
![]()
xxdxx / 27.10.2009
![]() Başta Antakya’da çekilmesi ilgi çekici bence. Diğer İstanbul dört duvar arası dizilerinden farklı. Ben böyle bir fark arıyormuşum herhalde. Yeşili, doğanın yeşili Tuba ablamın gözlerinin yeşili, aşkı, tutkuyu, aşkın intikama olan üstünlüğünü izlemek… çok güzel. aasiii / 23 Aralık 2007 ![]() CanKuşu / 23 Aralık 2007 ![]() Ayrıca kıyafetleri bana çok hoş gözüküyor. o işi yapan birisi için son derece güzeller. Rolü ile tarzı uyumlu... ama bu doğum gününde de öyle giyinmeli demek değil elbette. Hemen hemen hepimiz, fragmanda, gelen kim sorusuna takılmışız. İzleyeli 2-3 gün olduğu için çok net yorumda bulunamayacağım. Asi, o sahnede birisine yakalanıyorsa, yani duyduğu bir sesten falan tedirginlik duymadıysa, yakalandığı kişi, utanacağı bir kişi değil. Yüzünde utanç ifadesi yok... sadece şaşkınlık ve tedirginlik var. qsawe / 25 Aralık 2007 ![]() Demir yalnızdır tabi… yüreğinde Asi var her zamanki gibi… Asi neden veya nasıl bu kadar karmaşık hale getirdin beni? Seninle dolu yüreğim. Herkese, geçmişe, her şeye rağmen sen. İlk kez yaşıyorum… sevgiyi aşkı bilmezdim. Bu kadar zor, acı ve aynı zamanda sonsuz mutluluğunu. Asi senin gururun, inadın, duru güzelliğin, asiliğin, başarılı oluşun mu beni sana bağlayan yoksa hepsi birlikte sen olduğun için mi bu kadar karmaşık bir yürek bıraktın bende? Sana seni seviyorum diyemem ki. Sonsuz, ilk kez olan duygularıma rağmen daha kendime bile itiraf etmemişken diyemem… ama seni gözümden bile sakınırken niye bu kadar karmaşık sensiz bir yürek bıraktın? Bilmez misin tüm inadına, tüm gururuna, her şeye rağmen sensizlik en zoru, en çıkmaz sokaktır… bilmezsin belki de çünkü sen Asiiiiiiisiiiin. tuba-ece / 25 Aralık 2007 ![]() Niye çıktın karşıma Nefessiz kaldığım anda Gözlerimin gördüğü tek güzellikti... Bu alabildiğine Asi doğa. Ve tek dostumdu benden aldığın Rüzgar… Doğanın koynunda masumdum Rüzgarın yanında güvendeydim Ta ki gözlerin gözlerime değince kalbim seni umutsuzca sevince... Artık aşkın tutkusuyla kirliyim gözlerinde tehlikedeyim. Şimdi ne ben artık masumum Ne de sensiz mutluyum kırgınım, üzgünüm, yorgunum ama tek gerçek seni seviyorum gururum, yalnızlığım ve sen hayatta tek umudum. magicalrose / 25 Aralık 2007 |

![]()
usayken
![]() Aysem 25 aralık 2007 ![]() aasiii 25 aralık 2007 ![]() YELDAA / 26 Aralık 2007 ![]() Yeni bir fragman daha çıktı. Demir Asi’ye kendini anlatıyor. Artık bambaşka bir Demir var diyor ve bunun gibi harika sözler. Müsaadenizle ben bir kalp ilacımı içeceğim! Bu arada Demir zorla götürürken “madem böyle istiyorsun” diyor. Tabi bizim kız durur mu? O da “ne yapıyorsun” diyerek itiyor. Hani anlatılmaz yaşanır derler ya bu da öyle bir şey. İzlemeniz gerek çok güzel bu fragman. Sevda123 / 26 Aralık 2007 ![]() Demir itiraflarda bulunmuş bayağı. Asi’de yanına gelip öyle güzel izliyordu ki, belki de Asimizi ilk kez böyle göreceğiz, içi gitmiş gibiydi. Demir Asi’yi kaçırırken, başka türlü olmuyorsa böyle olacak diyordu. Asi de itiyordu onu arabaya binmeden önce… çok tatlılardı. Yani bayağı bir itiş kakış vardı… da… biz bundan niye böyle hoşlanıoruz! Anlamadım? Sadist miyiz neyiz? Heyecandan aklıma hepsi gelmiyor. Ayrıca kalp ilacınız varsa ben de isterim… pearLL / 26 Aralık 2007 ![]() İnsan her zaman kendine tarafsız bakamıyor, bu cok zor... Hele içinde yıllarca öfke biriktirdiyse... Buraya ilk geldiğimde bildiğim bir Demir vardı, simdi onu tanıyamıyorum... Öfkenin pençesinde oyuncak oldu sanki... Evet arkadaşlar işte Demir’in itirafları ve Asi’nin de haklı olarak yumuşaması ama son sahnede kim geliyor bence hala meçhul, onu ancak izleyince öğrenebileceğiz. pearLL / 26 Aralık 2007 ![]() Bu ikisi bütün günü deniz kenarında geçiriyor, İhsan da kız kayıp ortalarda yok diye her yeri araştırıyor baktı ki bulamıyor en son Demir'in çiftliğine gidiyor ama onlar çiftlikte değil deniz kenarında başka alemlere akma peşindeler. sude9 / 26 Aralık 2007 |

![]()
Busy / 07.09.2010
![]() Fragmanda “Asi” diye bağıran İhsan Bey ama onları gördüğü için değil Asi’yi aradığı için bağırıyor ve onlar bu ses üzerine irkiliyorlar… yani bence onları kimse görmüyor. yorumcu1 / 26 Aralık 2007 ![]() Yakalansalardı tepkileri bambaşka olurdu. Ayrıca salıncakta Demir’in hayalinin kurmaya da cesaret edemezdi Asi. Defne babasının Demir'e gittiğini söylediğinde Asi üzülüyor, çünkü o da boş değil! Bundan sonra her şey çok farklı olacak. aasiii / 26 Aralık 2007 ![]() Tabi ki İhsan Bey Asi ve Demir'i görmüyor, iki sahne ayrı günlerden de olabilir, aynı günde olabilir. Asi ve Demir deniz kıyısında, zor bulur İhsan Bey geçmiş olsun. Alexia / 26 Aralık 2007 ![]() magicalrose / 26 Aralık 2007 ![]() eleren / 26 Aralık 2007 ![]() sude9 / 26 Aralık 2007 ![]() Bir de frangmanda dikkat ettiyseniz Demir’le konuşurken İhsan Bey Asi’yi Demir’in elinden alacağı korkusu var. ebrumm / 26 Aralık 2007 ![]() qsawe / 26 Aralık 2007 |

![]()
TITIGIRL / 03.10.2010
![]() eleren / 27 Aralık 2007 ![]() İhsan para bulacağım diye kötü yollara düşecek. Asi de terk ediyormuş çiftliği, güzel bir gelişme. Kenan da şak diye söyleyecek herhalde Asi’yi beğendiğini. Eeee adam hem çok zengin hem de akrabaları. Cemal Ağa ve de Neriman bence Asi’nin bu adamla olması için çok çabalayacaktır. Demir’in Asi’ye çok aşık olduğu belli onu gördük de Asi’de daha göremedik. Ya daha aşık değil tam anlamıyla ya da Demir’e aşık olmak istemiyor olabilir. Demir’in Asi’yi kıskanmasını izlemek çok zevkli olacak telefe / 27 Aralık 2007 ![]() İntikam duyguları sönmeye başladı sanırım Demir’in. Ama Asi’yi kaybetmişlik duygusu da var bunun içinde. Asi’yi kazanmak için çok çalışması gerekiyor. Demir de bunun bilincinde olmalı ki teyzesiyle aralarında sorunlar çıkmaya başlamış bile. ebrumm / 27 Aralık 2007 ![]() İhsan yanlış yolda. Bakalım bundan sonra neler olacak? Belki de daha zor bir duruma düşecek. Sonunu pek iyi görmüyorum. Medyum Demir, hemen de nasıl anlıyor. Ben başından beri diyorum, Demir lafta intikam alıyor. O kadar iyi bir yüreği var ki, istese de yapamıyor. Tabii bunda en büyük pay Asi’nin, Asi’ye olan ilgisinin. Ve bence aşka dönüştü. Her geçen gün daha da büyüyecek bu aşk. Demir İhsan’ı uyaracak ama İhsan’ın tepkisi ne olacak merak ediyorum. Demir bence Kenan’ın bu yakınlaşmasını sinir ola ola izleyecek. Aşık adamın gözü kördür... napıcağı belli olmaz. Süheyla yine konuşup duruyordur... daha böyle kavgalar çok olur ama sonu ne olur, bilmiyorum? Herhalde Demir sonunda dayanamaz... Asi’ye olan aşkını haykırır. Sımarık Cadı / 27 Aralık 2007 ![]() Demir’in Kenan’a haddini bildirmesi gerekmiyor muydu? Dediğiniz gibi Demir değişmeye başladı ise içinde Asi’ye olan şeyler gün yüzüne çıkıyorsa, neden buna seyirci kalıyor? eleren / 27 Aralık 2007 ![]() qsawe / 27 Aralık 2007 |

![]()
Ban / 2011
![]() Kerim: Sen anlamazsın, öyle bir duvar örüyorsun ki etrafına, kimseyi yaklaştırmıyorsun. Deneyen bütün kadınların da kalbini kırdın. Demir: Aşk diye bir şey yoktur, Kerim. Kafamızda yarattığımız bir şeydir aşk. Kerim: Hı hı. Bütün insanlık yanılıyor ha Demir. Peki, her şeyin sırası var. Gün gelecek sen de aşka yenileceksin Demir. Bunca zaman direndiğin için de mağlubiyetin çok ağır olacak. O zaman yardım istersen, ben yokum. (Demir gülüyor tabii.) Gül bakalım sen, aşk karşısında sudan çıkmış balığa döneceğin kesin. Çünkü daha önce hiç aşık olmadın. Demir: Bitti mi? Kerim: Bitti. Demir: İyi, aşık olduğumda hatırlat da bir daha konuşalım bunu.
İki saattir 2. bölümde Kerim’le Demir arasında geçen bu konuşmayı arıyorum. Replikler bölümünde de bulamadım. Ben de üşenmedim yazdım. Çünkü o zaman dinlerken de hoşuma gitmişti bu konuşma. Sanırım Demir’in şu anda içinde bulunduğu durumla ilgili en iyi ipucu bu konuşma. Zannımca şu sıralar Demir’in sudan çıkmış balık hallerini izliyoruz, ya da izlemek üzereyiz. Çok zevkli olacağı kesin.
dila_ra / 27 Aralık 2007 ![]() qsawe / 27 Aralık 2007 ![]() Bu dizide de güzel bir hikaye var. Biraz o hikayenin anlamını taşımalı. Aşkı sevgiyi kaybetmeden ama gururla, inatla yola devam... pas.si.on79 / 27 Aralık 2007 ![]() Asi, sırf Demir'i çözmek için, ya da, borçtan kurtulmak için, Kenan'ın ilgisine karşılık verebilir. Kenan ( bu oyuncunun da kaderi her dizide, 2. erkek, istenmeyen erkek olmak... yazık) Asi'nin samimiyetini tamamen yanlış anlaya bilir. Var onda öyle bir potansiyel. qsawe / 27 Aralık 2007 ![]() pas.si.on79 / 28 Aralık 2007 |

![]()
usayken
![]() Ama ebe yanıltmak istediyse eğer belki diziye daha sonra yani şu an ki en önemli konu olan Asi ve Demir aşkı 2.plana düşüp intikam ateşi tekrar alevlendiğinde yeni bir oyuncu katabilirler. crncrncrn / 28 Aralık 2007 ![]() tugi_gs / 28 Aralık 2007 ![]() aasiii / 28 Aralık 2007 ![]() Aslan'ın gözümüze bu kadar sokulması, varlıklı ailenin yanında çalışmak zorunda kalmasının, ahır temizletilmesinin intikamını alacak bir yapıda olmasından, bunca yıldır o ve ailesi, Asilerin yanında karın doyurmuş olsa da, kendini ezik hissettiğini bize yansıtıyor Aslan. Demir artık zengin, doğal olarak teyzede zengin. Aslan eğer teyzenin oğlu çıkarsa, o zengin ailenin imkanlarıyla, tüm yaşadıklarının acısını çıkartırcasına daha da kötüleşecek bir yapıda. Hatta Asi'nin yeni belalısı olması da an meselesi... çünkü Asi O'nu tanıyor ve yapabileceklerini engellemeye çalışıyor. Gücü eline aldığını hissettiği anda bunlar içinde hesap sorabilir. Çarpık düşünceleri olan biri olduğuna göre, aynı kötülükleri, annesine de yapabilir. "Beni terk ettin. Senin yüzünden fakir bir hayat sürdüm. Sen ise zenginlik içinde yaşadın. Beni isteyerek bıraktın!!!!" Bunların hazırlığı diye tahmin ediyorum Aslan'ın bu kadar belli edilmesini. qsawe / 28 Aralık 2007 ![]() Kişilerin yavaş yavaş aşık oldukları dizilerde de, sonunda mutlu bir beraberlik görmek istiyorum. Sonrasını yine izletmelerini istemiyorum. Çünkü yine aile içi sorunlara dönüşüyor ve genel de de taraflardan birine ya da ikisine aşık birilerinin, evliliği bozma çabaları, kötü gösterilen kaynana imajları ile dolu bir hayat izletiliyor. Herkes sorun yaşar hayatında, çözümleri de dizilerdeki gibi olmaz genelde. Yemeğin tuzunun azlığından çokluğundan kavga çıkan bir dizi izlediniz mi hiç... ama evliliklerde bundan bile tartışma çıkar, 3 dakika sonrada unutulur. Asi ve Demir, mutlaka evliliğe kadar uzanan bir süreç yaşasınlar. Ama sonrası bana lazım değil... Ben onları hep mutlu halleriyle anımsayayım. qsawe / 28 Aralık 2007 |

![]()
rozerin / 14.09.2010
![]() karafirtina / 28 Aralık 2007 ![]() Bir genç kız, birisine aşık ama başkasına kaptırıyor, bundan yıllar önce tecavüze uğruyor, hamile kalıyor, evlilik dışı çocuk doğurmak zorunda kalıyor (şimdi bile kabul görmüyor), çocuğunu öldü biliyor, ablası intihar ediyor, şans eseri yeğenleri hayatta kalıyor ve onlara bakıyor (zorunluluk yada isteyerek ama o genç yaşta !!! ). Tüm bunların üstüne, eşinin hastalığı ve ölümü, yeğeninin kolundaki sorun nedeniyle onun psikolojik kaybının telafi edilme çabası…
Süheyla katı ve kinci mi? Hayır, hepimiz kadar öfke dolan biri... Asi'yi ve ailesini sevdiğimiz için, Süheyla bize karaçalı gibi gözüküyor ama onun yaşadıklarını yaşayıp, bunların başınıza gelmesine sebep olan kişiye, elinizde çiçekle gidebileceğinizi düşünüyorsanız, benden çok daha iyi bir yüreğe sahipsiniz derim. Bu nefretini atmayacak demek değil. Her insan, içindeki intikam duygusundan bir gün gelir yorulur. Süheyla da yorulacak ve çok sevdiği yeğeninin isteğini kabullenecek.
qsawe / 28 Aralık 2007 ![]() Şu an çocuğunu bulmaya çalışıyor ama İhsan ona yardımcı olmuyor. Belki de İhsan bile bilmiyordur bu durumu. Onu da hesaba katmak lazım. Hem Süheyla kendi intikamı için hem kendi yeğeninin yani Demir’in canını yakıyor. Tabi Asi’nin de. Yani kendi gençliğinde çekmiş, kendi “benim günahım neydi” demiştir bunları çektiğinde. Peki, Demir’le Asi’nin günahı ne? Onları en azından rahat bıraksın. Ama… kin duymakta haklı, kim olsa aynını yapar. kumralim19 / 28 Aralık 2007 ![]() Asi olmadı Demir bir adet Aslan var elimizde uyar mı sana? GULBEYAZ76 / 28 Aralık 2007 ![]() Selmos / 22 Kasım 2009 |

|

![]()
tugi_gs
![]() Cemal Ağanın bu sözü o zaman da ağlatmıştı beni. Sanıyorum daha çok içimizi parça parça eden bölümlerin ilkiydi bu bölüm. Zaman zaman aşk adına güzel sahneler güzel bakışlar '... rağmen sevmek, sevilmek ' hepimiz gördük. Hem de bir seferliğe mahsus ta değil, her zaman bunu bize gösterecekler belki de ilerleyen bölümlerde de. İstemeden yaşattığı bu üzücü duruma rağmen ben o zamanlar Demir'e daha çok hak vermekteydim. Asi istese vermeyedebilirdi atını diyordum ama şimdi anlıyorum ki kendinden bir parça bırakmak istemiş O da Demir’e. Hele de o uyurken ve de uyandığında Demir'in adeta okşarcasına ve de çamurlara bularcasına baktığı sahneler. Hani üzerinde sadece saman çöpü olduğunu hayal ettiği bakışları. Sonrasında sevincin doğum günü için aynı anda barın önünde arabanın kapısını kapattıklarındaki sahnede bana çok etkileyici gelmişti. Sahiden de sevdiğimiz göz önünde değilse de oralarda bir yerlerde bize baktığını hissetmez miyiz hep. Asi de daha görmeden kalbinin çarpmasından anlamıştı Demir'inin oralarda bir yerlerde olduğunu. Bana göre çok hoş bir ayrıntıydı yakaladıkları. Ceylanlar çıktıktan sonraki Demir'in Asi'yi çembere alıp ta söz almadan bırakmayışı da beni mest etmişti. Gerçi sesi yalvarıyordu ama delikanlılığı da elden bırakmadı kerata. Zaten ben Demir'in körkütük aşık hallerinden çok bu tatlı sert hallerini severdim ve hep te böyle olacak. alina / 22 Kasım 2009 ![]() En zor dönemlerinde bile, aralarında mesafeler, aralarında yıllar varken bile, bedenlerinin birbirlerini arzulaması durmadı onların. Asi-Demir ilişkisinin bambaşka bir boyutu bu konuda. Birbirlerini istemekten hiç vazgeçmediler. ‘bir başkasını’ yok eden bir arzulamaydı. Bir Asi-Demir eşiğiydi bu onların hayatında. Kerim, Defne’den ayrı olduğu yıllarda başka kadınlarla birlikte olmuştur diye düşünüyorum. Bunun için kalıbımı basarım hatta. Çünkü Kerim iyi iyi olmasına ama böyle biri... Defne dahi, platonik kalmak şartıyla bir ilişkinin içindeydi Zafer ile. Oysa Asi-Demir’de... Bala, Zeynep, Leyla, Kenan ve Ali gibi unsurlar yerli yersiz olmuş olsa bile geçmişte asla birbirlerinden başkası olmadı o beş yılda. Sonrasında da olmayacak, hiç şüphemiz yok buna. Onlar boşanmışlardı ama Demir için Asi, Asi için Demir vardı hala. Başkası olamazdı. Asi-Demir onlar için bir standart belirledi. Ondan azına razı olmaları mümkün değildi. Ne mantık evliliği yapabilirler, ne de rastgele ilişkilere sapabilirlerdi. Asi... bir bilmece değildi. Demir'den başkasına dokunabilir miydi ki. Hayatında Demir’den başkası olabilir miydi ki? O baştan beri Demir’indi. Demir’den başkasını da istemedi. Demir... sertliğinde dünyaları barındıran Demir, son dansını Asi’yle seneler evvel yapan Demir… hala yaşama sebebinin, Asi’sinin ellerini tutarken, hiç bırakmamışken... bir başkasına nasıl el verebilir. Uyurken de, uyanıkken de fark etmiyor o arzuya, bu nedenle... İster tek bir saman çöpü olsun Asi’nin üzerinde ister kahya’nın şekilsiz pırtısı... Demir’in Asi’yi utandıran bakışları bitmeyecek. Bize bunu her zaman göstermeye devam edecek. e.min / 22 Kasım 2009 ![]() kıvırcır / 23 Kasım 2009 ![]() Hele ki Cemal Ağa’nın “Gözyaşlarımız gideni uğurlamak içindir” sözleri beni de ağlatmıştı. Demir’in Asi’nin acısına ortak olmak için çabalaması en azından bağırıp çağırarak tepki vermesini beklemesi, onunla konuşmak için çabalamasına karşılık, Asi’nin kanatları olmayan kartal benzetmesi ve Demir avcısına yenildiğini söylemesi çok dokunaklıydı. O an ki Demir’in yüz ifadesi beni çok etkilemişti. Samanların üzerinde uyuyan Asi’yi seyretmesi de çok hoştu. Saçındaki samanı alırken, yüreklerinin birbirlerine aktığına bizzat şahit olduk. Zaten aşklarına şahitlik etmek harika bir güzellikti… onlarla aynı duyguları, heyecanları hissetmek. Bizim kadar dizi kahramanlarıyla birebir yaşayan başka bir dizi seyircisi var mıdır bilmiyorum Ama AsiDemir nasıl tekse biz Asi sevdalıları da tekiz. DemirAsiii / 23 Kasım 2009 |

![]()
usayken
![]() Ne güzel bir deyiştir öyle değil mi sevgili DemirAsiii. Tuncel Kurtiz’in söyleyişi ve vurgusuyla özellikle... benim de gözlerim yaşarmadı desem yalan olur. Tüm kendi gidenlerimizi de hatırlayarak. Asi görünüşte benim hayatıma dair çok az şey taşıyor gibiydi ama sanırım özde her bölümde kendimizden, içimizden, sevgiden çok şey bulduk. Müzikleri dinlerken hala çok zorlanıyorum her seferinde gözyaşlarımı tutmakta... Asi dostlukları tüm dostluklarımız içinde çok özel bir yere sahip olacak. Başka kimsenin kolayca anlayamayacağı bir durum. Belki yakınlarımızın dahi göremeyeceği duygusallıklarımızı bu yolla paylaştık o nedenle sizi çok iyi anlıyorum demek istedim. SerapSU / 24 Kasım 209 ![]() ne kadar çok şey sığmış bir bölüme. hepsi birer bölüm işlenecek kadar dolu dolu güzel konularmış meğer. tekrar tekrar izleyince bir kez daha anladım. (kaçan balık büyük olur derler ya…) hani her bölümden çıkardığımız Asi-özdeyişleri vardı ya, neredeyse bu bölümün tüm ifadeleri birer özdeyiş gibiydi, belleklerimizde yerini alan. ağlatanı ağlatacaksın diyen Cemal Ağa'nın gövde gösterisi gibiydi… Defne… Defne olalı ilk kez iyi bir şey yaptı, pes etmediğin, kendini bırakmadığın için senin adın "Asi" derken… başına gelen her şeye rağmen intikam hırsına yenik düşmeyen İhsan, yalan söylemesini bile beceremedi. Süheyla ile buluşmaya giderken Neriman'ın sorusuna verdiği yanıtta "yeni bıçaklar gelmiş" diyordu ya… doğru aslında hem de ne bıçaklar! iki tarafı da keskin mi keskin bıçak; Süheyla. İhsan'a her sözü, her bakışı, onarılmaz yaralar açacak kadar keskinlikte. muhteşem mozaikler eşliğinde duruma uygun güzel bir şarkı. Zeki Müren'in sesinden… "bir yangının külünü yeniden yakıp geçtin"… mırıldanmaya değer. doğru kelimeleri bulmakta zorlandığım, duygularımın boğazımda düğüm düğüm olduğu sahneler oldu. atın vurulma sahnesi gibi… tetiği çekerek, diyetini ödeyen Demir'in, ata isabet eden kurşundan daha ağır duygularını Asi'nin yüzünden okumak zor anlardı hepimiz için. “insan sevdiğine bunu mu yapar?” derken titreyen Asi'nin sesi gibi... “ben taş mıyım?” diyen Demir'in içinden taşan duygular gibi... duyulan her seste Orantes'i anımsamak gibi… ağaç dalından atını gezdiren Asi'yi görmek gibi… gibi… gibi…
hayalle gerçek arasında gidip gelirsek, bir sakınca olmaz umarım.
en zor anlarımızda, içinden en çıkılmaz durumlarda, bir şeyler olur. bir neden ortaya çıkar hani, farkında olmayız belki yaşarken. bizi içinde bulunduğumuz durumdan anlık bile olsa alıp çıkaran. şimdi yine hayal dünyamızın kahramanlarına dönelim… işte Demir'in çiftliğindeki ağılda da öyle oldu. Asi'yi oraya getiren, mesleki sorumluluk duygusu muydu? yoksa yüreğindeki karşı konulmaz duyguları mıydı bilemem? ağılda… samanların üzerinde yorgunluktan bitap düşüp uyuya kalan Asi… ona sevgiyle bakan Demir… orada… ne öfke… ne hırs… ne intikam duygusu... ne can acısı vardı… tüm bu olumsuz duygulardan arınmış, en yalın halleriyle Asi ve Demir vardı. her şeyin üstesinden gelebilecekleri en güçlü duygularıyla birbirine bakan, çok söze gerek bırakmayan, gerçekten hiç bir farkı olmayan. (ah tanrım… biliyorum imkansızı istemeyi Demir'den öğreneceğiz sonraları ama... şu Asi'ye gönül vermiş kullarını sevindirsen…de hayali gerçeğe dönüştürüversen… çok şey mi isterim...) adını koymadıkları…koyamadıkları…
adet olduğu üzere… hüzünü dağıtma zamanı.
teşekkürler Sevinç, iyi ki doğdun. sayende Asi'nin gözlerinde yine meydan okumayı gördük. Demir'in Asi'den ayıramadığı bakışlarını, her fırsatı değerlendirmesini... Defne ve Kerim'in tatlı kıskançlıklarını…
Taaa Almanyalardan koşup gelen gereksiz akrabamız Kenan'a bir hoş geldin diyelim. sayesinde zarif madam Angel ve Neriman'dan güzel bir künefe nasıl yapılırmış onu öğrendik. ya da yolunuz Antakya’ya düşerse "ferah künefe salonu"na gidilmesi gerektiğini.
nokta koyma zamanı geldi de çattı. koşup geldim, daldan dala kondum. bu bölümden pek çok Asi-özdeyişi çıkar demiştim başlarda, korkmayın hepsini yazmayacağım.
-ağlatanı ağlatmayı öğreneceksin diyordu Cemal Ağa. siz siz olun ona uymayın… -toprağı anlamak bir insanı anlamaktı biraz da demişti güzel Asi. -ama en güzeli İhsan'dan geldi… bataklıkta bir çiçek varsa önce onu görün, sevin, insanları iyi-kötü diye ayırmayın. daha bunun üzerine söz olmaz. naile / 26 Kasım 2009 |
