usayken
 
 
Bu dizide bazı şeyler bana gereksiz uzun, bazıları da gerekli olduğu halde kısacık gösteriliyor gibi geliyor. İhsan beyin tutuklanma, ifade alınma, yargılanma, evdeki yas sahnelerinden sıkıldım. Çok uzattılar.
Asi'ye bazen gıcık oluyorum bazen seviyorum. Sanırım kendisinin de kafası karışık. Hem nefreti bilmeyen sevgi dolu bir kız gibi, hem de gayet soğuk olabiliyor.
Demir'e gelince, Asi’ye acıyor, başlarına gelenden suçluluk duyuyor, vicdanı mı rahatsız yoksa gerçekten sevmeye mi başladı kararsızım. Dünkü bölümde bana yansıyan bir Ağabey tavrıydı. Tabii bu şartlarda öyle davranmalı ki bu doğru.
Yaptığı yardımların başkasına ihale edilişine seyirci kalması çok asil biri olduğunu gösteriyor. Tabii Asi'nin de gelecekte ne kadar moraracağının habercisi. Umarım Bülent Bey’i de Kenan buldu olmaz.
Bu dizide en sevmediğim karakter baştan beri Cemal Ağaydı yanılmamışım. Benim bildiğim aile ilişkilerinde böyle bir dedeye yer yok. Asi biraz çıkıştı hoşuma gitti. Ama adam o kadar duyarsız ki. Amaaa Asi'yi ve Demir'i gaza getirmeyi çook iyi biliyor, eh, fena da olmuyor hani.
Titiz izleyici editi: Pasaklı Asi'nin kirli çizmeleriyle koltukta oturmasını beğenmedim. Süheyla Hanım da koltukta otururken ayaklarını altına almıştı ama çoraplaydı, o temiz hanım demek ki.
siyah-beyaz / 12 Ocak 2008
Asi üzüldü üzüldü Demir onla konuşmaya çalışırken yüzüne bile bakmadı. çoğu kez ya da çok kinle baktı. Defnenin konuşması etkiledi mi bilmiyorum, o sırada Asi’nin yüzünden hiç bir şey anlayamadım. Bu geçmiş olsun ziyaretinde birden 180derece değil de 90 derece döndü sanki. Daha bir ılımlı yaklaştı Demir’e… hani kimse anlamasın diye mi diyeceğim. Ama sonraki sahnelerde de yumuşadı. Fener olsun, şömine başı olsun, telefonu açarken ki yüzü onu gösteriyor çok karışmış Asi’mizin kafası.
honeymoon / 12 Ocak 2008
İlk sahnede Asi Demir’i ittiğinde üzüldüm. Demir ona yardım etmeye çalışırken Asi’nin tavrı hiç hoş değildi. Yarım saat önce gelip senin beline sarılıp gözlerinin içine bakan bir adam nasıl olur da böyle kötü düşünebilir. Hem de senin için her şeyden vazgeçiyorken.
Defneyi bu bölüm alkışladım. Asi her şeyde daha atılgan daha cesur ama Defne daha mantıklı. İnşallah Defne Kerimle hep mutlu olur.
Kerimi ilk geldiğinde gözüm hiç tutmamıştı. Bir de yanlış hatırlamıyorsam küpeli falandı. Tam bir şehir çocuğu. Aşkına bu kadar sahip çıkıp her şeyi herkesi karşısına alabileceğini düşünmemiştim.
Sonunda Leyla da geldi, takım tamam. Bakışları hiç hoş değildi. hiç hayrı alamet değil. Asi’nin de Leyla’yı görünce 360 derece dönmesini sevmedim. Demir’e onca şey söyle inanma güvenme anca öyle otur ağla. Sonra Leyla’yı görünce kıskançlığından eski haline dön.
Kenan’ında ne kadar yalancı olduğunu görmüş olduk bu bölüm. Ama henüz Asi göremedi. Gördüğünde utanacaktır kendinden. Onca şey dedi Demir ağzını açıp hiçbir şey demedi. Seviyorum ben bu adamı.
Bu Süheyla’da ne yapmaya çalışıyor böyle. Gelip İhsan’ı görmeye çalışmalar falan. Hala aşık belli ki. İhsan’ı görünce gözlerinin içi parlıyor. Leyla’yı da Demir’e yamamaya çalışıyor. Eee nasıl olsa Leyla’nın da gözü var Demir’de. Ama Demir bakar mı hiç o ukalaya.
Ayrıca Aslan’ın Kozcuoğlularına bağlılığı gördüm bu bölüm. Asi’ye hissettikleri kesinlikle aşk değil. Kardeşi gibi görüyor ve onu korumaya çalışıyor. Aslan kötü biri değil. Ama ani hareketler ve bakışları yüzünden öyle gözüküyor.
Bu bölümde en sevdiğim ve güldüğüm sahne Kerim’in yemekteyken Asi arıyor deyip “şaka şaka” demesiydi. Demir’e “Asi” deyince nasıl oluyor öyle o suratı?
Ve son sahne… bizim Aslan Demir’i falan bıçaklamaya gitmiyor. Gölgesini görüyor ve hırsız sanıyor, haliyle içeri giriyor.
Asi “Kenan” diyor, Demir’de hala “sana yemek hazırlayayım mı” diyor… Ahh ahh aşk nelere kadir. Hiç de istifini bozmuyor hani! O kadar anlamlı bakıyor ki Asi’ye, diyorum “bu kadar üstüne düşüyorsun, ondan böyle nazlanıyor. Birkaç bölüm ilgilen Leyla’yla, bak bakalım sonra Asi’ye. Dibinden ayrılıyor mu?
Hele o Asi’ye camdan cama telefonla konuştuğu sahne, o kadar güzeldi ki. Dedim, “iyi, bizim kız telefonu kapatmadı suratına”… eee daha bu adam ne yapsın, ne yapsın?
Sımarık Cadı / 12 Ocak 2008
Bu Kozcuoğlu ailesinde sersemlik kan yolu ile geçtiği gibi bir de hava yolu ile de sirayet ediyor sanırım. Hala olaylardan Demir’i sorumlu tutuyorlar. İhsan efendi Kerimeleri ve nazende zevcesi. Şaşkınlar o senetler tefecide kalsaydı halimiz nice olacaktı düşüncesini nedense mevcut zekaları ile algılayamıyorlar. Demir kaçınılmaz sonucu biraz geciktirdi o kadar.
Hele uyuntu Asi, evin içine kadar biri giriyor, lütfedip gelen in mi, cin mi bakmıyor. Ne kadar ağırkanlı hareket ettiriyorlar bu Asi karakterini. Konuşabildiği tek konu, Demir’e çemkirmek. Geçen bölüm biraz olsun toparlanıyor diyordum ki bu bölüm aslına rücu etti, dağ hanımı moduna döndü. Hayır, o değil, bir gün Demir’i hav diye ısırırsa şaşırmayacağım.
söğüt / 12 Ocak 2008
Türk dizilerinde son dönemdeki esas kız karakterlerinde nedense böyle bir değişim var. Ben bunu da kadınları güçlü, gururlu, başları dik, kendine güvenli, taviz vermez, kendine yeten gösterelim kaygısına bağlıyorum.
nilnisa / 12 Ocak 2008
Kendine yeten kadın göstereyim derken bu başrol kadınları cinsiyetsizleştiriliyor. Maalesef Asi de güçlü gösterilmek istenirken son sürat cinsiyetsizleştirilme yolunda ilerliyor. Gerek kılık kıyafetiyle, gerek aşırıya kaçan sert çıkışlarıyla feminenliğini yitirmekte. Hayır bu doz arttıkça onun aşkına inanmakta zorlanıyor insan. Demir de haddinden fazla iyileşmesin artık. O zaman Demir karakteri de gerçeklikten uzaklaşıyor. Kadın karakter antipatiklik derecesinde saldırgan, erkek de ebleklik derecesinde iyileştirilince olmaz olsun bu aşk diyor insan.
bimkolik / 12 Ocak 2008
İhsan Bey tabii ki hatalı ve senetler için tefeci daha tehlikeli de olabilirdi ama yine de Demir oraya Kozcuoğlularından intikam almak için geldi ve ayni hedefle de senetleri satın aldı. Demir’in düşünceleri daha sonra Asi’ye duyduğu aşk yüzünden değişti de Demir’in kalbi, düşünceleri kitap mı ki Asi bunları okusun ve anlasın.
… … babasının başına bu son gelenlerden sonra Demir’e inanamaması, onun yardımını istememesi, kırgın olması çok doğal değil mi? Asi Demir’in onların iyiliği için uğraştığını ve intikam almaktan vazgeçtiğini anlayacak ve ona inanacaktır ama bu birden bire olmaz, birdenbire olması mantıklı da olmaz.
Demir Asi’nin verdiği tepkiyi ve olanlardaki payını anlıyor ama forumdakiler her nedense anlamıyor!
fatma-1721 / 12 Ocak 2008
Demir'in safi Asi'ye olan aşkı için değiştiğini düşünmüyorum. Çocuğun mayası düzgün. İntikamdan kastı hileli davranmak da değildi. Bakınız Cemal Ağa örneğine; kızına ve torunların çok düşkün ama damadına dolayısıyla kızı ve torunlarına kötülük yapmaktan geri kalmıyor.
Valla Demir’in gözler kitap gibi tabi bakmasını bilene. Kendini özellikle dans sahnesine oldukça açık etti. Hani "seni seviyorum" dese bu kadar etkili ifade edemezdi.
Ağustos Böcüğü / 12 Ocak 2008
gamze_yy / 06.09.2009
 
 
Bence Demir’i Asi’ye olan aşkı değiştirdi ve Demir daha ilk bölümde Asi’ye vuruldu diye düşünüyorum ben.
Asi Demir’i her şeyden sorumlu tutmuyor bence, Asi daha önce de batmış olduklarını unutacak kadar aptal değil ama Demir’in olanlardaki payı da az değil, bunun Demir de farkında. Asi şu an acılı, o an ki o ağlayan, içi kan akan haliyle Demir’e nasıl daha farklı davranabilirdi ki?
Ve
Demir’in o dans sahnesinde kendini açık ettiği yazılmış, doğrudur ama yeterli mi? Bence kesinlikle hayır! Demir duygularını önce kendi kabul etmeli ve daha sonra Asi’ye yaklaşmalı. Ben Demir’e karşı değilim, hatta ben de hayranlık uyandıran bir karakter Demir ama Asi’ye verilen bu tepkiyi de haklı bulmuyorum.
fatma- 1721 / 12 Ocak 2008
Demir kinini Asi'ye olan duyguları yüzünden yok etti ya da ediyor. Eğer Asi olmasaydı, Demir Kozcuoğlu Çiftliği’ni İhsan'ın elinden çoktan almıştı. Dizi başlamadan önce elimize gelen özetlerde veya haberlerde de böyle yazıyordu ayrıca. Yani erkeğin aşkı ve intikamı arasında kalacağını ve tercih yapmakta zorlanacağını biliyorduk ki Demir şu an aşkını tercih etmiş gibi görünüyor. Demir iyi bir insan, yüreği temiz ama annesine olanlara sessiz kalamayacak kadar da öfkeliydi ve bunu da hep dile getirdi. Öfkesini Asi sayesinde yeniyor. Yoksa İhsan'ın hali daha beter olacaktı. Ellerinde kalan tek şey yani evleri, çiftlikleri gidecekti. Ha böyle kötü değil mi tabi ki kötü özgürlüğü elinden alındı çünkü. Bu da İhsan'ın kendi hatasıdır.
Neslihan17 / 12 Ocak 2008
Asi Demir'in geçmişi silmek istemesinde önemli bir etken ama ben İhsan'ın payını da unutmayalım derim. Kızını Demir'in eniştesinin cenazesine göndermesi, Melek'e babacan tavırla yaklaşması ve dahi Demir'e her şeye rağmen kibarca yaklaşmasının, kızı Asi için yapabileceklerinin hiç mi payı yoktur. Neticede Demir'in hesabı ailenin büyüğü İhsan'la. Demir hasmı olarak bir öcü bekliyordu muhtemelen. İhsan'ın düzgün bir adam olması da değişmesine sebeptir diyorum.
Ağustos Böcüğü / 12 Ocak 2008
Tabi ki bu söylediklerinin katkısı var biz inkar etmiyoruz. Ama bu söylediklerin geçmişi unutturacak, öfkesini yendirebilecek kadar güçlü etkenler değil. Asi geçmişte olanlara dedesinin sebep olduğunu Demir'e köprüde, yağmurlu bir gecede anlatmıştı ama Demir pek ikna olmuş gibi görünmüyordu ve her fırsatta Asi'ye babası hakkında düşüncelerini söylüyordu. Yani Demir'i değiştiren Asi'dir. Asi'ye olan hisleridir, Asi'yi üzmek istememesidir ve en önemlisi, Asi'de annesini bulmasıdır.
Neslihan17 / 12 Ocak 2008
Demir elinde baltasıyla geldi de ne yaptı.
Fakir gömmeye geldiğinin farkında değil. Asi külliyen haksızdır diye bir şey söylemiyorum. Ama verdiği tepki aşırıydı diyorum. Allah'tan Defne yetişti de elimden kurtardı kendisini.
Şimdi sen Demir için birde Oedipus Kompleksi mi var diyorsun. E uyar Asi'de de Electra kompleksi var.
Ağustos Böcüğü / 12 Ocak 2008
Sevgi her şeyi değiştirebilir ama bir insanın özü kötüyse sevdiklerine bile zarar verebiliyor.
Ayrıca İhsan Beyin başına gelenlerin tek sorumlusu ve suçlusu kendinden başka biri değil. Ben de Asi gibi kafası çalışan birinin neden tüm suçu Demir’in üzerine atmaya çalıştığını anlamıyorum.
Dedesi kılını kıpırdatmazken, 'Merak etmeyin ben şimdi hallederim, avukat bulurum' falan demezken yardım teklifinin Demir’den gelmesi hiç mi bir şey ifade etmiyor ona. Ayrıca babasını uyardığını söylemesine rağmen Asi Demir’i dinlemiyor bile. Üstelik her türlü yardımın Kenan’dan geldiğini düşünecek kadar şuursuzdu bu bölüm. Bu mu güçlü kadın imajı. Kusura bakmayın ama bu aptal kadın imajı. Öyle pasaklı kıyafetlerle erkek vari yürüyüşlerle, güçlü kadın imajı çizilmez. Güçlü insan mantıklı olur. Asi Demir'in tüm samimiyetinle uyarıp daha güçlü avukat bulma teklifini reddetmekle, hislerine yenilen zayıf kadın profilini çizdi, güçlü ve yerinde kararlar verebilen değil.
Hadi Demir'i bırak Kerim ne güne duruyor. Madem gururun Demir'den gelen yardıma evet demeni güçleştiriyor, git Kerim'e.
Sözüm ona hepsini çok seven deden kılını kıpırdatmazken, ondan bir hayır gelmeyeceğini anladın. Defne ve Kerim evlenecekler. Herhalde Defne’nin mutluluğu için elinden geleni yapacaktır. A akılsız kızım bunu da mı akıl edemiyorsun? Kerim’in de elinden geleni o sürüngen Kenan’dan daha iyi yapacağı bariz. Ona niye sırt çeviriyorsun. Yakında akraba olacaksınız, kayınpederini kurtarmak için seferber olacağından eminim. Demir her fırsatta ona yalnız olduğunu hissettirmemeye çalışırken Asi'nin Kenan için ' Çok şükür aileye kol kanat geren biri var' demesi beni deliye döndürdü. Bu bölüm tüm alkışlar Defne'ye benden, en güzel saptamayı yaptı şu laflarıyla
'Demir yılların kinini silmeye çalışıyor, sen se yeni düşmanlıklar yaratmaya çalışıyorsun'.
Ayrıca İhsan Bey'in işlerinin kötüye gitmesinin sebebi değil Demir. Demir o kasabaya gelmeseydi de İhsan Bey yine benzer durumda olacaktı. Aslında dedesi de değil sorumlusu. Tek sorumlu kendisi. Yani beceriksiz bir şekilde işlerini ve ailesini yönetmesi.
İşlerin bozukken sen karına hala 'İstediğin gibi döşersin' diyerek işlerinin gerçek yüzünü göstermezsen, şuursuz karın devamlı kazandığından fazlasını harcar ve sen buna dur diyemezsen.
bimkolik / 12 Ocak 2008
Bir dizide düzgün işleyen bir mantık silsilesi kurgulamak, devam ettirmek, anlatmak zor iştir gerçekten.
Varsa kimse o diziyi eleştiremez zaten
İhsan kendi ipini kendi eli ile çekti. O senetler tefecide olsaydı, tefeci şimdiye kadar zaten isterdi o parayı. O zaman kimi suçlu göreceklerdi.
Üstelik Demir o senetleri aldığında zamanı çoktan geçmişti. Yine de tahsil etmek istemedi.
Bu anlamda Asi biraz insanlık dersi alsın Demir’den. Öyle burnunu havalara tutmakla erdemlilik olmaz.
Hem Demir’in düşünceleri değişse de değişmese de İhsan Bey’in baba olarak görevi ailesini ve servetini korumak ve yönetmek değil mi? evet öyle, peki bunu başarabildi mi? Hayır başaramadı. İflas etti. Peki, bu iflasta ve tefeciye düşmekte Demir’in bir katkısı var mı bu olaylara -düşmanlık adına- hayır yok. Demir’in kafasından intikam adına geçen her şey düşünce bazında kaldı.
Asi’ye bu güne kadar hep sevgi verdi. İçindeki acıyı Asi’ye anlatmakla kaldı, niçin anlattı Asi’ye olan aşkı yüzünden anlattı. Bu mu Demir’in hatası. Asi’nin atı ölmüşmüş. Tabii Demir gitti ya borcunuzu ödeyin ya da atınızın canını alırım dedi değil mi?
söğüt / 12 Ocak 2008
Öncelikle Asi karakterine getirilen eleştirinin Tuba Büyüküstün’e karşı olmadığının altını çizmekte fayda görüyorum. Kendisini çok beğeniyorum ama Asi karakteri beni bazen çileden çıkarıyor.
Her şeye höt höt yapmak karşısında kim olursa olsun sevgi böcüğü olup dinlerken esas oğlan söz konusu olduğunda dinlememek son dönem dizlerinde kadın karakterlerin en büyük özelliği oldu ve çileden çıkarıyor bu durum.
Asi Demir'e karşı sevgi kelebeği modunda olmasın ama her an dövecek gibi bakıp konuşmasında.
Defne ve Kerim'in ilişkisi çok başka tabi ki. Defne Kerim'e daha çok inanıyor ve güveniyor. Her ne kadar çok narin kırılgan dursa da çok sağlam bir karakteri var Defne’nin. Nerede ne konuşacağını biliyor. Asi'ye Demir için söyledikleri ne kadar güzel şeylerdi. O eski intikamı unutmaya çalıştıkça Asi kendi kendine yeni kinler türetiyor.
Bakalım Asi hanım kendilerine yardım etmek isteyenin Kenan değil de Demir olduğunu öğrendiğinde ne yapacak.
Fettan / 12 Ocak 2008
usayken
 
   
Tefeci senet para bir yana İhsan yani Çetin Tekindor (önünde saygıyla eğiliyoruz)
Devrilmemeye çalışan çınar imajını çok iyi sergiliyor. Şaşkınlık daha önce yaşamadığı emniyet müdürlüğü sahneleri, suskunluğu ve özellikle sağlık kontrolündeki bitkin şaşkın hali, çok dokundu bana. Doğrusu Asi yanında olduğu zaman ayakta durmaya çalışan ama sorgu sırasında çökmüş bir adam. Her şeye rağmen ailesine iyi olduğunu göstermeye çalıştı mahkeme salonundan çıkarken, Neriman’a bakmaya çalışması çok duygusaldı. Ona gösterilen resimleri tanımıyorum derken ki bıkkınlığı bitkinliği. Kısacası mimikleri çok iyiydi Çetin Tekindor’un.
honeymoon / 12 Ocak 2008
Bu bölümde her şey tadında bırakıldı. En çok da buna seviniyorum. Neden;
1.İhsan Süheyla karşılaşmaları. (İhsanın Süheyla’daki yeri hale eski tadında gibi izlenim var. Kadının unutamadığı her halinden belli. Ama Cemal Ağa’ya İhsan’a karşı bir şüphe uyandıracak sözlerde bulunmadı) en güzel replik “bu sorunun cevabını kendin bul” demesiydi.
2.Asi Demir yakınlaşmalarını hemen pat diye yapmıyorlar. (çok sevindiğim bir şey de bu. İlişkiyi vıcıklandırmadan, aşırılığa karıştırmadan yapıyorlar)
3.Defne Kerim birlikteliğini tadında yapıyorlar. Onlarınkinde de çok fazla aşırılığa kaçmıyorlar. İlerde sorunlara karşı olabilmeleri hiç hep zor durumda birbirlerinin yanında kaldırmayı başarıyorlar. Buna çok seviniyorum.
3.Aslan sapık mapık ama adam Asi ye karşı çok dürüst. En azından şimdilik böyle. Bir sorun var onu hemen Asi’yle paylaşması çok güzel. Üstelik bir başkasının yanında değil (bu Cemal, Kenan açısından) ve Asi’ye nasıl sahip çıkıyor. Tabi elinde bıçakla dolanması iyi değil fakat onu çok sevip benimseyip koruması.
4.Elektriklerin gitmesi bir iyi bir kötü. Kötü yönü her şey bu kadar üst üste gelemez garip iyi yöne en güzel romantik ortam yapmışlar. Biri evde mumlarla biri gaz lambamsı mı ne elinde öyle. O sahne çok hoştu.
5.Kenan lülesinin avukatı kendisinin tuttuğunu sanması halbuki Demir’in yaptığını bir anlasa onun o durumunu çok merak ediyorum.
6.Neriman’ın kızını o eve terk edip gitmesi, üstelik ne halde diye sormaması. Tamam, mumlu olan sahne bir şekilde evde tek olmalıydı ama başka türlü. Neriman’ın o tavrı yine beni çok üzdü
7.Asi ve babasının sarılmaları yine benim içimde fırtınalar kopardı. Bir de acıklı acıklı müzik.
8.Demir’in her ne kadar geçmişinden kaynaklanan öfkesiyle Asi’ye yardım etmesi, her şekilde, Halep’i bile düşünmesi Kerim’in dediği gibi ''sen istesen de kötü olamazsın''.
Her şey tadında bırakıldı.
CanKuşu / 12 Ocak 2008
Kerim ve Defne nerde Demir’de peşlerinde. Niyeti durumları hakkında Defne’den bir şeyler duyabilmek. Defneyle konuşmaması garibime gitmişti Allahtan bir iki laf etti.
Sevinçten elektrik durumunu öğrendiği için sanırım hemen kaldırdı Kerimleri onlar anlamasın diye.
Kerim’in Defne kötü durumdayken beni buradan götür Kerim derken Kerim’in onu Demir’in evine götürmesi çok saçmaydı. Sanki kızı huzur bulacağı bir yere götürdü çok iç açıcı bir ortam. Defne de neden gitti onu da anlamadım. Keşke baş başa kalacakları bir yere gitselerdi. Sonra Melek’in odasına yatırdılar.
GULBEYAZ76 / 12 Ocak 2008
Kerim aslında aileye girmiş yarı resmi bir sıfatı var. Damat adayı. Çiftliğin elektriğini ödemek ya da maddi açıdan bir şeyler yapmak için hep Demir'in mi onayı gerekiyor. O da bir şeyler yapabilir. Aslında birçok şeyi Demir'den önce öğreniyor ama sadece iletmekle kalıyor. Örneğin avukatı kendi de Demir'e fırsat bırakmadan ayarlıyabilir, aile de buna pek karşı çıkmazdı sanırım.
siyah-beyaz / 12 Ocak 2008
Ama Demir o daha düşünmeden adımını atıyor bile. Asi üzülecek diye kanat taktı jet hızıyla her şeyi düşünüyor, hallediyor. Kerim’e yapacak bir şey kalmıyor zaten. Kerim bir tek Asi’yi ikna konusunda yardımcı olabilirdi ama Demir’im sağ olsun onu da olayı Asi’ye hissettirmeden yapma büyüklüğünü gösterdi.
Hem holding sahibi olarak bir takım insanlardan bir şeyler istemek başka, çalışanı olarak başka. Demir olayı riske etmeyip kendi görüşüyor hatırını kıramayacaklarını bildiği insanlarla.
Demir'in yaptıklarını öğrendiğinde, babasını kurtaranın Demir olduğunu öğrendiğinde Asi’nin yüz ifadesini görmek için sabırsızlanıyorum.
bimkolik / 12 Ocak 2008
Bu hafta Asi ve Defne arasındaki kardeş dayanışmasını çok beğendim. Ne kadar birbirlerini tamamladılar. Hem de ne kadar zıt karakterde kardeşler.
İhsan’ın kızına tüm çocuklarının içinde sen benim gururum oldun, her şey sana emanet demesini sevmedim. Hem iyice Asi’ye yükleniyor, hem de çocukları arasında ayrımcılık yapıyor hissi veriyor.
Kerim’in Defne’ye destek olmasını çok sevdim. Bu ikisinin ilişkisini hep çok beğendim, ama bu bölüm çok hoşuma gitti. Defne ve Kerim’in birbirlerine güvenlerini Çok beğendim.
Kerim’in kimseye Defne için kötü bir söz söyletmemesini ve evlilik kararının arkasında duruşunu çok beğendim.
Asi, herkese akıl verip bunu kendisinin uygulayamadığını ortaya koydu. Demir’e ettiği onca sözden sonra kendi şimdi kin büyütmeye başladı. Bu kinle nasıl yaşayacak göreceğiz bakalım.
Demir, hem çok akıllı, iyi olay analizi yapan biri hem de düzgün bir insan olduğunu gösterdi. Vicdan azabı ve kendine dahi itiraf edemediği bir aşkı var. Bu ikisi kinini bile ezmeyi başardı mı ne? Asi’ye fark ettirmeden, üstelik Asi’nin o kadar kırıcı ve ağır sözüne rağmen her şeyi yapıyor. Eğer tüyolara göre Halep’e gidip İhsan’ın kankasını(!!!) da getirirse Asi bunun altından nasıl kalkar bilemiyorum.
Neyse ki Leyla geldi de Asi, Demir’le konuşmaya başladı. Aksi takdirde sadece kovacaktı.
Demir, Kerim’in Defne’nin yanında olması gibi Asi’nin yanında olmak, destek olmak istiyor. Abi gibi. Asi’ye de Melek gibi davranıyor. Her an her şey için destek olmak istiyor. Demir gerçekten sevgi dolu birisi. Bunu Melek’e davranışlarında da görüyorduk, bu bölüm Asi’ye davranışlarında da gördük. Demir’in altında sıcak bir şeyler var.
Destek konusunda sanki her şeyi Demir yapıyor gibi gösterdiler. Burada biraz da Kerim’le dengeleseler iyi olacak.
Leyla elden gidenleri görünce Levent’teki plazalardan ayrılıp Antakya’ya yerleşip gökdelenleri buraya da kurmaya başlayabilir.
Kenan beni şaşırtmadı. Bu hareketleri çok belli idi. En yetenekli olduğu yer mutfak, hangi kız olursa mutfağa atmak istiyor.
Cemal Ağa’nın İhsan’la sorunu sadece kızı değil. Vakti zamanında ona kompleks oluşturacak olaylar olmuş. İntikamı asla bitecek gibi değil. İhsan ölse bile en sevdiği kızı Asi’de devam bile edebilir.
Neriman babasından bile destek görememenin sıkıntısında. Ama kendince kuyruğu dik tutmaya çalışıyor. Demir’ e bilenmeye başladı. Hele bir de Süheyla- İhsan aşkını öğrenirse değil Demir&Asi onayı Defne&Kerim’ e bile onay vermeyebilir.
Asi bu bölüm dengesizlikler sergiliyor. Ancak Kerim’in herkesi toplayıp geldiğindeki hareketleri ne çocuk ne de büyük bir insan gibiydi, daha çok şımarık ergen gibi. Elinde bir şeyler yemesi, yürüyüşü, kıyafetleri. Bir ara Romanyalı bir tüccarla konuşmaya giderken giyinişini de görmüştük. Nerde o kıyafet? Tamam Defne ayarlamıştı da bir ara yeniden bir şeyler ayarlasa iyi olacak!!!! Artık bıktırdı. Pasaklılık konusuna hiç girmiyorum. Bir de birisi doktor demedi mi çok güldüm.
Demir’in yaptıklarını öğreneceği daha çok şey olacak görünüyor. Paletten mor tonları seçiyorlar kızımıza sanıyorum.
Demir, her zamanki gibi süperdi süperdi süperdi.
flytomoon / 12 Ocak 2008
[duygu] / 18.01.2008
 
 
Asi karakterine fazla yüklenildiğini düşünüyorum. Tamam, Demir gelmeden de batmışlardı ama Demir olmasaydı belki çiftliklerini kaybedeceklerdi fakat İhsan kızı için Bülent’ten borç alıp çok önemli bir suçtan yargılanıyor olmayacaktı. Hırsız damgası yemeyecekti. Şeref, haysiyet, onur önemli kavramlardır. Bu meseleyle İhsan'ın prestiji zedelendi.
Eğer Demir gelmeseydi mallarını kaybedeceklerdi belki ama böyle elaleme rezil olmayacaklardı. Asi'nin Demir'e kızması bu şekilde düşünmesi normal.
Her şeye para, mal yönünden bakıyorsunuz peki İhsan'ın zedelenen prestiji ne olacak? Demir dolaylı yoldan da olsa bu konuda suçlu ve İhsan aklanmadan Asi'nin ona normal davranmasını beklemeyin.
Asi babasını kurtaranın Demir olduğunu öğrendiğinde çok şaşıracak ve yumuşayacak. Hatta Demir'e hayran olacak Asi bunları öğrendikten sonra. Demir babasını kurtardıktan sonra ona çok güvenecek ve aşk başlayacak bence. Çok güzel sahneler bekliyorum o bölümlerden. Suriye bölümleri çok ilginç olacak Demir&Asi beraber gidecekler değil mi?
Dizimizin de formatı iyice genişledi dram, komedi derken bir de macera boyutu girdi işin içine
gerçek_aşk / 12 Ocak 2008
Bu bölüm gerçekten çok güzeldi. Duygular çok harika işlenmişti. Asi'nin nefreti, Demir'in pişmanlığı hepsinin ötesinde Asi'nin ve Demir'in bu duyguların arkasında gizlemeye çalıştıkları aşkları sanki daha ön plandaydı.
Demir her zamanki yine yine süper bakıyordu. Ayrıca Asi'nin babasını kurtarmak için avukat ayarlaması da çok hoşuma gitti. Asi'nin kendisine öfkelenmesi beni şaşırtmadı. Çünkü başından beri Demir’in teyzesinin etkisinde kalarak Kozcuoğlu ailesine yaptıkları gerçekten onlara zarar verdi. Şimdi pişman olsa dahi bu geçmişte yaptıklarını haklı çıkarmaz. Bence Asi’nin tepkisi haklı ve yerindeydi.
Yeni gelen Leyla ve Kenan’a sinir oldum. İkisinden de olumsuz elektrik aldım. Umarım dizide daha uzun süre kalıp bizlere eziyet çektirmezler.
Steella / 12 Ocak 2008
Tüyo verilmişti, 13.bölümde Demir'in Suriye'ye gideceğini ve Aslan'ın Demir'i kurtaracağı söylenmişti. Kaçakçılardan biri Demir’e galiba ateş edecek ama Aslan engelleyecek önüne atlayacakmış galiba. Demek ki Bülent'i bulmak için gidiyorlar. Acaba Asi orda olacak mı ama öğrenirse Aslan ile birlikte gidebilir Bülent'i bulmak için.
tugi_gs / 12 Ocak 2008
Eninde sonunda Asi’nin Demir in yaptıklarını öğreneceğinden eminim. Kenan’ın değil de Demir’in yardım ettiğini mutlaka öğrenecektir. Halep’e gidilirde Asi gitmez mi hiç? Üstelik söz konusu babası ise kim tutar Asi’yi… gidecektir.
Cemal Ağa ve İhsan Kenan’ı sevmediler. Özellikle Cemal Bey Kenan’ın ne dolaplar çevirdiğini iyi anladı. Cemal torununu, İhsan da kızını uyaracaktır.
Zaten Asi gerçekleri öğrendiğinde uyarmaya da gerek kalmayabilir ama hiç bir şey gizli kalmaz değil mi?
Elaaya / 12 Ocak 2008
Şu anda TV’de izlediğim tek dizi Asi. Diziyi izleme sebebim Tuba Büyüküstün'dü. Bir insan hem bu kadar güzel, hem bu kadar içten, hem bu kadar sevimli olabilir mi? Oluyormuş işte. Asi karakterini ondan daha güzel kim canlandırabilirdi ki? Yürüyüşü, konuşması, o asil duruşu. Öfkeyi, mutluluğu, kıskançlığı, tutkuyu, aşkı. Tüm duyguları geçirebiliyor izleyiciye. Bazen Demir'e bakarken "bayılacak şimdi" diyorum. Evet, Asi'nin Demir'e olan aşkını belirtecek pek -daha doğrusu hiç- replik yazılmadı dizide. Ama Asi'nin o baygın bakışları yok mu? Demir'le konuşurken, çaktırmadan bıyık altından gülüşü, yutkunması, bazı şeylere haddinden fazla sinirlenmesi. Onu ele veriyor.
Ve Demir. Murat Yıldırım'ı tebrik ediyorum. Her haliyle bizi kendine hayran bırakmayı başardı. Murat'ı daha öncede görmüştüm ekranda ama Asi dizisi onun için bir dönüm noktası bence. Demir karakterinin en belirgin özelliği olan o "sert duruşu" daha ilk bölümden bize geçirdi.
Bu bölümde en beğendiğim sahne -herkes gibi- fener sahnesiydi. Demir ne kadar masum, ne kadar sevimliydi. Asi'yi bu kadar düşünmesi, bu kadar önemsemesi onun için yepyeni duygular. Duygularına ket vurmuş, etrafına duvarlar örmüş biri için bunlar çok zor olmalı. Teyzesinden, kardeşinden başka hiç bir kadına bu kadar yakın olmamış. Üstelik bu farklı bir yakınlık. İçinde kim bilir ne kadar savaştı kendiyle. "Aşk diye bir şey yoktur Kerim, kafamızda yarattığımız bir şeydir aşk" diyen bir adam bu durumlara düşsün. Bir elinde fener, diğer elinde telefon, pencere altlarında süzülsün dursun. Asi'nin anlaması için daha ne yapması gerekiyor anlamadım.
Demir-"Ben mi meşgul ediyorum kafanı yoksa?"
Kerim: "Hayatında ilk defa bir kıza tokat atıyorsun, bu kadar sarsılıyorsun."
Demir: "Özür dilemem dedim."
Demir-"Benim seyretmemden utanıyor."
Demir-"Sadece burada ve şu anda, geçmişin sönmemiş küllerinden uzakta, yüreklerimiz iyice ufalanıp dökülmeden kalabilsek. Zamanı burada ve şimdi durdurabilir miyiz?"
Demir: "Bazen, görünenin ardındakine de bakman lazım."
Demir-"Al. İç şunu üşümüşsün, daha bir yudum bile almadım al, için ısınır az."
Demir: "Seni kaybetmek istemiyorum, ölmeni istemiyorum.”
Asi-"Bana değil önünüze bakacaksınız."
Süheyla: "Bu yaptığın bizlere değil Demir onlara yaradı, kolay bir çözüm buldun bunu neden yaptığını kendine sormalısın bence."
Demir-"Ben Asi'nin saçının teline zarar vermem, veremem."
Demir: "Asi ben bu kinin bir parçası olmaya tahammül edemiyorum artık, bu doğru değil, bir şeyler değişmeli, bana yardım et Asi oyunun kuralını beraber değiştirelim."
Demir: "Hava o kadar soğuk değil ki, neden eldiven takıyorsun. Ama görmesem olmazdı."
Demir: "Böylemi tuttu belinden. Böyle mi baktı gözlerine."
Kerim: "Asi'yi… Evet, o uyuzda yanında."
Demir: "Ona gülümsüyordu değil mi?"
Demir-"Seni yalnız bırakmaya gönlüm razı olmadı. Vakit erken, bırak biraz daha kalayım yanında."
Demir-"Aç mısın? Bir şeyler hazırlama mı ister misin?"
Aslında Demir çoktan kabullendi, Asi'ye itiraf edemese bile kendine etti.
Filmlerde, kitaplarda da hep öyledir ya. Sert, duygularını belli etmeyen, geçmişte çok acılar çekmiş erkek. Şirin, iyi kalpli, yardımsever ama yeri gelince inatçı, mağrur ve dillere destan güzellikteki bir kız. Judith Mcnaught kitaplarından hatırlıyorum bu karakterleri. Bunların anlaşmaları ve kavuşmaları için çook bekleriz. Daha bir dolu kıskançlık, bir dolu yanlış anlama, bir dolu gereksiz gurur. Tamam, izlemesi zevkli de birazda aşk ve tutku lütfen.
kusursuz / 12 Ocak 2008
O daha Asi yola fırladığında bu elektriğe kapıldı.
Asi de kurtardığı zaman ilk nefesini ondan aldı. İkinci hayat. İlk nefesi Demir oldu.
Bir dalda ikiiiiii kiraaazzzz. Biri alll biri beyaz.
Elaaya / 12 Ocak 2008
usayken
 
 
Film Asi yola fırladığında ve son anda ezilmekten kurtulduğunda başladı. Oradaki bakışmaları. Evet, aslında saçma, çok çok kısa bir bakışmaydı. Ama yine de etkiliydi. Zira bunu -özellikle- Demir'in yüz ifadesinden gördük. Hayatı rayından çıkmıştı, anlamadı zavallı, tam gaz devam etti.
İlk bölümlere bakıyorum da ne kadar aşama katetmişler. Asi başlarda Demir'e karşı ne kadar hırçın, ne kadar dik başlıymış. Son bölümü saymazsak Asi'de büyük bir değişim söz konusu. Demir'le konuşurken artık sesi daha bir yumuşak çıkıyor. Bakışları derinleşti. En önemlisi, eskiden Demir'i görse bir kaşık suda boğmak ister gibi bakardı. Şimdi "Neyin var?" "İyi misin?" diye sorabiliyor. Evet, başkası için çok basit şeyler ama Asi gibi bir kız için büyük değişim.
kusursuz / 12 Ocak 2008
Hala aynı şeylerde ısrar ediyorum! Demir in kendi başına kaldığı anları daha çok görmek istiyorum. Örneğin Demir fenerle gelip gittikten sonra Asi’nin surat ifadeleri çok güzeldi. Hislerini bize yansıttılar ama Demir hiçbir şey olmamış gibi eve gitti. O Leyla uyuzuyla şakalaştı vs. Ben en azından kendi çiftliğine giderken ki halini, o suratındaki yandan gülümsemesini, ben neler yapıyorum böyle diyen şaşkınlığını bir kaç saniye de olsa görmek isterdim. Bazı sahneler çok çabuk atlıyor, yoğun duyguların gösterildiği sahnelerden diğerlerine geçiş çok keskin oluyor. Ama yine inkar etmeyeyim bu bölüm çok çok daha iyiydi bu bakımdan. Caddede Asi’yi gördüğü an, ofiste çalışmaya konsantre olamaması. Asi’nin de kıskançlığı, Kerimler gelince camdan Demir nerde diye bakması güzeldi.
Bölüm genel olarak Asi-Demir sahneleri dışında baydı. Çok üzgünüm ama böyle. Önceden İhsan-Cemal Ağa sahneleri, ya da Neriman’ın potları götürüyordu olayı ama bu tip şeyler azalmış. Amaçsız ve bir yere varmayacak sahneler çoğaldı. Son 3 haftadır bu normal olabilir diyorum ama her hafta da olmasın lütfen.
Demir’in Asilerden öyle apar topar çıkarması bana saçma geldi. Asi’nin kıskançlığı yansıtmak için gereksiz yazılan bir sahne olduğunu düşündüm. Demir oturmadı bile. Yangından mal kaçırır gibi kaçırdı. O da sonradan gelse, odaya girdiğinde Asi’yle bakışsa biraz otursa, Leyla biraz daha ukalalık yapsa ve Asi onun yanında Leyla’ya cevabını verse çok güzel olurdu. Bu tip bir sahne aşk ve gurur da vardı. Filmin en sevdiğim bölümlerinden biriydi, bunu yansıtma fırsatını kaçırdılar bence.
Birçok kişi gibi ben de son sahnede Demir odaya girdiğinde Asi’nin bırakın korkmayı şaşırmamasına bile "şaşırdım". Her neyse ama umarım Halep olayları kaliteli olur. Nedense benim öyle sınır ötesi mafya vs. deyince aklıma asmalı konak geldi…
Tahminlerime gelince…
Halep’e Demir ve Aslan birbirinden habersiz olarak gidecekler bence. Çünkü Aslan da bir yandan araştırıyor Bülent’in akıbetini. O da aynı bilgiye ulaşabilir, ya da Demir ve Kerim’in bulduğu bilgileri bir şekilde bir yerlerden duyabilir. O da atlayıp gider belki. Ama bir şekilde birbirlerinden habersiz gideceklerini düşünüyorum. Asi de Kenan’ın gerçek yüzünü Demir Halep’e gittikten sonra anlayacak, başta belki Demir’in gittiğini bilmeyecek. Yaptıkları için teşekkür etmek isteyecek ama o zaman da Defne Kerim’den öğrendiklerini Asi’ye söyleyecek. Asi Demir gittikten sonra öğrenecek. Bu sefer de Asi’nin çırpınışlarını ve Demir’i merak edişini izleyeceğiz. Bu sahneler olursa çok sevinirim, Demir’in Asi’yi nasıl merak ettiğini görüyoruz hatta duyuyoruz. Ama sıra Asi de, şimdi de o merak etmeli biraz.
Vamos / 12 Ocak 2008
En can alıcı sahne. Asi’nin ağlaması Demir’in yanına gelmesi. Ve o sıradaki konuşmaları.
"Beni suçluyorsun"
"Senin mutsuz olmanı istemiyorum"
Bir insan daha ne demeli ki karşısındaki kızı ikna etmeli. Daha açık nasıl konuşmalı. Ne demeli.
"Senden gelen yardımı istemiyorum"
"Avukatını da seni de istemiyorum"
Çok acı bir kelime bu. Seni istemiyorum. Demir valla iyi dayanıyor. Ama Asi’nin normal halde bunu söyleyeceğini düşünmüyorum.
"Başka düşmanlıklar yaratıyorsun"
Defne’nin dediği bir lafa bittim.
Neriman da Leyla için ukala dedi. Leyla’nın ukala bir insan olduğu ne çabuk kulaklarına geldi. Ama gerçekten ukala. Asi’ye nasıl tuhaf tuhaf baktı. Ama Neriman da harika laflar soktu ona. Ayağa da kalkmadı geldiklerinde.
YONCA_ÇINAR 12 Ocak 2008
Cemal Ağa yemekte lafları soktu Süheyla’ya.
Demir’e verdi gazı. Aklın yolu bir. Aklın yolu bir.
Adam sünnet gecesi de “Defne gel güzel torunum gel sıra sende” dedi ilk Asi’yi Demir e o gün itmişti. Ne cin ne hin adam.
İhsan’ın karısı değil de Cemal Ağa’nın kızı derler sana dedi Neriman’a. O da güldü safım.
Elaaya / 13 Ocak 2008
Dua ediyorum Aslan Demir’i gerçekten yaralasın elinden. Kızmayın böyle yazdım diye. Valla kötü bir niyetle yazmıyorum. Sadece Asi Demir’in eline pansuman yaparken böle güzel bir yakınlaşma olur diye bekliyorum. Yeter artık birbirlerini gözleriyle yemesinler.
crncrncrn / 13 Ocak 2008
Akşamki bölüm genel itibarıyla güzeldi. Özellikle Neriman alem kadın ya hani deriz ya bir anı bir anını tutmuyor diye. Leyla’ya tavırlarına bayıldım sonra yine bizim Neriman oldu işte.
Defne ise o kadar da Süheyla’nın dediği gibi evde otursun da hayırlı koca beklesin tiplerinden değil, Asi'yle konuşması çok güzeldi, Asi'yi bırakmak istememesi de.
Kerim'e de aferin. Ne Süheyla'yı takıyor ne de kutsal ittifak yapmaya gelen kız kardeşi Leyla'yı.
Asıl karakterlerimizi sona bıraktım Asi ile Demir'i yani.
Asi kendisinden beklenen tepkileri verdi ama önyargılı olmamayı kızımız öğrenecek inşallah. Bu arada hafif de olsa Leyla’yı da kıskandı mı ne? Ama Demir onu telefonla aradığındaki o yüz ifadesi, mutluluğu bölümde en beğendiğim sahneydi diyebilirim.
Demir, Demir, Demir… aşk sen nelere kadirsin değil mi? Demir gibi bir karakter aşık olunca işte ah keşke benimde böyle bir sevgilim olsa dedirtiyor insana. Asi'yi, ailesini düşünmesi, onlara yardım için çırpınması fevkaledenin fevkindeydi.
deren1970 / 13 Ocak 2008