tabi ki sonunda ) ama bölüme Demir açısından bakarsak hiçte güzel bir bölüm olmayacak. Demir'i hepimiz boğazlamak isteyeceğiz buna eminim. ama Asi Demir'i peşinden koşturursa değmeyin keyfime… keyifle izleyeceğim keyifle.
Neshilan17 12 Şubat 2008
 
Okurken acaba bildiği bir şeyler mi var demeden de geçemiyorum. Önce yoktur, sonra dedim kendi düşüncesi sonra yok bildiği bir şey var yani... kafam karıştı.
Demir in gerçekten her şeyi Asi’ye yükleyip ortadan çekileceğini sanmıyorum. Çok açık belli ki burada Asi’nin suçunun olmadığı. Süheyla İhsan’la o şekilde konuşuyorsa yani sakin, Demir in düşünmek istemesinden Asi’ye yükleneceği anlamı çıkmamalı. Demir’in kendini çekmesi, düşünmek, üzüntüsünü yaşamak istemesi hakkı. Asi’yi suçladığı için değil, ne yapması gerektiğini düşünebilir. Onun da kafası karıştı.
Düşünün... Süheyla Teyzenize onun çocuğunu bulmasına yardımcı olacağınız için söz veriyorsunuz. Daha sonra aşkı için ölüme gidiyorsunuz bunları ihmal ediyorsunuz ama sonrasında teyzeniz çok kötü bir halde, çaresiz bir şekilde. Siz teyzenize yardım edememe acısını duyuyorsunuz. Sonrasında öğrendiklerinizle şok geçiriyorsunuz. Her şey İhsan’ın üzerinde. Demir Asi’yle konuşsa belki İhsan hakkında kötü şeyler söyleyecek ve Asi yine babasına laf söyletmeyecek (öyle de yapması lazım). Ayrıca her şeyi tam olarak bilmiyor. Görüşmesi gerekenler var Ökkeş Efendiyle, teyzesiye ve İhsan Bey ile konuşması lazım.
pas.si.on79 / 12 Şubat 2008
funda / 9.08.2009
 
 
Ben de çiftimize daha çok da Demir'e güveniyorum. Asi belki Demir'deki durgunluk ve soğukluğu yanlış yorumlayabilir haklı olarak ama Demir'in İhsan Bey'in veya Kozcuoğlularının günahının bedeli bir daha, asla Asi'ye ödetmeyeceğinden adım gibi eminim. Başkası olursa büyük bir mantık hatası olur. Gitsin o senaristler aptallara senaryo yazsınlar. Bedel ödetmek derken yanlış anlaşılmasın düşmanca tavırlardan bahsediyorum. Yoksa geçici bir süre Asi’den uzak kalabilir. Bu Asi'yi sevmediğinden veya ona kızgınlığından değil.
Demir'in Asi'ye hissettiklerinin o kadar sığ olduğunu hiç zannetmiyorum. Eğer teyzesinin olayında ortada bir suçlu belirmişse ve o İhsan Bey gibi görünürse ilk başta Demir'in Asi’den uzak durmak istemesi gayet normal. Bu durum ister istemez gergin ortam yaratabilir ve ilişkileri yara alabilir. En azından olayların tam suçlusunu bulana kadar Demir’den Asi’ye yakınlık beklemiyorum.
'Ben Asi'nin saçının teline zarar gelmesini istemem'.
Unutmayın ki Demir bunları Asi'yle daha bir şeyler başlamadan söylemişti.
Demir Asi'den uzak duracaksa bile bunu Asi'yi kırmamak ve ilişkilerine zarar vermemek adına yapacaktır.
bimkolik / 12 Şubat 2008
Ban / 01.01.2012
 
 
"Amor vincit omnia" Şöyle çevirebiliriz... Aşk her güçlüğü yener. Shakespear’in ünlü eseri Romeo ve Juliet’de de geçer. Evet, “Aşk her güçlüğü yener” ... “İki gönül bir olunca samanlık seyran olur” gibi yani... Eh Demir ve Asi de samanlık sıkıntısı çekmiyorlar o kesin.
Ben onca aşamadan geçip sonunda Asi’ye sevdalandığını kendisi de kabul eden (ki en zoru buydu) Demir’in bu noktadan sonra tekrar eskiye döneceğine inanmıyorum. Sadece olanları anlamak, sindirmek, gerçekliklerinin peşine düşmek ve verdiği sözü tutmak için bir süre uzak durabilir Asi’den o kadar. Ama bunu ona açıklar mı onu bilemiyorum
Anda / 12 Şubat 2008
 
Süheyla’nın İhsan’la konuşması hoşuma gitti. Hatta böyle olması gerçekten de çok iyi olmuş. Eğer konuşup da gerçekleri öğrenmeselerdi işler çok karışacak gibi görünüyordu. Artık Süheyla Demir’den bir şey saklamayacağına göre bu sorun kısa sürede çözülür.
wonderful / 12 Şubat 2008
 
Süheyla ve İhsan'a hala şaşkınlıkla bakıyorum. Süheyla duyduklarından sonra nasıl bu kadar sakin durup İhsan ile konuşuyor. Tamam, olayı tüm gerçekliği ile öğrenmek için olabilir bu konuşma ama bu kadar sakinlik... Peki ya İhsan'a ne demeli. İhsan Cemal'in o sözlerinden sonra farklı şeyler söyledi de gerilen ortamı mı yatıştırdı acaba?
sude9 / 12 Şubat 2008
Ban / 24.05.2012
 
 
Zaten İhsan-Süheyla ilişkisi her bölüm daha da ilginç bir hal alıyor. İkisinin geçmişinin aydınlanmasını merakla beklemekteyim.
Bu bölümde Demir bizi hayal kırıklığına uğratırsa ona tavsiyem Süheyla teyzesini örnek alması olacak. Süheyla Kozcuoğlularına en çok kin duyduğu zamanlarda bile İhsan'a karşı bu kini, öfkeyi gösteremiyordu. İhsan'ı, onun ve abasının başına gelenlerin sorumlusu olmasa bile, en azından belki engel olabilecek bir konumdayken pasif kalmasıyla suçlayabilecekken, İhsan'la kızgın konuşamıyor bile. Kozcuoğlu oldukları için, kaybettiği aşkını ona hatırlattıkları için hiç bir suçu olmayan Defne, Asi, Gonca ve Ceylan'a kötü davranırken aynı şeyi İhsan'a yapamıyor. Demir de bu konuda teyzesini örnek alacaktır diye umuyorum. İhsan'a çok kızsa, geçmişin hesabını ondan sormak istese bile tamamen suçsuz olan Asi'yi kininden öfkesinden ayırmayı bilecektir. Eğer bilemezse ona acilen teyzesinden ders almasını salık veririz.
Dawntime / 12 Şubat 2008
 
Geçmişte büyük bir aşk var, kavuşamama bu durumu daha da kuvvetlendirmiş. Üstelik kalplerinde ki yerleri başkaları alamamış. Bunlar söylendi. Demir kesinlikle teyzesini örnek almalı... fragmanda hala soğuk ve mesafeli olduğu görülüyor. Bu halin böyle süreceğini düşünüyorum geçen bölümün finalinden beri.
sude9 / 12 Şubat 2008
funda / 2008
 
 
Aslında Demir de değişti, Asi’ye karşı çok değişti. Tabi olaylar karşısında yine eski Demir oluyor birden bire ve ben Demir sinirlendiğinde korkuyorum.
Bu kadar büyük bir aşk yaşayan insanların değişmesi aslında normal değil midir?
Yani Asi’nin sevdiği adamın yanına gidip de Demir neyin var diye sorması aslında çok daha mantıklı.
Çünkü insan sevdiğinin neden üzgün ya da sinirli olduğunu anlamaya çalışmaz mı?
Bunu sorması ya da sevdiği ile ilgilenmesi Asi’nin daha gurursuz olduğunu göstermez ki.
Ben aslında Asi’nin Demir’e bunları sormasını ve onun yanında olup ona yardım etmesini istiyorum. Çünkü bu durum aslında her ikisini de ilgilendiriyor. Neden Demir tek başına kendi içinde böyle bir problemle uğraşsın ki.
Sevdiğinin derdini anlamaya çalışmazsan ona yardım etmez ve sorunları paylaşmazsan ne anlamı kalır ki sevdanın.
Yani şöylemi düşünmek lazım; bak o bana hiç bakmıyor, sen misin bana bakmayan, iyi ben de sana bakmam, ilgilenmem… böyle mi demeli?
MİHRİMAH / 12 Şubat 2008
Ban / 28.05.2012
 
 
Fragmanı izlemeden önce altını Asi'nin buluyor olmasını burada okuduğumda çok ciddiye almamıştım hatta Neriman'ın ne kadar şaşıracağını düşünüp eğlenmiştim ama şimdi üzüldüm. O altın Süheyla'nındı ve büyük ihtimalle de zamanında kazana İhsan atmıştı. Şimdi aynı şey Demir'le Asi'ye oldu... O altın uğursuz geldi bana. Bir de ikinci bölümdeydi sanırım, hani Defne ve Kerim Shakespeare hakkındaki engin bilgilerinin paylaşarak yıldızları izlerken Romeo ve Juliet’ten bir parça okuyorlardı, sonra Defne "onların aşkı düşmanlıklar ve yanlış anlamalar yüzünden hiç yaşanamadı" deyince, Kerim "önemli olan denemiş olmaları" diyordu... ben bunun hep Demir ve Asi'ye ithaf edilmiş bir sahne olduğunu düşünmüşümdür, şimdi bir de altın Asi'ye çıkınca… iyice üzüldüm… elimde değil.
oyuncak bulutu / 12 Şubat 2008
 
Bu altına kötü anlam yükleyen ikinci yorum oldu. Bir de şöyle düşünsek... uzun uzun yıllar bu adet yerine getirilmiş... demek ki, genel olarak çok olumlu sonuçlar yaşanmış ki, yapılmaya devam etmiş. Hepsi Süheyla gibi mutsuz olsaydı, o adet de bunca yıl devam etmezdi.
Ayrıca, Shakespeare, mutlu sonla biten eser nasıl olur bilemediği için, genelde sonları hep mutsuzluk olmuştur, O'nun kahramanlarının... bizim senaristler, mutlu sonu biliyor....
qsawe / 12 Şubat 2008
Abeer / 2011
 
 
Altın aşkı ve umudu temsil ediyor. Demir ne demişti kazana atarken "elleriniz köpük köpük umut dolsun" tam zamanı Asi’nin umuda ihtiyacı var.
Demir Bey daha o zaman Asi'yi kıskanarak "Sana hiç çıktı mı? " diye sormuştu.
Fragmandaki tek iyi şey Süheyla ve İhsan'ın konuşmaları. Demek ki paylaşıyorlar. Bu durumu kesinlikle çözecekler.
Ama sırf bu sorun yüzünden Demir Asi'yi kırarsa Asi onu asla affetmez.
Demir'in sevdiği iki kadın arasında dengeleri oturtması lazım. Asi'nin peşinde teyzesini unuttu. Şimdide teyzesinin peşinde Asi'yi ihmal ediyor. Aklı bir şekilde başına gelecek ama nasıl?
tarcin / 12 Şubat 2008
 
Daha evvel o altın görevini yerine getirememiş. Ona bağlanan umutlar gerçekleşememiş. Üstelik altını kazana atanla altını bulan arasında bir sevda söz konusuyken o altın onların aşkının galibiyetinin simgesi olamamış. Tam tersi yarım kalan umutların simgesi olmuş. Şimdi altın tekrar kazana atıldı. Yıllar sonra yine altını kazana atanla, altını bulan birbirine aşık iki genç oldu. O altının yerine getiremediği, yarım kalan bir görevi var. Altın o zaman yerine getiremediği görevini şimdi yerine getirecek. Üzerindeki uğursuzluğu Asi ve Demir'in güçlü aşkıyla atacak.
Drawtime / 12 Şubat 2008
funda
 
 
İster misiniz Asi sabredip, sabredip de, anlamaya çalışıp karşılığında olumlu bir davranış göremeyince alsın o altını avucuna fragmanda görüldüğü gibi gitsin Demir'in yanına ve desin: ‘Seni de, kazana attığın bu umut yüklediğin altınını da istemiyorum... sana inanan, güvenen başka aşklara sakla’ diye... Onu Demir'e geri vermeye gidiyor olmasın? Aman yok… kabussss…
Elaaya / 12 Şubat 2008
 
Demir’in Asi’ye geçmişin yükünü yüklüyor denmiş... şöyle bir şey var; sadece Asi’ye yüklemiyor ama eğer birisini seviyorsan onunda senin yanında olmasını, sana yardım etmesini istersin. Bu kötü günleri birlikte atlatmak istersin. Ben hep, Demir Asi’ye öfkeli baktığında ya da "mesafeli" davrandığında, "bana yardım et, Asi!" der gibi algıladım. Bir de Demir’in yaşadıklarını unutuyoruz, düşmanın saydığın ailenin kızına aşık olmuş bir adam o, intikam almak için gelmiş ama bunu başaramamış.
Hem ben her şeyin güzel olacağına inanıyorum. Demir önce kendi kendine yüzleşen birisi...
ama faturayı Asi’ye kesmez...
nicksiz / 12 Şubat 2008
 
Kimi arkadaşlar İhsan ve Süheyla'nın birlikte görünmesinden rahatsız. Ben değilim şahsen. İhsan'ın Neriman'ı sevdiğinden kuşkum yok ama Süheyla'ya hissettiği farklı. Biraz pişmanlık, biraz yaşanmamışlık, biraz utanç, biraz olanlardan sorumlu hissetme var bu yaklaşımda.
tarcin / 12 Şubat 2008