
![]()
usayken
![]() Bu bölüm Asi süperdi. İşte dedim seven bir kadın. Sevdiğinin ruhunu dokunmuş ona güvenen. Asi Demir'in uzaklığına inanmadı. O bir anda yaşadıklarına güvendi. Sorguladı ve gerçeği öğrendi. Demir en çok Asi'nin ona eskisi gibi tepki vermesinden hoşlandı. Zaten bunu ofiste otururken gözlerinin içine bakarak ifade etti. Atı öldüğünde Asi suskun ve yıkılmıştı. En çok Demir'i bu korkutmuştu. Asi tepkisizdi. O zamanda Asi çemkirmeye başladığında dünyalar onun olmuştu. "Kartal kanatlarını taktımı? " demişti. Asi 'nin tepkisi Demir için önemliydi. Onu sinirlendirmeye çalıştı Asi de tepki verdi. tarcin / 23 Şubat 2008 |

![]()
denizbasak / 16.06.2009
![]() Sevdiği adamın derdini bakışlarını anlayan sevdiği adamın içinde fırtınalar koptuğunu anlayan kadın sonunda dayanamadı ve gitti Demir’e ve sordu bana soğuk davranmanın sebebi yine geçmiş mi? MİHRİMAH / 23 Şubat 2008 ![]() GULBEYAZ76 / 23 Şubat 2008 ![]() Asi dürüst ve doğru bir soru ile… tek hamlede… bükülmeyen, eğilmeyen Demir'i ferforjeye çevirdi... ''neden yalnızca gerçeği anlatmıyorsun? Böylesi çok daha kolay'' Gizli köşemde bana sardırdığın safsatayı boş ver… ben senin gözlerindeki gerçeğin bu anlattıkların olmadığını gördüm... Hani şu tartışılan görünenin arkasındaki gerçekleri keşfedebilme yetisi... Asi de bu var ama şanslı ki İhsan'ın geçirdiği metamorfoza da şahit oldu. Zeki kız… ilişkiler arasındaki bağlantıyı doğru kurdu ve doğru kişiye can alıcı soruyu soruverdi. Korkmadan, çekinmeden, bir kez daha reddedilmekten yüksünmeden. Çünkü bu işin ucunda Asi için kurtarılması gereken iki aşk var. Biri daha taptaze… Demir'e yönelik. Diğeri ise bir kız evladın babasına duyduğu en derininden olan hayranlık ve aşk... Asi'nin yüreği çok daha fazla sevgiyi barındıracak kadar geniş ama Demir de doğru yolda ilerliyor. Teyzesinin hikayesini anlatırken gözlerindeki yaşlar onun da işlenmeye ne kadar müsait olduğunu gösterdi... Bu yüzden benim için Demir artık demir değildir,,. ferforjedir... meline / 23 Şubat 2008 |

![]()
I*EfSaNe*I / 14.08.2009
![]() Zaten Süheyla yaşındaki bir kadının böyle davranması gerekir .. söğüt / 23 Şubat 2008 ![]() qsawe / 23 Şubat 2008 |

![]()
usayken
![]() Acı çekecek çünkü Demir’le arasında asla bir şey olamayacağını düşünecek. Hayal kırıklığını ise babasına duyduğu güvenin yerle bir olması ile yaşayacak. Her fırsatta hayatta babasının dürüstlüğünü kendisine örnek aldığını vurgulayan Asi gencecik bir kızı yarı yolda bırakan babasına karşı neler hissedecek onu kestirmek zor. Demir'e karşı ise kendisini ilk kez suçlu hissedecek. Annesinin intiharı ile ilgili dedesini suçlamıştı babası onun gözünde sadece kuklaydı ama şimdi öyle değil babası belki de aralarında ki en çok suça sahip kişi. Bence gençliğin bununla bir ilgisi yok. alperim / 23 Şubat 2008 ![]() Kara İnci / 23 Şubat 2008 |

![]()
kmnç2 / 01.03.2008
![]() siyah-beyaz / 23 Şubat 2008 |

![]()
nehir17 / 19.07.2009
![]()
Gerçi sevgili Meline'nin yazdığı ferforje Demir tanımlaması uyarınca Demir'in ferforje olacağından bu ilişkiden oldukça umutluyum... Asi ve Demir cephesinde birbirilerini yeniden tanıma süreci olacağını düşünüyorum. Şu ana kadar izlediğimiz ilk görüşte aşk'ın yerini daha bilinçli bir aşk alacak... Demir; doğal, güzel, hazır cevap ve güzel inatlaşan bir Asi'den çok. Zeki, çalışkan, vefalı, dürüst, net, açık görüşlü, sevgi dolu olan Asi'nin de farkına varacak. Daha büyük bir aşkla bağlanacak.. Neriman kısa süreli olarak Madam’ın da yokluğundan faydalanıp, baba evine dönse de Gonca'nın aşk maceraları ve babasının Madamına duyduğu özlem, nişanlı kız annnesi olarak eşinin ondan önceki geçmişinde yaşadığı ve son aylara kadar asla aralarında sorun teşkil etmeyen bir ilişkiyi fazlaca önemsemeyeceği için konağa dönecektir. Üstelik İhsan'a kendisinin vermediği erkek çocuğu vermiş olan Süheyla'ya meydanı bırakmak, Neriman gibi bir kadın için söz konu bile değildir. Olur da, Defne'nin babası İhsan değilse İhsan’ın da Demir gibi, ne düşündüğü, ne hissettiği ne de seviştiğinin farkında olmadığını düşüneceğimden bu kadarı da olmaz herhalde diyorum... Umarım yanılmam. duar / 25 Şubat 2008 |

![]()
usayken
![]() ""Ben nasıl dayandıysam Fatma da dayanacaktır" da bence çok bencilce bir cümleydi. Süheyla'nın çektiklerini küçümsemek gibi bir amacım asla yok, kadın kendi elinde olmayan sebeplerden dolayı oğlunu öldü bilmiş yıllarca. Ama bunda Fatma'nın suçu ne? Sen acı çektin diye Fatma'nın da çekmesi şart mı? Senin acılarının sebebi Fatma değil ki ben dayandıysam o da dayanacaktır diyorsun. Ayrıca bu karşılaştırma yapılacak, "ben dayandım o da dayanır" denecek bir konu da değil. Sen oğlunu öldü biliyordun, Fatma ise o çocuğun 25 yıldır kendi oğlu olduğunu sanıyor en ufak bir kuşkusu bile yokken şimdi sen bu iş bi an önce hallolsun dedin diye kadına ve de Aslan'a pat diye "siz ana-oğul değilsiniz" nasıl denir? Dendiğinde ne olduğunu da gördük işte, Aslan kendini yaktı. Ben en azından bir kuru teşekkür beklemiştim Ökkeş'e, "Sağ ol oğlumu ağandan aldığın emirlere uyup öldürmemişsin, bakmışsın büyütmüşsün sevmişsin" diye. Ökkeş de yine ikili oynadı ha… "Senin annen Fatma değil, Süheyla" diyor ama "Baban ben değilim" demiyor... Bari "senin annen baban biz değiliz" deseydi, daha fazla cümle kurma zahmetinden kurtulsaydı. Şimdi Aslan hala babasının Ökkeş olduğunu düşünecek mi acaba ? oyuncak bulut / 25 Şubat 2008 |

![]()
funda
![]() Demir sevdiği ve zarar görmesini istemediği kadına yalan söyleyerek onu zaten üzdü. Bu üzüntü diğerinden daha mı az yaraladı Asi'yi ya da daha az yaralayacağına dair bir tüyo mu aldı? Ben Demir'in bu manevrasını başından beri bencilce buldum. Asi'nin karşına çıkıp tüm olanlar bundan ibaret bu aşk için ben savaşmaya kararlıyım sen de yanımda mısın? diyemedi... Yenilerek bu yenilgiden sevdiğine zarar gelememesini sağlamak için yaptığı o basit oyun Asi'den döndü... Eski Türk Filmlerinde de olur. Esas kız ölümcül bir hastalığı olduğunu öğrenir, sevdiği adam onun ölümüyle üzülmesin diye onu terk eder. Hiç düşünmez sevdiğini asıl üzecek şeyin ne olduğunu. Karşısındakinin iradesini hor görür. Ona seçme şansı vermez. Esas oğlanın, 3 günlük ömrü kalan sevdiğine hayatının en güzel 3 gününü yaşatma fırsatını elinden alır. Ne için, onu üzmemek için... Sevdiklerine güvenip, neye üzülüp neye üzülmeyecekleri konusunda sevdiklerine şans tanıyan ilişkiler izlesek de daha hoş olmaz mı? duar / 25 Şubat 2008 |

![]()
denizbasak / 16.06.2009
![]() Süheyla’dan sonra İhsan’ın hayatına Neriman girmiş ve İhsan Neriman’ı etkilemek için çabalamış (anlatılanlara göre ) köşe başlarında Neriman’ı beklemiş vs. Süheyla’yı bu kadar seven bir adamın hemen onu unutup yeni bir ilişkiye başlaması da tuhaf görünüyor. Dizide kötü kurulmuş bir zamanlama var… Ya da İhsan Bey amcanın gönlü çok geniş sinem* / 25 Şubat 2008 |

![]()
funda
![]() Ben bu konuşmanın yapılmaması konusunda ikisinin de ortak hatalı olduğu görüşündeyim. Tamam, kabul, İhsan’ın ki biraz daha fazla olabilir ama Süheyla da kendini anlatmaktan sorumludur. İletişim dediğimiz şey, bizim ne anlattığımız değil, karşımızdakinin ne anladığıdır. Yalnızca budur hatta... Kendimizi anlatabildiğimiz kadarız, maalesef... Anlatamıyorsak da sonuçlarına katlanmak durumunda kalırız, maalesef... İhsan, sormamıştır, konuşmamıştır, sorgulamamıştır, babasına inanmıştır vs... çok fazla hatası var ama Süheyla da hamile olduğunu söylememiş, neden İhsan’ın uzaklaştığını sorgulamamıştır. Her ikisi de suçlu bence... Ama hep diyorum ya, ikisi de çok gençmiş, ikisi de hayatta acemiymiş... İnsanın olduğu yerde, hata da eksik olmuyor maalesef... Onlarınki çok acı tabi, ama gerçek bu, yapacak bir şey yok... ZEMFIRA / 25 Şubat 2008 |

![]()
usayken
![]() Asi ve Demir cephesine gelirsek... Asi’yine anlamaya çalıştı, sorguladı. İşin içinde babası da olunca hem Demir’i hem babasını anlamaya çalıştı ve cevabı doğru yerde aradı. Böylece Asi en çok takdir ettiğim karakter oldu bu bölümde. Demir’in aslında teyzesinin ve İhsan’ın hikayesinden alması gereken çok ders var. Hayatlarından sadece 5 dakikayı birbirlerine ayırıp konuşsalardı, ikisinin de hayatı çok başka olacaktı. Ama sessiz kalmaları, konuşmamaları, yüzleşmemeleri tüm hayatlarını değiştirmiş, aşklarını altüst etmiş. Demir de maalesef konuşmak yerine susmayı tercih eden bir karakter. Sessizlik birşeyi, birisini korumak için kullanılabilir ama çok kullanıldığında artık altında neyi bıraktığını bilmediğin bir örtü olabilir. Bir bakmışsın konuşmamak mutluluğuna mal olmuş. Demir ile ilgili korkum da bu açıkçası. Hadi bu sefer Asi’ye söyleyemezdi, kendi de ne yapacağını bilemedi diyelim. Ben artık Demir’in Asi’ye dediği anlıktı kelimesinde, Asi’den şu son yaşanılanlardan dolayı uzaklaşmasında değilim. Bundan sonra yine bir şey olursa ne olacak? Demir hep susmayı ve konuşmamayı tercih ederse Asi daha ne kadar görünmeyenin ardındakileri aramaya devam edebilir? Çünkü görünenle görünenin ardındaki farklıysa, görünen aslında bir bariyerdir, engeldir demektir. Demir sevdiğinin önüne bu engelleri koymaya devam ederse Asi daha ne kadar onları aşabilir? Engeller sonunda aşılmayacak hale gelirse ne olacak? Asi'nin Demir ile konuşmaya gittiğinde söylediği söz aslında herşeyin özetiydi. “Neden sadece gerçeği anlatmıyorsun? En kolayı bu.” Konuşabilmek, anlatabilmek, anlayabilmek... İletişim... En doğrusu buydu. Susmak çoğunlukla zarar getirir. Evet, anlatılması zor gerçekler vardır. Pat diye söylenemez, söylenmemesi gerekir ( bkz. Aslan’ın annesinin Süheyla olduğunu öğrenişi ). Ama saklamak ve konuşmamak da çözüm değildir. Asi de anlamak ve anlatmanın önemli olduğunu düşünüyor ve ona göre davranıyor. Asi bariyerlere ihtiyaç duymuyor. Ona göre saklamaktansa açıklamak daha iyi. Bunu davranışlarına da yansıtıyor. Sinirliyse, kızmışsa veya kıskanmışsa başka bir tavır takınmak yerine belli ediyor. Bu bölümde Asi çok soğuk ve uzak davranabilirdi, Demir’e tepki bile vermeyebilirdi, Demir ile konuşmaya çalışmayabilirdi. Ve ben sonuna kadar onu haklı da görürdüm. Fakat Asi, evet, o konuşma için çok kızmıştı ama bir şeylerden de şüpheleniyordu. Kızgınlığını çok güzel belli etti, gerekli mesafeyi ayarladı ama şüphelerini de unutmadı. “Seninle iletişim kurmak imkansız” derken aslında yine Demir’e konuşsa, anlatsa onu dinleyeceğini söyledi. Asi araya mesafe koydu ama hiçbir şeyi anlamayacak kadar uzaklaşmamayı tercih etti. Zaten en sonunda da yine Demir’e gidip açıkça şüphelerini söyledi ve cevap istedi. Demir için de kolay bir bölüm olmadı. Onun da nur topu gibi bir kuzeni oldu. Aslan'ın kuzeni çıkması Demir'e neler hissettirdi? Bunu daha net bir şekilde bilmek isterdim. Özellikle Aslan, Süheyla Hanım’ın birdenbire ortaya çıkıveren hamilelik resmine bakarken arkadan Demir’in Aslan’ı izleyişi beni etkiledi. Gerçekten neler geçti acaba aklından? Gözlerine yansıyanların kelimelere dökülmüş halini bilmek isterdim. Ofis sahnesi de sevdiğim sahnelerden oldu. Hem Asi’nin ofisten çıkarken söylediği sözlerden hem de Demir’in bu uzak durma halini çok devam ettiremeyeceğini anlamamdan dolayı. Demir’in beklettiği kişinin Asi olduğunu anlayınca, Asi’nin onu yanlış anlayacağından korkması ve “izah etmek” istemesi güzeldi. Demek ki Demir araya mesafe koymak istiyor ama Asi’nin hiç ulaşamayacağı kadar uzaklaşmasını da istemiyor. En azından kalbi buna engel oluyor. “O kadar uzaklaşmasına izin verme, sonra istesen de yaklaşamazsın” uyarıları beyninde ve kalbinde dolanıyor. Fakat Demirciğim aşk bu. Araf’ta bırakılır mı hiç? Ne dokunacağın kadar yakın ne gidecek kadar uzak... Bir bakarsın sen aradaki mesafeyi kapatırım dersin, en sonunda tekrar yaklaşmak istediğinde sevdiğin orada olmaz. Allah’tan Asi akıllı bir kız. Seni anlamaya çalışıyor. Ama hep bu taktiği uygularsan bakarsın ondan uzağa attığın tek bir adım Asi’yi senden çok daha fazla uzaklaştırır. Bunun için sen bu taktiği artık kullanma. Bu son olsun. Bölüm sonunda Demir’in Asi’nin sorduğu soruya cevap vermesiyle rahatladım. Neyse ki daha fazla uzamadı bu. Ama Demir Adam’ın da hakkını yemeyelim. Konuşmak isteyince güzel konuşuyor. Olanları anlatış şekli, yani bir hikaye anlatıyormuşçasına anlatışı gerçekten hoştu. ...“Çiftliklerden birinde işçi olarak çalışan bir kız varmış...”... Duyguları hikeyeyi anlatırken gözlerinden sesinden belli oluyordu. Özellikle “17 yaşında bu kız Asi” derken ve sonrasında Demir’in duyguları yoğunlaşarak gözleri ve sesine yansımaya devam etti. Asi’nin bir genç kıza bu insafsızlığı yapabilecek adamı Demir’in ağzından öğrenmek isterken sesindeki tereddüt, aslında kim olduğunu tahmin edip konduramama hali de hoşuma giden bir başka şeydi bu sahnede. FarAndAway / 25 Şubat 2008 |
