
![]()
dream / 20.04.2009
![]() (devamı aşağıda) |

![]()
funda / 18.06.2009
![]() Öpüşme sonrası da çok güzel sahneler içeriyordu. İkisinin de gidememesi, birbirine kilitlenmesi, Demir’in Asi’nin yanağında ve saçında dolanan elleri... Özellikle Asi’nin saçından bir tutam alıp parmaklarıyla o saçın ucuna kadar gitmesi... Asi’nin daha fazla dayanamayıp mahcubiyetle yere eğilen gözleri... Neriman’ın sesine rağmen biri “gitmem lazım”, diğeri sevdiği kızın iyiliği için “git” derken bir türlü ayrılamayış... Evet, gerçekten güzel sahneler izledik. Fakat ben de bu sahneyle ilgili bundan bahseden arkadaşlara katılıyorum. Bu sahnenin katili maalesef Defne ve Kerim oldu. (devamı aşağıda) |

![]()
usayken / 2010
![]() Öpüşme sonrasında ikisinin de tepkisi, diğerine yaklaşımı beklediğim gibiydi. Hatta Asi’nin biraz daha uzak olmasını, kaçmasını bekliyordum ama Asi kaçmadı, kaçamadı. Bu öpüşmenin getirdiği yakınlıktı. Demir’de çevresindeki herkesi -hatta bu herkesten biri Asi’nin babasıyken- yok sayan cüretkar bakışları, Asi'nin elini okşamak gibi ufak dokunuşları, daha evvel aralarına set ören Asi’nin atı gibi konulara el atması ile gece olanların onu Asi’ye bir adım daha yakınlaştırdığını gösterdi. Daha doğrusu Asi’nin öpüşme sonrası tepkilerini gördü ve zaten hep atmak istediği adımı atma fırsatını kaçırmadı. Fakat bundan fazlası beklenemezdi. Önceki gece kavga edilmiş, aniden hiç hesapta yokken birbirlerine o kadar yaklaşmışlar. Bu iki insan inatçı ve gururlular, yıkılması zor duvarlara sahipler. Böyle bir olaydan sonra ikisi de bir adım geri çekilip birbirlerine bakacaklar ve tekrar o geceki kadar yakınlaşmak için bu sefer adımlarını temkinli atacaklar. Tıpkı iki kale gibi... Duvarları sağlam ve yüksek iki kale karşılıklı birbirlerini top yağmuruna tutup durdular. Aslında birleşince yenilmez olacaklarını ilerde görecekler ama ikisi de 14. bölümde kendi sınırlarını koruma aşamasındaydı. En sonunda birbirlerine öyle bir bomba attılar ki ikisi de duruverdi. O bombayla yıkılan duvarlarda her ikisi de birbirinin içini gördü. 15. bölüm başında hemen birleşivermeleri beklenemezdi. Önce birbirlerinin içindekileri daha da görmeye ve emin olmaya çalışarak temkinli bir şekilde köprülerini uzatmaya başladılar birbirlerine. Ama aralarına maalesef Cemal Ağa girdi. (devamı aşağıda) |

![]()
CAPTAN(Ö) / 12.05.2009
![]() (devamı aşağıda) |

![]()
funda / 11.08.2009
![]() (devamı aşağıda) |

![]()
denizbasak / 16.06.2009
![]() İlk mesajım olduğu için eleştiri yapmak istemiyorum ama kılık kıyafetler, mantık hataları, kurgu hataları, sahne devamlılığını mahveden hatalar ( Kerim’in aniden kısalan saçları ) benim de dikkatimi çekiyor. Çünkü dikkat çekmeyecek gibi değil bu hatalar. Böyle bir diziye bunlar yakışmıyor. Ayrıca bir sorun da bence replikler, özellikle de Asi ve Demir replikleri... Repliklere daha özen gösterilirse, ayrıca yapılan konuşmalarda konu geçişleri daha doğal yapılırsa veya bir şey anlatılmak isteniyorsa bunu bir bölümde izleyiciyi bombardımana tutar gibi değil de yayarak ve doğal bir şekilde yaparlarsa Asi izlenmesi çok daha güzel bir dizi olacaktır. Ve tekrar ediyorum lütfen Asi-Demir repliklerine özen... (devamı aşağıda) |

![]()
DNZLB / 12.08.2009
![]() Dawntime / 10 Şubat 2008 |

![]()
funda
![]() Yazacağım deyip atladığım konuydu iç sesler. Bu bölümde tek eksikliğini hissettiğim şeydi mesela öpüşme sonrası hem Asi'nin hem de Demir'in yatağında olanları düşündüğü bir sahne. Hoş Asi Defne'ye 'Işığı kapatalım mı artık?' dediğinde, daha fazla bir şey dinlemek istemediğini, biraz evvel yaşadıklarını düşünmek istediğini anlatmak istedi bize sanki. Keşke orada Asi'nin Demir'i düşündüğünü görebilseydik. Veya Demir'i odasında Asi'yi düşünürken görebilseydik. Ama arabadaki şoka girmiş Demir sahnesinin atlanmamış olması güzeldi. Neyse bu aşk beni hala büyülemeye devam ediyor, böyle giderse de büyülemeye devam edecek. Allah nazardan saklasın, daha doğrusu senarist gazabından demek daha doğru galiba. bimkolik / 10 Şubat 2008 |

![]()
irinalove / 11.11.2011
![]() Asi’yeDemir / 10 Şubat 2008 ![]() Ama bence, aralarındaki aşkı ve daha da çok sevgiyi anlatan, öpüşme sonrasındaki duruşlarıydı. Yani yüzü okşama, saçlara minicik dokunuşlar bence daha anlamlıydı. Sarılmama, nefessiz bırakmama, zorlamama... Öpüşme tatminsizdir çünkü, daha fazlasını ister, sarıp sarmalamak ister... Bunun yerine incinmesinden, ürkmesinden korkarak yapılan minik dokunuşlar... Pamuklara sarıp sarmalama gibi... Bana öyle geldi işte... Çok şey söylendi bu konuda, tekrar olmasın ama ben çok beğenenlerdenim. At sahnesindeki ele dokunuşlar bile çok özenli, dikkatli, bence de çok hoştu... Bazı şeylerin konuşulması büyüyü bozar arkadaşlar... Konuşulmaması daha anlamlıdır. ZEMFIRA / 10 Şubat 2008 |

![]()
kmnç2 / 23.02.2008
![]() Küçük dokunuşlar, romantizmi ispatlar... abartılı hareketler genelde gösteriş için yapılır... Özel günlerde alınan çok pahalı hediyeler mi? Herhangi bir gün alınan, pahalı olmayan hediye mi, düşünüldüğünüzü ispatlar? qsawe / 10 Şubat 2008 |

![]()
funda / 20.04.2009
![]() Benim açımdan Asi-Demir sahneleri tam istediğim gibiydi. Benim yazdıklarımı daha önce hatırlayanlar hep bu tür kelimelerle bir şeyleri itiraf etmeden, mini dokunuşlar, kaçamak bakışlar istediğimi bilirler. Çünkü bu iki karakter kelimelerle alenen yapılan aşk itiraflarının kahramanları olamaz! Karakterlerine ters! İkisi de gururlu. Kendilerine itiraf edemezken birbirlerine nasıl itiraf edecekler. Ama yine de kendilerini alamıyorlar birbirlerinden. Asi’nin tarlada Demir’e bakışı bence Demir’in bakışından çok daha önemliydi. Çünkü ben açıkçası belki hiç bakamaz bile diyordum. o yüzden bence Asi’nin yapmış olduğu bir itiraftır benim için o bakış… yarı gülümser yarı utangaç… süperdi bence. Demir zaten kopmuş, onu uyandırabilene aşk olsun. Demem odur ki öpüşme ve sonrası, tarla, at sahneleri beni çok ama çokkkk tatmin etti. Demir öyle ufak ufak el dokundurmaya çok meraklı canım. Daha önce de Süheyla’nın ortadan daldığı sahnede saç bandını verirken de hem de aynı el ve parmakla okşaması vardı. Bence inanılmaz naif bir hareket... çok yakışıyor Demir’e. Gelelim kızdığım noktaya. Bir kere nişan sahneleri çok basitti. Ben Demir’in gerçekten Asi’yi gördüğü anda -bazı arkadaşların abarttığı kadar olmasa da- biraz daha fazla tepki vermesini isterdim. Aslına bakarsanız ilk izlediğimde Demir’in o anda Asi’yi gördüğünü bile anlamadım. Hiç iyi kurgulanmamıştı. Cemal Ağa’nın oyununa bu kadar kolay gelmesini de yadırgadım. Benim Demir’im cin akıllıdır, kanmamalıydı hemen! Ayrıca Asi gözleriyle onu ararken o Asi’yi gördüğü anda gözlerini çevirdi. Demir’in itirafı ile Asi’nin itirafı arasına bu Cemal Ağa’nın oyununun girmesinden korkuyordum. Çünkü Asi de Demir’den cesaret alıp itiraf ettiğinde Demir kızgınlığını ondan çıkarır diye korkuyordum. Ama bu Allahtan olmadı. Bu oyun daha hiç itiraf olmadan geçekleşti. Demir’in bir anlık öfkeyle sinirini Asi’den çıkaracağını zannetmiyorum. Vamos / 10 Şubat 2008 |

![]()
usayken / 2010
![]() Aslında Demir her şeyi yeri ve zamanı geldiğinde yapıyor. Birkaç arkadaş Demir’in güven verdiğinden bahsetmişti. Bana kalırsa da öyle, Demir güven veren bir karakter. Çok fazla parası olmasına rağmen neyi nerde yapması gerektiğini bilen bir karakter. Asi’de böyle olduğu için birbirlerine aşık oldular belki de. ecemsi / 10 Şubat 2008 ![]() NuMuNeE / 10 Şubat 2008 |

![]()
nur(g) / 26.08.2009
![]() Elbette Demir'in Asi'ye "akşam seni nasıl öptüm, güzel miydi?" gibi kuru sözleri değildi beklediğimiz. Birbirlerine olan hislerini dolaylı olarak ifade edebilirlerdi. Mesela Asi, Demir'in bazen Demir gibi olduğunu söyleyebilirdi. Gözlerindeki kinin asıl duygularını nasıl gizlediğini, böyle anlarda Ona ulaşmanın mümkün olmadığını söyleyebilirdi. Demir ise, içinde Kenan geçen cümlelerin kendisi deli ettiğini, Ailesi sözkonusu olduğunda Asi'yi tanıyamadığını hele söz konusu babasıysa bambaşka biri olduğunu ifade edebilirdi. Yani o tutkulu öpüşmeden sonrakilerden çok önceki duygularını konuşabilirlerdi. Birbirilerini yıpratma sebeplerini yaklaşımlarını dile getirebilirlerdi. Senaristler 50 kelimeyle yazıyorlar sanırım tüm replikleri bu sebeple birbirinden kopuk fakat hoş sahnelerle götürüyorlar diziyi... Sanki görüntü yönetmeni bana şöyle at üzerinde Asi Demir anı yazın diyor. Senaristlerde gidişata böyle bir sahne ekliyorlar. Sahne gayet hoş ama altıda içi de boş... Asi'ye yarım saat önce artık asla ata binmem dedirtip, sonrada ilk teklifte Asi'yi atın üzerine atmak kimin fikri doğrusu merak ediyorum... Bu boşluklar ne yazık ki izleyenden hoşluk değil kendisi gibi boşluk hissi uyandırıyor... Sevgili Bimkolik, Asi ve Demir aşkının Defne ve Kerem aşkı gibi olmayacağını yazmış. Katılıyorum kendisine ama Asi ve Demir'in aşkına senaristler, Defne ve Kerem aşkı kadar özen göstermiyorlar. Daha gerilimli ve gelgitli bir aşk olacak belli... Ama eksik olan bir şeyler var sanki... Gelelim hediye tarak meselesine... Bence Demir tarağı hediye edecek. Tarak Demirlerin evine ilk geldiğinde herkes merakla tarağa baktı. Tarak herkesin gözüne sokuldu. Şimdi sıra tüm ailenin o tarağı Asi'nin saçında görmesine geldi... duar / 10 Şubat 2008 |

![]()
funda / 2008
![]() Cemal Ağa’nın evdeki çeyiz paylaşımı ile ilgili bölümünde, sanki her şeyi unutmuş, torunları için İhsan’la pazarlık eden mütevazi bir aile büyüğü, gerçek bir büyük baba. Aynı Cemal Ağa hiç bir fedakarlıkdan kaçınmadan hazırlamış olduğu nişan merasiminde gitti, yerini damadına her fırsatta elinden gelen bütün kötülüğü yapmamaktan çekinmeyen bir Cemal Ağa geri geldi. Konunun bütününe bakacak olursak Cemal Ağa’nın İhsan’ın hapishanedeki günlerinde yapmış olduğu her şey çok çabuk unutuldu. Tamam, Neriman’a bir şey demiyorum diğer kızlara da bir şey demiyorum ama Defne ve Asi için aynı şeyleri söylemiyorum, daha doğrusu söyleyemiyorum. Demir yaradılış icabı daha doğrusu yazılan senaryo icabı kesinlikle içine atamıyor. 7. bölümde köprüde annesinin atlaması Asi’ye söylediğinde bunu gösterdi. Kininin neden kaynaklandığını neden böyle olduğunu ama bunca zamandır olup biten her şeyi Asi’ye fatura etmesini beklemeyin. Kesinlikle ters köşede olacağımı zannetmiyorum ki eğer öyle bir şey olursa, olup bitenleri sırf Asi İhsan’ın kızı diye ondan çıkarmaya kalkarsa, işte o zaman diziler tarihi boyunca yapılmış en büyük mantık hatası olur. Birinin diyet ödemesi lazım ki bu diyeti ödeyecek en son kişi Asi’dir. Ki bunca yaşanan her şeyi elinin tersi ile itecek birisi değildir Demir. Zaten yakışmaz kendisine de Demir’in böylesi bir davranış. Ben ilerleyen bölümlerde Demir’in kurt dede Cemal Ağa ile birçok konuda karışılacağını düşünüyorum. Cemal Ağa’nın yaptıklarının yanına kalacağını zannetmiyorum. İhsan ailesinin bu büyük ayıbını kapatmak için elinden geleni yapmış, babasının yapmış olduğu şeylerin diyetini ödemiş ki vicdan azabından da kurtulmamış. Bölümler boyunca bunu gördük. Bütün gerçekler su yüzüne çıktığında 'damat ben hata etmişim kusura bakma ' derse Cemal Ağa, işte o zaman gözümden düşer. Bundan sonra bu çocuk meselelerinin içinde artık Demir gibi birisi daha var. Olayların su yüzüne çıkması biraz daha hızlanacak gibi duruyor. Demir’in nişanda ki pişmanlığı teyzesine inanmamaktı. Bunca zamandır ölü olan bir çocuğu biliyordu Demir ama gerçeklerin daha farklı olduğunu düşündüğü için çok pişman oldu. Bence tavrı kesinlikle Asi’ye karşı değildi. Teyzesini annesi kadar çok seviyor ve teyzesine kıyamıyor Demir, onun zarar görmesini istemiyor. Olaylar Demir’in kontrolünde ilerleyecek gibi düşünüyorum. Beraber oyunun kuralını değiştirecekler. Asi ve Demir aralarındaki büyük aşkında yardımı ile sırt sırta verip bu olayların üstesinden gelecekler. Kolay olmasını bende beklemiyorum çok sıkıntılı olacak, çok sorunlar çıkacak ama üstesinden gelmesini de bilecekler. unutulmayan / 10 Şubat 2008 |

![]()
ÖZLEM / 10.09.09
![]() 16. bölümde İhsan’a olan kızgınlığından dolayı Asi’ye soğuk davranabilir mi? Bu da olasılık dahilinde ne yazık ki. Açıkçası 15. bölümün yarısından sonraki Demir yoruma çok açık. Bence Demir Asi’ye uzak davranabilir ama nedeni daha çok öğrendiklerinden sonra nasıl davranması gerektiğini bilememenin verdiği bir şey olacak. Bütün bu bilgiler ışığında "Asi’yi nereye koymalıyım? Nasıl davranmalıyım?" diye düşünecek. Evet evet... Uzak davransa bile bu sebeple olacak. Demir’e kızmak istemiyorum, bunun için de diğer sebeplerle, özellikle de kızgınlığının acısını Asi’den çıkarmak için Asi’ye soğuk davranmayacağını düşünmek istiyorum. Her ne sebeple olursa olsun Demir Asi’ye olan duygularını dizginleyebilir mi peki? İşte bu olamaz. Demir Kenan yüzünden kızgınken kızın suratına bakamıyordu. Bakamıyordu çünkü Asi’ye kızgın kalmak istiyordu. Çünkü Asi’ye her baktığında hani ikisine ait bir müzik var ya ( 7. bölümde traktör sahnesinde eller birbirine değdiğinde de çalmıştı ), işte o devreye giriyor Demir’in bünyesinde de ve Demir bu dünyadan kopup gidiyor. 14. bölümde direndi ama Asi’ye bölüm boyunca ilk doğru dürüst bakışında onun bir gülümsemesini görünce tüm kızgınlığı uçtu gitti ( Defne’yi ikna sahnesi ). İkinci bakışta da ne olduğunu gördük. Fakat Demir uzaklaşırsa Asi bu sefer dikenlerini çıkarmaya başlar ve kim bilir sular ne zaman durulur. En iyisi güzel şeyler düşünmek. Üstelik henüz o odadaki hesaplaşma da bitmedi. Bölüm sona erdiğinde herkes hala odadaydı, Demir hala kapının dışındaydı. Belki İhsan veya Ökkeş bir şey der, birinin dilinin bağı çözülüverir, biri İhsan’ı aklayacak bir şey söyler ve Demir biraz sakinleşir. Belki Demir her şeye rağmen Asi’yi olayların dışında tutar ve ona öyle masum masum “Yanıma gelsene... Neden duruyorsun orada?” bakışları atan Asi’nin yanına gider. İntikamı, öfkesi ve aşkını birbirine karıştırmamayı becerir. Zaten bunu beceremezse o bunu yapabilene kadar herkes özellikle de Asi ve kendisi çok acı çeker. Yok yok... Demir’e güveniyorum. Öfkesinin ve intikamının aşkını yakmasına izin vermeyecektir. Asi’ye zarar vermeyecektir. Birlikte yılların öfkesine, intikamına karşı koyacaklardır. Onlar elele verip birlikte hareket ettiğinde de kimse onları delip geçemez. Tersine akan Asi nehri bile... Dawntime / 10 Şubat 2008 |

![]()
nur(g) / 10.09.09
![]() cave77 / 10 Şubat 2008 ![]() Murat Yıldırım, "Gellll" kelimesini söylerken "g" harfinin üzerine baskı uygulamış... ses tonu o kelimede çok seksi... sadece "Gellll" demiş ama insanı çarpıyor... Asi'nin reddetmesi mümkün değil... aynı zamanda oradaki ses tonu Asi'yi de çok sahiplenici. brnnn / 10 Şubat 2008 |
