
![]()
funda
![]() Murat Bey gene harikaydı konuşturdu resmen Demir’in gözlerini, kendisini tekrar tebrik ediyorum. Özellikle Demir’in teyzesine kızdığı bağırdığı sahne müthişti. Bu bölüm beni güldürebilen tek faktör Kenan’dı. Gerçekten beklentilerimin üstünde bir şirinliğe sahipti açıkçası ben soğuk ciddi birini bekliyordum ama böylesi daha iyi olmuş. Barda Defne’ye iltifat edip Kerim’i çatlatması ve arkadaşlarına Asi için hoş kız ama biraz soğuk demesi çok şekerdi. Müzedeki İhsan-Süheyla diyalogları çok etkileyiciydi her ne kadar Süheyla’yı sevmesem de İhsan Bey bana yetti. Asi’nin işten ayrılacağı kesin gibi bir şey sanırım babasıyla konuşmasının gösterilmemesi ve İhsan Ağa’nın o konuşmadan sonra hemen birlikte çalıştığı arkadaşını aramasını başka bir şeye yoramadım ben açıkçası... Bu bölüm beni şaşırtan diğer unsur ise aslandı, o matrixten fırlamışlar gibi duran hali halaa gözümün önünde ama yakışmıştı yani. Asi’nin atına da nedense hiç üzülemedim halbuki ağlayacağımı falan düşünüyordum ama hiçbir şey hissetmedim açıkçası. Demir’in vicdan azabı Beni daha çok etkiledi. merve_polat / 15 Aralık 2007 ![]() Demir çok pişman ve yaptıklarından dolayı çok acı çekiyor. Aşk acısı ve pişmanlık acısı Demir’i perişan etti. Onu uyurken, çalışırken, partide otururken seyretmekten çok zevk alıyor. Ne kadar kızgın olursa olsun Asi’ye bir bakması mutluluk hapı gibi oluyor. Asi’nin kararı artık çiftlikte çalışmamaktan yana. Bunu Demir’e söylediği zaman tepkisi ne olacak? Borcu öne sürecek veya sözünden döndün martavalları sayacak. Onu döndürmeye veya onu çiftlikte tutmaya çaba gösterecek. Ama Asi bu… kararı verdi mi, dönmez. narima / 15 Aralık 2007 ![]() sayosh / 15 Aralık 2007 ![]() Enerji projesiyle de, Demir ve Asi tekrar birlikte çalışmaya başlayacak. Belki bu proje sayesinde, Asi'yi daha farklı kıyafetler içinde de görebiliriz. Bir şekilde Kenan da bu projeye dahil olacak. Kenan, Asi ve Demir birlikte çalışacak . Kenan, Defne'ye ettiği iltifatların benzerlerini Asi'ye de edecek Ama Demir Kerim kadar soğukkanlı olamayacak Alexia / 15 Aralık 2007 ![]() Süheyla ve İhsan’ın müzede buluşması saçmalıktı. Dışarıda kordon boyu yürümeleri, İhsan’ın arabaya kadar uğurlaması beterin beteri var dedirten cinstendi. Süheyla da bülbül gibi şakırmış eskiden, “beğenir miydin?” diye sormaz mı? Resmen gırtlakla daha iyi. Kızlarına yapmadığı kalmıyor İhsan’ı görünce yelkenleri indiriyor. GULBEYAZ76 / 15 Aralık 2007 |

![]()
DNZLB / 10.08.2009
![]() Öncelikle at benim en sevdiğim hayvanlardan biridir. Hem insanlara yakınlığı, hem asaleti, hem güçlülüğü ve tüm diğer özellikleriyle çok muhteşem bir yaratıktır. Asi için atının önemi ise dizinin son 2 bölümünde her fırsatta bize anlatıldı. Buraya kadar tamam. Ama dün akşamki bölümün 2.reklam kuşağına kadar, yani sürenin yarısından fazla atını kaybetmiş Asi'nin acısını izledik. Asi Defne ile, dedesi ile evdeki yardımcı Hanımla (Aslan'ın annesi), babasıyla dertleşti, ağlaştı. Kahır, acı, ıstırap doldu. Bana baygınlık geldi. Anladım, şu ana kadar Demir mağdur (annesinin intiharına sebep olunduğu için) Asi suçlu gösteriliyordu. Şimdiden sonra Asi mağdure, Demir suçlu gösterilsin. Demir Asi'ye yaptığı şey yüzünden kendini kahretsin, vicdan azabı ve pişmanlık duysun, bu biçimde Asi'ye duyduğu aşk dozu artsın amaçlı bir kurgu. Ama bu kadarı da fazla.
Dizideki zamanlar nasıl geçti, kaç saat oldu, gün döndü mü, aradan aylar mı geçti anlamak mümkün değil. Eminim forumumuzun yaş ve akrabalık ilişkileri uzmanı Sevgili Alexia bile bizleri bu konuda aydınlatamaz
Asi'nin giyimine, kuşamına yorum yapmaktan vazgeçtim artık. Olmuyor... Ama dalga geçer gibi, üstü başı samanla kaplı kıyafetinin bir anda samanlardan temizlenmesi bana pes dedirtti, üstüne üstlük, ahırdan çıktığı kıyafetlerle bara gitmesine bende laf etmeden duramayacağım. Neriman Hanım sabah kahvaltı sofrasına bile kulağında sallantılı inci küpeler, boynunda kocaman kolyelerle otururken, kızını bara yolluyor ve sadece ayakkabısını değiştirmesi gerektiğini düşünüp, alelacele eline bir torba tutuşturuyor Asi'nin. Bu bölümde beni etkileyen sahne, aslında sahne değil an: Aslan'la Süheyla'nın karşılaştıkları andı. Bence onlar ana-oğul. Bu durumdan habersizler ve birbirlerine hem nefretle, hem düşmanlıkla, hem korkuyla bakıp, çirkin ve ağır sözler ettiler. Süheyla: Sen hırsız mısın? dedi Aslan'da : Ağzını topla, sen kimsin? diye sordu. O anda içim acıdı Umarım haftaya güzel ve derli toplu bir bölüm olur. Umarım bu bölüm bir geçiş bölümüdür. Asi, Demir'e senin çiftliğinde çalışmayacağım açıklaması yapacaksa, bu bence tekrar olur. Çünkü kaç defadır bu konuda değişen fikirleri dinliyoruz. İzliyoruz. İhsan Bey o yasadışı işleri yapan arkadaşı ile (Bülent'ti sanırım) işe girecekse bu da saçma olur. Çünkü geçen bölüm İhsan benim boğazımdan haram lokma geçemez diye ahkam kesti. Kenan karakterini pek anlamadım. Fikrim yok. Sanırım Asi'yi fiziksel olarak beğendi. ipekaziz / 15 Aralık 2007 |

![]()
rozerin / 14.09.2010
![]() Hikayenin alt yapısının dünya klasiği "Aşk ve Gurur" dan esinlenilmesi, duayen sanatçılarımızın dizide rol alması, M.Yıldırım ile T.Büyüküstün’ün birbirlerine çok yakışmaları ve tabi dizinin Antakya'da çekiliyor olması da benim için cezbedici... bu nedenle dizinin tüm bölümlerini dvd ye kayıt ediyorum, arşivliyorum. Gece yatmadan önce bir kez daha izledim... sevdim ben... bu bölümü ciddi bir şekilde Demir karakteri sürüklemiş... Teşekkürler Sevgili Murat Yıldırım. İkinci kez izleyince montaj hataları daha da belirgin olarak ortaya çıkıyor. Dün gecede yazmıştım kurguda da problem var. Ama montaj en büyük sorun. bu hafta bölümün yetişememesi gibi bir durumla mı karşı karşıya kaldılar bilemiyorum fragman bile üç taneydi? Montajcı kardeş… lütfen dizimizi katletme! Yine bazı arkadaşlarımızda yazmıştı ama Asi büyük bir ihtimalle senetler karşılığında Demir'in yanında çalışmayacağını söyleyecek... Demir'de Asi'nin Enerji işinde çalışması karşılığında Cemal Ağa'yla ortak olacak gibi görünüyor... Demir dizideki tüm karakterlere karşı güçlü olmalı, aman ha Demir'in karizmasına çizik attırmayın Sayın Senaristler. Kenan aynen kitapta olduğu gibi Asi'yle evlenmek isteyecek... Demir'i bu sahnelerde izlemek cidden çok keyifli olacak. Ama ben Leyla'nın da acil olarak diziye dahil olmasını istiyorum... Asi'nin de artık kıskançlıklarını izlememiz lazım. Ha bu arada işadamı Kenan'da Demir'i işle ilgili sıkıştırmaya çalışabilir. Dün akşamki bölümde Süheyla Cep telefonundan İhsan Ağa'yı aradı ya yıllar sonra onun cep tel numarasını nereden biliyordu? brnnn / 15 Aralık 2007 ![]() GULBEYAZ76 / 15 Aralık 2007 ![]() aasiii / 15 Aralık 2007 ![]() nedim_bahar / 15 Aralık 2007 ![]() Neslihan17 / 15 Aralık 2007 ![]() magicalrose / 15 Aralık 2007 ![]() Bu lafa çok dikkatli baksın herkes bence O evden annesinin üzerine hırsız diye iftira atmışlar Demir’in O bebek yüzünden Demir böyle ve meleğin bir kanadı kırık Bu Yusuf Ağanın yatacak yeri yok! nurche / 15 Aralık 2007 ![]() aasiii / 15 Aralık 2007 |

![]()
usayken - MBC
![]() aasiii / 15 Aralık 2007 ![]() GULBEYAZ76 / 15 Aralık 2007 ![]() forever_bim / 15 Aralık 2007 ![]() aasiii / 15 Aralık 2007 ![]() Reytingler süper, bu sefer iki kategoride de ikincilik gelmiş. Diğerlerine nazaran temposu daha düşük olsa da... sude9 / 15 Aralık 2007 ![]() ![]() Bu olay gece bunlar yatmadan önce olmuş olmalı. O zaman da babanın, onca saat evde beklemesi saçma bence. aasiii / 15 Aralık 2007 ![]() nurche / 15 Aralık 2007 ![]() sude9 / 15 Aralık 2007 ![]() znr / 15 Aralık 2007 |

![]()
funda
![]() Süheyla hala aşık. İhsan evli ve boyu kadar çocukları olduğu icin gizlemeye çalışsa da hala Süheyla’nın izleri var. Neriman’ı nasıl acele ettirip her zaman olduğu gibi vaktinde gitmeye çalıştı… çok sevmişler anlaşılan! Bugün o kadar çok yorum yazılmış ki, henüz onları okuyamadan reytinglerle ilgili bir-iki şey söylemek istiyorum. Eldeki verilere bakarsak bence bu reytingler olağanüstü. Dizi ile ilgili hemen hiç reklam yapılmıyor. Doğru dürüst ne bir röportaj yapıldı, ne de diziyi tanıtım amaçlı bir şeyler yayınlandı. Hikayede sansasyonel, polemik yaratıcı, entrikalara dayalı hiç bir şey yok. Buna rağmen alınan sonuçlar gerçekten çok iyi. Demek ki insanları derinden etkileyen bir yani var yapımın. Bence oyuncuların da büyük etkisi var bu sonuçlarda. Ya da hepimiz ağırdan akan, duyguları daha on plana çıkaran, yormayan, yıpratmayan hikayeleri özlemişiz. Arka fondaki pastoral güzellikleri de unutmadan. Neyse fazla uzatmadan diyeceğim o ki, hep eleştirdiğimiz bir-iki şeye de özen gösterilirse, hikaye biraz daha yan karakterleri de kapsayacak şekilde yayılırsa hakikaten bu sezonun, (üstelik hiç çaba harcamadan) en başarılı dizisi olabilir Asi. denizim_ 15 Aralık 2007 ![]() Süheyla böyle diyor. Dengi olmayan birinin kendisini seveceğine. Umduğu şeyin olmadığını da biliyor, İhsan'ın onu sevmediğini. Yani istediği gibi sevmediğini. Fakat İhsan'ın bu derece yakın olmasına şaşırdım gerçekten. sude9 / 15 Aralık 2007 ![]() nurche / 15 Aralık 2007 ![]() Süheyla ile Aslan’ın karşılaşmaları pek hoş olmadı. Süheyla hırsız kimliğini taktı hemen oysaki önceki bölümde Cevriye’ye hırsızlığı o yaptırmıştı. CanKuşu / 15 Aralık 2007 ![]() nurche / 15 Aralık 2007 ![]() sude9 / 15 Aralık 2007 |

![]()
DNZLB
![]() merveve / 15 Aralık 2007 ![]() Yorumları ve tahminleri okumak diziyi seyretmek kadar tutku oldu benim için. yıldız3 / 15 Aralık 2007 ![]() Demir'i de beğeniyorum. Çok güzel bakıyor. Duyguları bana bir seyirci olarak direk geçiyor. Ciddi ciddi ekran başında heyecanlanıyorum. Fakat şimdiye kadar teyzesinden ve geçmişte yaşadıklarından dolayı Asi’ye birkaç kez yanlışlar yaptı. Onları unutmadım. Unutamam da. Aslında Asi'nin atını teyzesinin baskısıyla, onlara bir nevi iyilik yapmak için aldı ama olmadı. Asi çok acı çekti. Biraz da Demir acı çeksin istiyorum. Bence Asi Demir’e artık çiftlikte çalışmayacağını söyleyecek ve pes edecek. Bunu önce babasına söyledi. Steella / 15 Aralık 2007 ![]() Yufka yürekli Demir'im benim. Çocukken acı yemiş, kaşarlanmış yürekli Demir'im benim... Ana sevgisi gibi Asi… Aşkı da Asi de bulacak… her şey Asi de... SONAY T. / 16 Aralık 2007 ![]() Demir’in Asi’yi gördüğü an giren fon müziği harikaydı anda yine Demir'in kendini göstermek için hızla arabanın kapısını çarpması, ünlü modacının harika tasarımını giyen Asi'nin o heyecanla garsona çarpmaktan son anda kurtulması.(Refleksi iyi olmasa kıyafeti kirlenecekti. ) ) Onlar bakışırken bir de şu Kenan girmeseydi araya daha iyi olurdu. Sanırım ben Asi'nin yerinde olmak istiyorum. sevda123 / 16 Aralık 2007 ![]() İkinci bir ihtimalde senetlerin karşılığını mimar Kenan Bey’imiz öder mi? Öderse borç olarak mı öder? Yoksa karşılığında Kozcuoğlularından bir şey mi ister? kardelen2086 / 16 Aralık 2007 ![]() YONCA_ÇINAR / 16 Aralık 2007 ![]() znr / 16 Aralık 2007 |

![]()
funda
![]() Demir'den Asi'ye Yeşil pencerenden bir gül at bana; Işıklarla dolsun kalbimin içi. Serenad-Ahmet Muhip Dranas gerçek_aşk86 / 16 Aralık 2007 ![]() Örneğin, gururlu ve adaletli, İhsan bir seferde karısına iki defa yalan söyledi. Yalanı söylerken de hiç de kızarıp bozarmadı.
Süheyla’yla buluşmaya gittiğini rahatlıkla Neriman’a söyleyebilirdi. Söylemesi içinde geçerli sebepleri vardı. Defterin çalınması, kızlarına ve karısına hor davranıldığı için, hesap sormaya gittiğini söyleyebilirdi. Ama yalan söylemeyi yeğledi.
İkincisi kizinin kararını yine Neriman’la paylaşmak istemedi. En nihayetinde ikisinin de kızı, aile içi kararlar bence anneyi de babayı da ilgilendirir. Bunu da yalanla geçiştirdi. Kaç senelik evli hanımına yapmamalıydı. Buluşma müze dışına taştı (yürüyüş yapmaları). Çok anormaldi! Bence İhsan da ailesini (kızlarını) Süheyla’ya ve yeğenine karşı savunabilirdi, yapmadı. Eski anıları tazelediler. İkisi de aşklarını dile getirdiler. İhsan’ın kahyası ve ailesi bir tuhaftı. İhsan’ın buluşmaya gideceğini duyunca kahyanın etekleri tutuştu. Çok korktuğunu belli etti. Nedenini daha çıkaramadım. Kızı Sevinç resmen yemekte Aslan’ı kışkırttı. Bir de Doğum gününe arabaya binip giderken arkalarından bakan abisini davet etmeyen partide görünce hemen gösterişten sitem etmeye başladı. Sevinç’i şimdiye kadar hep iyi bilirdim, yanılmışım. İkiyüzlü gibi. En son Deir beni hayal kırıklığına uğrattı. Neydi hali öyle! Başı dik duran, herkese meydan okuyan Demir gitmiş yerine itilen, kakılan Demir gelmiş. Asi onu tokatlasa da yere yatırıp tekmelese de gıkı çıkmaz haldeydi. Anlıyorum, bir cana kıydı ama isteyerek olmadı. “Hayvanlarla insanların aynı kefeye konmayacağını”, haklı sebepleri olduğunu yalnzı bulduğu bir ortamda “çok yorgunsun” diyeceğine Asi’ye hoş bir dille anlatabilirdi. Bu bölüm resmen Asi’nin kuyruğundaydı. Asi kükredi, Demir pustu. Pelikan/ 16 Aralık 2007 ![]() ohanges / 16 Aralık 2007 ![]() narima / 16 Aralık 2007 |

![]()
usayken
![]() Beğendiğim bir dizi bu... Özellikle günümüzde geçmesine rağmen televizyon, bilgisayar vs. gibi teknolojik görüntülere bulanmaması, minimum düzeyde diyalog içermesi, gürültü, trafik, bağırış çağırış yerine sessizliği ve sükuneti yansıtmasını seviyorum. Tarla, peyzaj, doğa, hayvan görüntüleri şehir ortasında yaşayan biri için oldukça huzur verici, neredeyse gübre kokusunu duyabileceğimiz kadar gerçekçi görüntüleri de seviyorum... Seçilen kostümlerin donuk, toprak renklerini seviyorum, leydi özentisi en süslü Neriman Hanım'ın bile yumuşak bir çizgisi var bunların hepsi iyi... Allah bozmasın, sonuçta milyon dizide olduğu gibi, senaryo hatalarıyla dalga geçer duruma düşmeyelim, Asi bizi bıktırmadan konuyu sakız gibi uzatıp sündürmeden de bitsin diyorum...
Dizinin pride and prejudice (aşk ve gurur) esintili olması kadınları cezbeden en önemli özelliği... Asi ve Demir arasındaki elektrikli gerilim olabildiğince sürdürülmeli bu ilgiyi canlı tutabilmek için... bu nedenle mesela aşk ve gurur'un Keira Knigtley'nin gülmekten rol yapamadığı 2005 versiyonu değil de BBC 1995 yapımı mini dizisini seyredenler hatırlar, Jennifer Ehle ve Colin Firth arasındaki bakışlar, mimikler inanılmazdı. Aynısını bu dizide de görüyoruz çok şükür. Aşk itiraflarına, evlenme tekliflerine rağmen fiziksel yakınlaşma hemen hiç olmuyordu, hatta dizinin son sahnesine kadar öpüşme de yoktu ve insanları çeken tarafı da bu umutlu bekleyiş aslında... Seyredenler moonlightning (mavi ay) dizisinde de aynı heyecanlı gerilim olduğunu hatırlayacaklardır. O zamanlar Bruce Willis ve Cybil Shepherd'ın ne zaman öpüşecekleri üzerine iddialara girilir, anketler yapılırdı dergilerde... Ve iki yapımı da unutulmazlar arasına sokan bence bu öpüşme zamanının bir beklenti, bir ulaşılmaz hedef olarak çok ileri atılmasıydı... Umuyorum Asi'de de bu süreç mümkün olduğunca uzun tutulur... Kaçamak ya da yanlışlıkla olsa bile öpüşme için çok erken diye düşünüyorum. Çünkü açıkçası beni asıl çeken bu gerilimi izlemek...
edguer / 16 Aralık 2007 ![]() siyah-beyaz / 16 Aralık 2007 ![]() Asi çok rahattı Demirle konuşurken. Bir de Demir’e konser bitsin ondan sonra konuşuruz demişti ama şarkıda "eğer beni seversen" bölümünü duyunca Demir aklına gelip konuşmayı öne alması da güzeldi... Farkında mısın bu hafta Asi Demir’in her bakışında neden öyle bakıyorsun diye sormaya başladı. Yani aslında bir şeyler duymayı bekliyor gercek14 / 16 Aralık 2007 ![]() özge:(:( / 16 Aralık 2007 ![]() Ayrıca Asi’nin Demir’i Aslan’a karşı korumasını da unutmamak lazım. Partiye giderken arabada Aslan’ı nasıl da susturdu. Ben şaşırdım kaldım. Diyorum ki bu aşk karşılıksız değil. Sürekli birbirlerine bakıyorlar ve birbirlerini keşfetmeye çalışıyorlar. narima / 16 Aralık 2007 |

![]()
nur(g) / 08.05.2011
![]() Gelelim dizinin muamma kısmına... Benim düşüncem Süheyla'nın çocuğunun Yusuf Ağa'dan olan Aslan olmadığı... Lost teorisyenleri kadar olmasa da meselenin bu kadar basit olmadığını düşünüyorum. Öncelikle Aslan gayet Ökkeş’in oğlu olabilir ancak 2 kardeşin benzemez olması rastlanmayan bir durum değil. Aslan, hayata bir öğrenci olarak okumamış, babasının çiftlik kahyası ve sağ kol olduğu bir ortamda erkek çocuğu bulunmayan çiftlik sahibi tarafından ayrıcalıklı muamele görmek istemiş ancak bunu bulamamış biri. Diğer yandan parasızlık, çiftlik işlerinin geleceğindeki belirsizlik, haksızlık duygusu ve ben iyisini bilirim dürtüsü Aslan’ı isyankar ve sinirli yapıyor. Asi'ye duyduğu ilgi yanında biraz geç kalmış ergenlik sıkıntıları da yaşıyor olabilir. Ama Aslan aslında koruyucu ve dürüst biri, ben bu kadar parasızlık edebiyatı yaparken masada gördüğü desteden bir iki tane çekmesini beklerdim en azından. Diğer yandan Yusuf Ağa'dan hamile kalması için Süheyla'nın büyük ihtimalle tecavüze uğramış olması gerekir ki böyle bir beyanı yok, sadece hamile kaldığını söylüyor. Bu da İhsan'a duyduğu karşılıksız aşk nedeniyle yanlış bir karar verdiği ve çiftlikten herhangi biriyle biraz fazla yakınlaştığını düşündürtüyor bana. Bu durumda herhangi bir çiftlik çalışanının hamile kalması neden problem yaratsın diye düşününce Asi Süheyla benzerliği kafamı kurcalıyor. Benim aklıma gelen Süheyla'nın aslında Yusuf'un gayrimeşru kızı olduğu... Yani Yusuf Süheyla ve Emine’nin annesine tecavüz etmiş olabilir ve asıl büyük sır budur... Bu durumda Süheyla'nın İhsan'a olan ilgisini farkeden Yusuf Ağa bir de hamile kalan Süheyla'yı görünce bebeğin İhsan'dan olduğunu sanıp paniklemiş olabilir. Bu nedenle Süheyla'nın 17 yaşında ve hamileyken kendi başına yaşayamayacağını varsayarak Emine ve ailesini herhangi bir bahaneyle uzaklaştırma yolunu seçmiştir. Emine’nin ayrılmak yerine intiharı seçmesi işleri karıştırmış böylece sağlıklı doğan bebek öldü denilerek ayıbın üstü kapanmaya çalışılmıştır. İhsan'ın da Ökkeş’in de bütün bunlardan haberi olmadığını düşünüyorum.. Süheyla'nın bebeği herhangi biri olabilir, şu anda kim olduğu da çok önemli değil aslında... diğer yandan Asi'nin halasına benzerliği de böylece mümkün olabilir... edguer / 16 Aralık 2007 ![]() Ayrıca Neriman Hanım Demir’in annesinin kovulma zamanını ve intihar olaylarını da pek bilmiyor, teyzeyi tanımadı bile. Demek ki o sıralarda İhsan Beyle evli değillerdi. gerçek / 16 Aralık 2007 |
