
![]()
funda / 02.11.2009
![]() Köprüye geldiklerinde Demir-Kerim-Kenan atışmasını fark ettiler. Asi ne yaptı? Hızlandı ve "Demir?" dedi... Neden Kenan değil? Kenan akrabası değil mi? Kavga halinde Demir'e bir şey olur korkusu mu? Kenan'ı döver de başı derde girer korkusu mu? Her ikisi de aynı kapıya çıkıyor benim için. Demir'e kıyamayan aşık kızımız, babasının yanında, tepkilerini engelleyemeden kendine mani olamadan "Demir?" diye seslendi... (Kenan, sopalık biri ya, işte o köprüde birde ben olacaktım, kızılcık sopasıyla döverdim valla. Ukala... O tavırlarının itici olduğunu fark etmemesi iyi... Herkesi yavaş yavaş kendisine düşman etmeye başlıyor) Demir'in ilgi göstermemesi (Konser sonrası da aynı tavrı sergilemiş, Asi yine hayal kırıklığını bizlere yansıtmıştı) Asi'nin laf atmasını sağladı. Tepkisiz kalmak istiyordu ama Demir de dayanamayıp hem gözlerinin içine bakarak yanıt verdi... "Hayvanların durumu nasıl? Salgın tamamen geçti mi?", şaşkın Demir, "Sorun kalmadı, teşekkürler. Arkadaşınızı bekletmeyin" ay ay ay imalıda konuşurmuş. Kıskanç ne olacak... Demir, İhsan beye para ile ilgili uyarılarını yaparken, İhsan'ın Asi-Kenan çiftiyle gitmesini bile engelleyecek kadar önem verdiğini belli etti. Başka zaman olsa, o ikisini baş başa bırakmamak için çaba harcardı sanırım... Asıl kaleyi içten fethetmeye başlayan Demir olacak... O son uyarı, İhsan'ın aklını başına getirecektir. Kerim'in "Kızınıza talibim" cümlesi ve İhsan'ın senet meselesinde "Kötü niyet aramıyorum" cümleleri, yavaş yavaş düşmanlığın durulduğunu gösteriyor. Kenan'ın, Asi'nin gözüne girmek için yaptığı saçma sapan muhabbetler, uzaktan ne hoş gözüküyormuş... sanki çok romantik konuşmalar yapılıyormuş gibi... Ceket vermesi de bardağı taşıran damla olmuş... Bunu gören Demir'in, kıskançlıktan kudurma noktasına gelmesi çok güzeldi... "O'na gülümsüyordu di mi?" Ah be oğlum, sen fena abayı yaktın. Başkasına gülümsemesi bu kadar dokunuyorsa! Asi, ise, Kenan'a, tüm ilgisizliğini belli etti... Anlayana! qsawe / 7 Ocak 2008 |

![]()
M.A818 / 30.03.2009
![]() Baba-kızın, yeni sığınak (belki de aynı yerin farklı açılardan görüntüsüdür... tek bir kaya üstü olmak zorunda mı gizli yer) ağaç etrafındaki konuşmaları, daha önce gelen tüyonun tutmaması gerektiğini söylüyor bana. İhsan yakalanacak, Asi bunu Demir'den bilecek. O ağaçta yapılan konuşma, Demir'in uyarı yaptığını Asi'nin de bilmesini sağladı... Bu kız da babası gibi manasız inat yapmazsa Demir'i suçlamaması lazım. Tek suçlayacağı nokta, senetler tefecide kalsaydı, babası alel-acele ödemek zorunda kalmayacaktı, Demir alınca hemen ödemek istemesi, yanlış kişiden borç almasını sağladı... olabilir. Keçi ya böyle düşünebilir... "Bana iyilik yaptığını sanıyor" sanmıyor, yapmak istedi... sen kabul etmedin, İnatçı gururlu İhsan. Cemal Ağa-madam muhabbetleri, dedikoducu kadınların muhabbetleri gibi, onu gördüm bunu duydum, şunu yakaladım. Madam ayaklı gazete... Cemal Ağa, onu boşuna yanında tutmamış... Muhabbetin ortasında Kenan'ın gelmesi, Cemal'in tepkisi, sevmeyenlere bir çentik daha atmamı sağladı... Demir'in, Bülent'e gelen polisleri gördüğünde, kendi kendini yemesi, üzüntünün yüzüne yansıması, yine iyi bir vücut dili örneğiydi... "İhsan bey, mağrur, bir şey söyleyemedim "Daha ne söyleyeceksin, sen elinden geleni yaptın, kızının babası, O da inatçı keçi. Defne'nin, Kerim aradığında dört dönüp telefon araması beni sinir etti. Ses her yerden mi gelir? Bari sıkıştırın bir kenara da gerçekten gözükmesin... Kerim ile Defne'nin muhabbeti, Kerim'in çırpınışlarını izleyen Demir'in gülüşü, daha rahat yaşanan aşkın güzel sahnelerindendi. Asi-İhsan muhabbetinde, Kenan hakkında yanıt duyamamıştık... Bunu Neriman-İhsan muhabbetinde öğrendik... "bana söyleyecek değil ya, sana söyler herhalde" (biz yanıtı biliyoruz üffff) Ana-babanın, gelinlik çağdaki kızları ile ilgili muhabbetleri de hoştu. Tam ana-baba muhabbeti. Cemal-Neriman, muhabbeti, Kenan'ın damat adayı olma ihtimalinin konuşulması, Cemal'in, başta onaylar gibi konuşuyor sanılması, sonrasında fark ettiği tuhaflıkları sayması. Ben seviyorum Cemal Ağayı. Çok başka bir renk. Melek-Aslan sahneleri, tam Melek’in anlattığı gibi, önce ürkütücüydü ama sonrasında Aslan'ın bakışları çok değişti... Kimileri istememiş Melek-Aslan aşkını... Anlamadım neden? Süheyla'nın oğlu ise, aşk olmasın ama koruyucu abi olsun... Süheyla'nın oğlu değilse aşk da olsun... Sevgiye aç biri Aslan. Melek de içindeki sevgiyi dışarıya o kadar güzel yansıtıyor ki... Aslan'da payına düşeni alabilir. qsawe / 7 Ocak 2008 |

![]()
BEGUM / 20.04.2009
![]() Kerim'in, Asi'ye seslenmesi, annesiyle Kenan hakkında bilgi vermesi iyiydi.( Demir'in yüzük aramasını daha iyi anlamış oldu Asi) Asi'nin, Demir ile baş başa kalmak için mi, yoksa Defne'nin beklememesi için mi, Kerim'i içeri yolladığını anlayamadım. A şıkkını tercih ederim. Kapı önündeki ısrarlı daveti, Demir'in Katır inadı, konuşmaması Asi'nın saçlarıyla, cezalandırmasını sağladı. Aferin kızım… dayak illa yara bereyle olmaz... saçla atılan dayak, daha derinlerde iz bırakır. "Demir ne oldu söylesene? İçinden konuşmak istiyorsan öyle yap" Bu kız sana daha ne desin Demir... Konuşsana, derdini söylesene. ( yok, yok hemen söyleme sizi böyle izlemek çok güzel) Kerim-Defne çiftinin, anneden kaçması çok güzeldi... evlilik teklifi ise çok romantikti... Kerim'in ürkek, utangaç ve korkan hali, Defne'nin mahcup bakışları, yüzüğün aldığı hal, babaya duyulan saygı, hepsi çok güzeldi... Genç bir kızın olması gerektiği kadar doğal. Defne'nin, bekletildiği için astığı surat, alevli tabak gelince bir anda nasılda değişti. Ertesi sabah, Kerim'in gülen yüzü, Demir'in meraklı bakışı, yine Kerim'in, Kenan hakkında soruları " Kenan, yüzüğü aldı mı almadı mı? Bu zevzek yüzüğü Asi'ye almasın?" Bu muhabbet Melek'in önünde yapılıyor. Aslında, Demir-Asi aşkı, ulu orta çok konuşuluyor... sadece adı konmuyor... herkes Demir-Asi ilgisini fark etmiş durumda. Defne'nin babasına açıklaması, İhsan'ın müstakbel damat hakkında, sözüm ona kızgın yaptığı iltifatlar, baba-kız ilişkisinin güzel anlarındandı. "Bana damat olmak o kadar kolay değil"... Kerim neyse de, Demir çok çekecek çokkkkk... Süheyla'nın Kerim'e tepkisi, Demir'in "Sevgiye saygı duymamız lazım" lafı, balyoz etkisinde olmalı ama, Süheyla'ya balyoz işlemiyor... "Sen unutmayı seçtin, ben unutmamayı... Ablamı oğlumu unutamam" haksız da değil... Bu kadar büyük bir öfke hemen atılabilir mi kalpten... çok zor... Neriman'ın düğün planlarına başlaması, masa örtüsünü dert edinmesi, yine beni çıldırttı... Hele Asi'nin yanında ettiği çifte düğün lafı... densiz... qsawe / 7 Ocak 2008 |

![]()
nur(g) / 09.05.2011
![]() Eldiven sahnesi defalarca kez yazıldı... ben tekrar yazmayayım... yok yok şu kadarını yazayım... "Eldiveninin içinde, elinden başka bir şey mi var?" ve "Görmeseydim olmazdı" Ah be çocuk, bu kıskançlık seni yer bitirir. Yüzük aradığını anlamış mıdır demişti bir arkadaş... Kerim ile yaptığı kuyumcu muhabbeti nedeniyle kesin anladı... Asi , zeki ama keçi inadı olan bir kız... Süheyla-madam arasında yenen yemek, Cemal Ağa’nın takibi, İhsan-Süheyla konuşmaları ile ilgili birkaç kez yazdığım için tekrar yorum yapmayacağım... geçmişin hesaplaşması bana yanlış gelmiyor... ama bir ilişki başlarsa... hata... büyük hata derim. Ve bu konuyu kapatırım. Yok kapatmam... bir cümle daha... Cemal Ağa'da o yaşta, maşallah ne sağlam kulak var... fısır fısır konuşulanları nasıl da net duydu... kapı önünden geçen tanıdık "Cemal Ağa" diye bağırdı, içeridekiler duymadı... pesssssss Kerim'in, giyinen Demir'e " Müjdeme ne veriyorsun?" sorusu, "Söyle düşünürüz" yanıtı, bu bölümde sıkça denk geldiğimiz Asi-Demir ilişkisinin bilinmesi sahnelerinden biriydi... Cemal-Kenan muhabbeti, Kenan'ın evlenme teklif edeceğini söylemesi, Cemal'in yumuşakça terslemesi, Kenan'ın aba altından sopa göstermesi, Cemal'in kül yutmaması... çok keyiflendim... " Öteki meseleye gelince, iki genç birbirini isterse, benim için hava hoş. Sen Asi'nin gönlüne girmeye bak" ... tabi sana orada yer kalmışsa... Yemek salonuna girişteki, ukala tavrı, masadaki, buluşmayı engelleyen kişiye laf çarpması, Kenan'ın doğal antipatikliğine, yeni eksiler ekledi... (Kenan'ı kutluyorum... ) Cemal, Damat Kerim'i sevdi... Süheyla'nın masasına geçip, davet bile beklemeden oturması, önce Süheyla'ya, duyduklarını çıtlatması, Enerji işi için, zarf atması, peşinden Demir'i, açıkça uyarması. Ya bu adam harika... kurt görünümlü kuzu... cümlesini aynen yazıyorum... "İhsan'ın başına talih kuşu kondu. Kenan mı ne karın ağrısıysa, torunuma resmen talip. Asi ile evlenirse hiç şaşmam. İhsan belalardan kurtulmak için, onun parasına tamah edebilir. Aklın yolu bir... aklın yolu bir." İnsan akrabasının adını bilmez mi... "Kenan mı ne karın ağrısıysa"... hakikaten karın ağrısı... hem Asi'nin, Hem İhsan'ın, hem Cemal'in karnını ağrıtıyor... Demir ülser olmak üzere. qsawe / 7 Ocak 2008 |

![]()
vamuscu / 07.09.2011
![]() "O Kenan denen adama ne yanıt verdin?" ( Bu adamın adında sorun var herkes unutuyor) "Ne demek istiyorsun? Bundan sana ne? Üstelik bana sorulmuş bir şey de yok" "Peki, sorarsa ne cevap vereceksin? (Burada yanıt bekleseydi de bizi de işkenceden kurtarsaydı ya) kendini feda mı edeceksin?" " Benimle ilgili en ufak bir fikrin bile yok. Bütün bunları nereden çıkartıyorsun?" Bunun akabinde yavaşça elini tutuşu, baba-kızın eldiven muhabbetini getirdi hemen aklıma. "O ellerin kıymetini anlamayanla işimiz yok" demişti kızının yara bere içindeki elleri için. Sonrası gerçekten, müthiş bir sahneydi. Bir bölüm boyunca o sahneye çok güzel hazırlanmışız. İliklerimizde hissettik, kıskançlığı, ümidi, korkuyu... "Nasıl dans ettiğinizi gördüm" (iki yabancı da o kadar dans ederdi... kıskançlıktan gözü kör olmuş Demir'in... farklı yorumluyor) "Nasıl dans etmişiz" "Böyle mi tuttu belinden?" ( ne mümkün! Görmedin mi kız işkence çekiyordu o dans esnasında... Demir farkında, ama Asi'nin de, farkı fark etmesini istiyor) "Demir yapma" (ne yapıyor ki... bir adım geri atsan, elinden kurtulursun... insanın ağzı ile vücudu bu kadar mı farklı konuşur) "Bırak beni" ( üstteki açıklamanın aynısı ) : "Sen hala o gururlu kız mısın, yoksa kolay yolu mu seçeceksin" (Bu cümleden sonra kolay yol yok...) Demir'in, koluna dokunarak içeri girmesi ilginçti. Karar senin Asi. Bundan sonrası sana kalmış der gibi... ( bırak gideyim diyen Asi, o balkonda çakılı kaldı) Kozcuoğlu ailesi, merkeze sanırım, Minibüsle gidip geliyor. O kadar mesafe yürünemez... Yürünse de arabayla aynı anda gelinemez... Kapı önündeki sahneyi bekliyorduk zaten... Demir'in Asi'yi kollaması yine beklediğimiz bir sahneydi. "Baba" nidaları 2 kıza ait... biri Asi... diğeri hangisi anlayamadım. Neriman'da doğal olarak "İhsan" çığlıkları atmakta. İhbarı, iki kişi yapabilirmiş gibi sahneler hazırlanmıştı... Biri Bülent-İhsan konuşmasında, "doğru adrese yönlendirdim" cümlesi, diğeri de yemekte Cemal Ağa'nın, yemekteki muhabbeti... 3. şık yok mu? Olabilir ama kimdir bilemiyorum... fakat bu iki muhabbet fazlaca gözümüze sokuldu... Tırnaklarla ilgilenmiş bir arkadaş vardı. Sayesinde her sahnede tırnaklarına baktım Asi'nin... Kısa ama bakımlı tırnaklar. keşke kaşları da kısa ve bakımlı olsa.... baya bir zamandır cımbız ele alınmamış. Kıyafetler inşallah kısa sürede, tarla-ev-gezme kıyafetleri olarak ayrılır. Her yere aynı şeylerle gidilmez. Şallar aynı değil bu arada onu da açıklayayım... En baştaki koyu yeşil... sonra bordomsu... sonra açık yeşil... en son yemekte yine koyu yeşil ama örgüsü farklı. Yani kokmuyordur. qsawe / 7 Ocak 2008 |

![]()
usayken - MBC
![]() bimkoluk / 7 Ocak 2008 ![]() sevda123 / 7 Ocak 2008 ![]() Sürekli Asi’nin Demir’e bir şey mi oldu deyip durmasına sinir oldum. Kız bölüm boyunca Demir’in peşinden koştu durdu. Evet, Demir kıskanmış olabilir ama hiç hissettirmedi. Sadece tarla sahnelerinde olabilir. Tamam, pat diye bir şey beklemiyorum ama bence Demir bu bölüm çok soğuktu. Bakışları bile değişmişti sanki. Halbuki Demir ne güzel bakardı keçisine. Ayrıca dans sahnesini beklediğimi vermedi açıkçası. eleren / 7 Ocak 2008 ![]() Şu çok merakla beklenen balkondaki dans sahnesi yok yalnız değilmişim beni hiç etkilemedi. Demir'in bakışlarını çözemedim bana donuk geldi ve o sahneden belki çok beklentim vardı ama hayal kırıklığına uğradım maalesef Şu Cemal Ağa yahu kötü insan sevilir mi? Bence bazen evet diyeceğim sen masaya otur iki tarafı da iğnele, öyle laflar söyle ki yemekleri boğazında kalsın iyi mi? deren1970 / 7 Ocak 2008 |

![]()
gülendam83 / 17.01.2008
![]() bimkolik / 7 Ocak 2008 ![]() honeymoon – 7 Ocak 2008 ![]() Demir, tüm sevgisini haykırdı, ama gözleriyle... Asi anladı mı? Evet... Ne yaptı? Söze dökülmesini bekledi... söze dökülseydi ne yapacaktı? Naz... Bu nazın kökeni ne? Korku... Asi, kendisinden korkuyor... daha önce yaşamadıklarını yaşıyor... hem de düşman olduğunu sandığı kişiden... ama artık kabullenecek... Demir, düşmanı değil sevdiği adam... Asi, Demir'in nefretini yönlendireceği kişi değil, sevdiği kadın... bir gün ikisi de her şeyi anlayacaklar... Ah o balyoz etkisini kim bilir nasıl yansıtacaklar bize... qsawe / 7 Ocak 2008 ![]() Mesela ben o dans sahnesinde Demir'in Asi'ye sarılmasından daha çok etkilendim o gidişinden. Ben Asi olsam Demir'i bu kadar çabuk çözmek istemezdim. Ne kadar karışık o kadar zevkli. bimkolik / 7 Ocak 2008 |

![]()
funda
![]() DEMİR: Gördün mü sende KERİM: Asi'yi. Evet. O uyuz da yanında DEMİR: Ona gülümsüyordu değil mi? KERİM: Maalesef diyaloğu çok hoştu. Kıskançlık kesinlikle yakışıyor.. Demir'in Asi'yi arayıp aramama arasında bocalaması da güzeldi. Melek te farkında olmadan Demir'e bu konuda yardımcı olmuş oldu, Asi'yi aramaya bahane eline geçer geçmez o fırsatı değerlendirdi. Asi ve Demir’in telefonu kapatmayacaklarını düşündüm bir ara. Kerim'e yüzük almak için yardımcı olmaya gelen Demir'in Neriman ve Kenan'ı kuyumcuda görmesi Kerim'e yardımcı olmak için geldiğini unutturdu, zavallı Kerim heyecandan ne yapacağını bilemiyor üstelik Neriman'a yakalanmış eli ayağına dolanmış Demir den yardım istiyor Demir ise boyut değiştirmiş. Nasıl değiştirmesin ciddi niyetli adam ciddi ciddi yüzük işine girişmiş üstelik kızın annesini de yanına alarak. Bunlara şahit olmuşken Asi ile karşılaşması da süper oldu. Kerim den annesi ile Kenan'ın kuyumcuda olduğunu öğrenen Asi'nin yüzü nasılda değişti. sude9 / 7 Ocak 2008 |

![]()
funda / 02.11.2009
![]() Kerim de az değil. Defne ye evlilik teklifi ettiği geceden sonra merak ettiği şey Asi'nin Kenan'ın aldığı yüzüğü takıp takmaması oluyor Demir'in de yüreğine indirdi indirecek. Melek Asi'yi aramak için dönüp dönüp duran Demir'e fırsat yaratmıştı şimdi de yüzüğü takıp takmadığını öğrenmek için güzel bir fırsat yarattı. Bir bilse abisine ne kadar yardımcı olduğu Bu ikilinin bu sahnesine bayıldım. Demir’in yüzük var mı yok mu diye öğrenme metotları süper. Asi de Demir'in ne konuştuğundan bihaber, anlamak için soru sorup duruyor ama cevabını alamadan yeni sorularla karşılaşıyor. Kendisine karşı birden bire tavır takınan Demir elindeki eldivenin nedenini sormaya çalışıyor, bu tutarsızlığa rağmen her ne kadar anlamasa da Asi yine de iyi idare ediyor. Sen niye ısrar ediyorsun, başka derdin yok mu senin ya derken çok sevimliydi Asi. Demir’in azmine hayrandım, eldiveni çıkartma konusunda ki azmine de bir o kadar hayran kaldım. Asi de bir direniyor iki direniyor üçüncüde yelkenleri suya indiriyor, hep böyle oldu bundan sonra da böyle olacak anlaşılan yüzük olmadığı gören Demir'in hem kaba davrandığı için özür dilemesi hem de ama görmesem olmazdı deyip Asi'ye rahatlamış ve sevinmiş bakışlar atması güzeldi. sude9 / 7 Ocak 2008 |

![]()
xxdxx / 24.08.2009
![]() Asi'nin Demir'i merak etmesi sorunu olup olmadığını sorması güzel. Demir de, Asi’nin kendisi ile ilgili olduğunun farkında. Fark etmemesi mümkün değil. Kaç seferdir sorun mu var bir şey mi oldu diye sorup duruyor kız..Demir de kıskançlığını Kenan konusunda ki rahatsızlığını açık açık ifade etmeye başladı..Asi'nin elini tutması ve nasıl dans ettiğinizi gördüm diye Asi'nin yanına sokulması da en net halinin başlangıcı oldu. Asi de az değil hani nasıl dans ediyormuşuz diye soruyor e o sorunca haliyle de Demir başlıyor uygulamaya, hep sorularına soru ile yanıt vermişti. Şimdi bu durumdan sıkılıp cevap vermeye başladı. Demir'in böylemi tuttu belinden böylemi baktı gözlerine sözleri aşk itirafıydı, seni seviyoruma gerek kalmadı. Daha etkileyici bir biçimde ifade etti zira. Asi bırak deyip duruyor ama ortada zorla tutulma, alıkoyma gibi bir durum söz konusu değil. Kendisi bırakamadığından, Demir’e karşı koyamadığından Demir den rica ediyor. Demir'in kendisini geri çekip sen hala gururlu kız mısın yoksa kolay yolumu seçeceksin diye sorması, Asi'yi bırakıp gitmesi ve Asi'nin orada soluksuz kalması güzel sahneydi. En azından sahneyi bölen balıkçı ya da başka biri değil. Bu hali çok daha güzel oldu. Kavuşmaları için henüz erken, bir müddet daha böyle gitmeliler. İhsan'ın tutuklandığı sırada Demir'in Asi'nin yanına gitmesi, Asi'yi tutup yanında olması, destek oluşu güzeldi. İhsan’ın gördüğü bu manzara geleceğin görüntüsüydü... sude9 / 7 Ocak 2008 |

![]()
usayken - MBC
![]() Bence bundan sonra üzeceğim ama bilin ki bu sizin kötülüğünüz için değil demek istedi. İhsan’ı ihbar ederek üzecek ama aslında bu İhsan’a bir gözdağı olacak. Sen kızımı ve torunlarımı üzersen bende seni üzerim. İhsan bende hayal kırıklığı yaşattı. Geçmişte belki de halen Süheyla’ya aşık olan teninin rengini, bülbül sesini dahi unutmayan bir adam neden aşkının başına gelenleri araştırmamış, sorgulamamış, onun elinden tutmamış? Pabucumun hukukçusu İhsan… bu mu senin adalet anlayışın? Bu mesajımla Süheyla&İhsan birlikteliğini onayladığım düşünülmesin şiddetle karşıyım. GULBEYAZ76 / 7 Ocak 2008 ![]() unutulmayan / 7 Ocak 2008 ![]() Bana göre Asi gururu Demir nefreti İhsan da önyargıyı temsil ediyor. Bu bölüm benim için bu ögeler karakterler arasında yer değişmiş gibiydi. Benim görmek istediğim ne olursa olsun Asi karakterinin ilk bölümlerdeki karakteristik özelliği ile aynı kalması. Aşık olsa da bu durum değişmemeli ki zaten Demir’in Asi’ye olan ilgilisi de bu yüzdendi. Ama bu bölüm karakteri erezyona uğramış bir Asi izledim ben. Demir duygularını Asi’den daha iyi sakladığı düşünüyorum bu konuda Asi’den daha başarılı ki benim için tam tersi olmalıydı. Leylanın gelmesi istemiyorum Asi, Leyla ile Demir’i cenazede görmüştü ve aralarında bir şey olduğunu düşünüyordu zaten şimdi çıkıp geldiği zaman iyice işkillenmeye başlayan bir Asi izlemek ne kadar zevkli olur bilemiyorum ki. Ben daha Demir’in kıskançlığını hazmedememişken Asi de böyle kıskanırsa vay halimize. eleren / 7 Ocak 2008 |

![]()
seerose / 28.08.2009
![]() unutulmayan / 7 Ocak 2008 ![]() En büyük değişim Asi-Demir çiftinde... 9. bölümde Demir açıkça söyledi aslında, insanın duyguları böyle değişebilir mi? EVET DEMİR DEĞİŞİR. Ablan söylüyor sana, söz dinle... Asi, yine gururlu, ama başkalarına karşı bu gururlu hali daha baskın. Demir'in yanında o gurur törpülenmiş durumda... öyle de olsun... ne çok yelkenler suya insin ne de çok gurur yapıp işler yokuşa sürülsün... Değişim olmalı Demir ve Asi'de, bende rahatsız değilim bu değişimden. Denge çok güzel oturtulmuş... Bir anda değişmiyorlar, yavaş yavaş izliyoruz bu değişimi. değişmemesi gerekenler de hala aynı tavırlarını tarzlarını devam ettiriyorlar. qsawe – 7 Ocak 2008 |

![]()
funda / 02.11.2009
![]() Bizim Asi kızımız İngiliz edebiyatının en önemli yazarlarından birini okuyor. Charles Dickens-Hard times(Zor zamanlar) Konusu; Dünyasında hayale yer vermeyen Bay Grand, çocuklarını da öğrencileri gibi katı bir kuralcılık ve somut bir gerçeklikle yetiştirme telaşı gösterir. İnandığı gerçeği hayata en belirgin haliyle geçirmiş olmanın işareti olarak da kızı Louisa'yı yaşlı ama zengin Bounderby ile evlendirir... İnsanın somut gerçeklikle yetinemeyeceğini, aşk, sadakat, dostluk, ihtiras gibi duyguların insanı tamamlayan özellikler olduğunu vurguluyor zor zamanlar. sevda123 / 7 Ocak 2008 ![]() Asi, Demir tarafından 9.bölümde gelmiş itiraf ve açılmaların samimiyetine inanarak 10. bölüm boyunca Demir'in peşinden gidip durdu. Ama 11. bölümde de artık Demir'in Asi'nin peşinden ayrılmaması gerekli, ihtiyacı olacak. Hoş, tüyolarda Asi'nin Demirsiz olduğu yazıyordu adliye koridorlarında. Ama ister gece camına taş atarak, ister çaktırmadan kefalet ücretini ya da paraya çevrilmiş cezasını ödeyerek, ister hukuksal süreçte destek sağlayarak bir şekilde Asi'ye 'bir şey mi oldu?' samimiyetini cevaplamalı. Nasılsa seni seviyorum gibi lafları kullanması en az bir 5 bölüm alır. Demir, çok akıllı bir karakter çiziyor. Ama aynı zamanda da bu kadar akıllı olup ilk defa bu kadar sıkışmış durumda. Asi, onun için çıkması çok zor bir durum. İhsan Bey’in bu duruma gelmesinde tek etkili. İhsan Bey, paralarını batırmış, borç içinde yüzüyor ama hapse düşmesi de Demir'in yüzünden. Kin- öfke de bir yere kadar affedilecek. Ondan sonra da sevgi ve aşk ne kadar büyükmüş onu göreceğiz derim ben. flytomoon / 7 Ocak 2008 |

![]()
usayken - MBC
![]() Bir de çekimleri çok başarılı buluyorum. Balkon sahnesinde özellikle müthişti. bimkolik / 7 Ocak 2008 ![]() Kenan durumu artık kesin Asi'ye asılıyor ama ben Leyla'da Demir'e karşı bir şey sezmedim. Büyük ihtimal Asi yanlış anlayacak. Sonuçta bir aile olmuş onlar. Demir’in en yakın arkadaşı Kerim. Demir en yakın arkadaşının kız kardeşine o gözle bakmaz (ama baldızına bakabilir ) Leyla olayı ilk başta Asi'yi çıldırtacak ve Demir'de durumu anlayacak. (Asi'nin duygularından emin olacak. Aslında bu zamana kadar emin olmuş olması gerek. Hangi kız bir erkeğin hem dudaklarına hem gözlerine bakar. Tabi ki aşık kız. Bence Asi'nin kıskançlığı Demir'in çok hoşuna gidecek. İçimde öyle bir his var. sevda123 / 7 Ocak 2008 ![]() Gerçekten hiç abartısı olmadan, gayet zarif çekilmiş bir sahneydi. Ne itiraf vardı ne de öpüşme ama iyi ki de olmamış da büyüyü bozmamış dedirtiyor insana. Açıkçası gelecek bölümden korkuyorum. Sanki hep İhsan'ın hapis sürecini ve Asi’nin ağlamalarını izleyecekmişiz gibi geliyor. Umarım yanılırım. gamze_yy / 7 Ocak 2008 |
