
![]()
funda
![]() znr / 16 Aralık 2007 ![]() İkisi aynı anda kapıdan girdiklerinde önce Demir’e baktı. Demir çok sakin ve direkt gözlerine bakınca bir şey demedi. Sanki gülümser gibi oldu ve partiye katıldı. narima / 16 Aralık 2007 ![]() Manga17 / 16 Aralık 2007 ![]() Riyankaa / 16 Aralık 2007 ![]() Kerim orda çok sönük baktı. Düşünsene Asi ve Demir birlikte olacak (hatta şuan ki durumda bile yapsa) ve Kenan o lafı edecek, Demir parçalar vallahi. Kerim çok tepkisiz kaldı bence. yaren.yaren / 16 Aralık 2007 ![]() lawinia / 16 Aralık 2007 ![]() Demir, anında girişmiş ve adamı kapının önüne koymuştu. Kerim Bey aşktan anlıyorum diyor ama Demir kadar anlamıyor. Adam bakışları ile bitiriyor işi. Kerim Bey yalnızca bakıyor, aksiyon yok. narima / 16 Aralık 2007 ![]() znr / 16 Aralık 2007 ![]() "Kimsin sen? Ne diyorsun? "gibilerinden bir de şey "Şimdi bir şey demiyorum ama 2.sefere sen görürsün" der gibi oldu bence. Riyankaa / 16 Aralık 2007 |

![]()
usayken
![]() yaren.yaren / 17 Aralık 2007 ![]() gamze_yy / 17 Aralık 2007 ![]() gülendam83 / 17 Aralık 2007 ![]() Çok merak ediyorum Demir Asi’ye deli gibi aşık olduğunda ve artık bu aşkı gizleyemediğinde nasıl davranacak. Belki zaman gelecek kimseyi hiçbir şeyi görmez olacak. İntikammış, birisi görürmüş falan bunları hiç düşünmeden herkesin içinde aşkını söylemesini çok isterim. Süper olurdu böyle sahneler Yani Demir gibi sert ve aşka inanmayan birisinin nasıl aşık olduğu! medsul / 17 Aralık 2007 ![]() Hani boğulmaktan kurtulmasını anlatıyordu Asi Defne’ye. Defne ''korktun mu ''dedi. Asi de ''belimden yakaladığında korktum'' gibi bir cevap verdi. Bence o söz çok derin manalar içeriyordu. Yani sanki kaderinde Demir’in yeri olacağını hissetmiş Asi'miz, değil mi? aasiii / 17 Aralık 2007 ![]() Melek’in dediği gibi Demir çok değişti Antakya’da. Artık aşık Demir nasıl davranır, bunu ileride göreceğiz. Ama bizleri ve özellikle Kerim’i şoke edecektir buna emin olabilirsizin. Kerim, hayatında hiç Demir’i böyle görmeyecektir. Aşık olmaya değer bir kadın çıkmamış ki karşısına. Onun dişine uygun, inatçı bir tek Asi var. Onun adı bu yüzden asi. Demir’in ismi de, demir gibi olduğu için Demir. Birbirini böyle çeker. Ateş ile barut gibi. narima / 17 Aralık 2007 ![]() cave77 / 17 Aralık 2007 ![]() ^^naz^^ / 17 Aralık 2007 |

![]()
GULPEMBE72 / 12.01.2008
![]() Kuvvetli görünüyor bu ihtimal ama seyirciyi şaşırtmak isteyebileceklerini de unutmamak lazım. Ayrılmak yerine bizi pes ettiremezsiniz, yıldıramazsınız, istediğinizi elde edemeyeceksiniz deyip işe devam kararı da alabilir. Neticede hala 2 senet var. Bunları ödeyecek imkan da yok. Bunca çalışmışken bu uğurda atını bile vermeyi kabul etmişken sude9 / 17 Aralık 2007 ![]() kumralim19 / 17 Aralık 2007 ![]() Kenan dahil olmak üzere orta doğu ve balkanlarda Demir kadar yakışıklı karizmatik ve çekici bir adam daha yok… merve_polat / 17 Aralık 2007 ![]() sude9 / 17 Aralık 2007 ![]() Ama İhsan, kızının Demir'in yanında çalışmasındansa, haram para yemeyi kabul ediyor. Gerçi başka bir seçeneği de yok, Asi ayrılmaya karar verdi, İhsan'ın da bu durumda borcunu ödemekten başka şansı yok. Konserde iki aile buluşacak, konserde TSM konseridir. Süheyla ve İhsan da, gözleri dola dola, geçmişi yad edip, birbirlerine kaçamak bakışlar atarlar. Alexia / 18 Aralık 2007 ![]() Alexia / 18 Aralık 2007 ![]() Kızlarına bunu tavsiye eden, bu şekilde yetiştiren İhsan'a haksızlık ettiğinizi düşünüyorum. Hataları vardır, yanlışları vardır, hangi insan kusursuz ki ama bu şekilde düşünen ve bu şekilde çocuk yetiştiren bir adam yanlış bir insan değildir. Hoş başına gelenler yüzünden çocuklarını böyle yetiştirdiği için hatalı görüyor şimdi kendisini ama en doğrusunu yaptığı ortada. Babası ile mukayese bile edilemez İhsan. sude9 / 18 Aralık 2007 |

![]()
usayken
![]() Karısından her şeyi saklayan bir eş! Neriman ısrarla rica etmesine rağmen, işim var diyen Nereye gideceğini söylemeyen Süheyla Hanım ile telefon görüşmesini yaptıktan sonra, kendisine şöyle bir çeki düzen veren (ceket ilikleme, düzeltme) hatta müzede görüştükten sonra, dışarda dolaşma, madama yakalanma ve gene karısından saklama… Hatta çiftlikte olup bitenden herkesin haber var, bir tek Neriman’ın yok. İhsan – iyi bir eş? Bilemeyeceğim! Yusuf Ağa’yı bilmiyoruz, sadece tahmin ediyoruz. İhsan, çocuklarını iyi yetiştirmiş ki bunu tek başına yapmamıştır. İhsan’ın hoşuma gitmeyen tavırlarını yazdım. Düşünün bir kere, bilmem kaç senedir evlisin, nasıl ve neden evlendiğini daha önce Cemal Ağa’mızdan duyduk. Dört tane yetişkin kız çocuğun var ve sen Süheyla Hanım ile müzede buluşuyorsun, bunu karından saklıyorsun. Sokaklarda dolaşıyorsun, bu kadar tanıdık birisi olarak muhakkak gören olacak ve konuştuktan sonra gene karına söylemiyorsun ki vakti çoktu, ortam vardı. En son olay, Asi babası ile konuşuyor, Neriman normal olarak soruyor, ne istedi senden diye, bunu gene saklıyor… Gene soruyorum… İyi bir eş? Ben almayayım. *Sultan* / 18 Aralık 2007 ![]()
Süheyla ile buluşmasına gelince, neticede aşık buluşması değil kaçamakta yapmıyor. Süheyla defteri çalmaya çalıştı yanlış defteri çaldı bu konu hakkında görüşmek için bir araya geldiler. Neriman ile mutlu bir evliliği var ve geçmişte Süheyla ile arasında olan (aşk değildir kesinlikle, Neriman’a aşık) şeyin şimdi gelip de Neriman ile arasını bozmasından korkuyor olabilir, geçmişte Yusuf Ağa zamanında birçok yanlış olan iş var ve bunları ne kızlar ne Neriman biliyordur, kötü olan bu şeyleri öğrenmemesini istemiş olabilir. İhsan’ın bu yaptığı gizli işler çevirmek değil sadece ailesini korumaktır. Fakat haklı olduğun bir şey var. Kızlara değilse de Neriman'a geçmişte yaşanan tüm kötü olayları anlatması lazım. Sonradan öğrenmesi durumu daha zor bir hale getirir.
sude9 / 18 Aralık 2007 ![]() Can alanın canını alırız lafını söylediğinde sanırım Demir’i korkutacağım sandı. Tabi ki, tahmin ettiğim gibi Demir ters adım atmadı, “Ben buradayım” dedi. Cemal Ağa’mın yüzü nasılda birden değişti. Alışık değil, gencecik bir delikanlı karşı koyuyor. Hoşuna da gidiyordur, belki kendi gençliği aklına geliyor. Süheyla’nın o anki tepkisini çok doğru buluyorum, hatta helal olsun diyorum. Teyze olarak (anne yarısı, hatta ötesi bu durumda, Demir ve Melek, Süheyla tarafından büyütülmüş, yetiştirilmiş), olayı hemen ele aldı. “Demir, senin canını almaktan bahsediyor” dedi ve cemal Ağa’nın arkasından gitti. Biz anlaşalım dedi. Demir’in ‘hayatını’ kurtarmak için, o taşlı toprakları alıp ortaklık teklif etti. *Sultan* / 18 Aralık 2007 |

![]()
xxdxx / 23.03.2009
![]() Bu yüzden İhsan Bey de mükemmel değil. Nasıl diğer karakterlerin hatalarını yazıyorsak, İhsan Bey’in de hatalarını yazacağız İhsan'ın en büyük hatalarından biri, Asi'nin Demir'in yanında çalışmasına izin vermekti. İhsan'ın tefeciden aldığı borçların bedelini Asi ödemek zorunda değildi. Asi Demir'in niyetinin intikam olduğunu bilmiyordu, ama İhsan Bey Demir'in kim olduğunu öğrendiği andan itibaren Demir'in niyetini biliyordu. Demir'in Asi'ye zarar verme ihtimaline rağmen, buna izin verdi. İhsan Bey ne yapabilirdi? Çiftliği kaybederdi ama topraklar hala İhsan Bey’in olmaya devam edecekti. Satardı 3 arabayı, alırdı Antakya'dan bir daire, ailecek mutlu mesut, kimseye minnet borcu olmadan otururlardı, çiftçiliğe de devam ederlerdi. Senden intikam almaya çalışan birinin yanında kızını kul köle etmekten iyidir bence, değil mi ama? Alexia / 18 Aralık 2007 ![]() Daha öncede belirtmiştim. Aşık olmak başka sevmek başka. İhsan Neriman'ı sevdiğini söyledi. Ama acaba aşık mıydı? Cemal Ağa'nın hem Yusuf Ağa'ya hem İhsan'a yalvardığını biliyoruz. Aşık olan adama neden yalvarsın Cin Cemal. Bunlar bendeki soru işaretleri. Her an ters köşe olabiliriz.. Ayrıca İhsan'ın Neriman'dan Asi'nin kararıyla ilgili gerçeği saklamasını da kınıyorum. Bize izletmeyebilirlerdi verdiği cevabı ama İhsan yok bir şey demeyi uygun buldu. Ağustos Böcüğü / 18 Aralık 2007 ![]() Demir’in geçmişte olanları öğrendiğinde, İhsan Bey’i hedef aldığı için kendinden utanacağını ve her şey düzeldikten sonra çok güzel bir kayınpeder-damat ilişkileri olacağını düşünüyorum. fatma-1721 / 18 Aralık 2007 ![]() Sude9 / 18 Aralık 2007 ![]() TUBASİ / 19 Aralık 2007 |

![]()
usayken
![]() Senny / 19 Aralık 2009 ![]() Birbirlerini çok sevmelerine rağmen başkalarının günahları, diğerlerinin utançlarıyla düşman düşerler. Kaçtım o bakıştan, o aşktan... bunu bilir ayrı düşen aşıklar. Asi, ruhları kor ateşe döndüren intikamın hikayesi. Dokunduğu yeri yakan bir sırrın. “Hangi ayrılık unutulmaz ?” diye fısıldar bu sırrı dillendiren ses. “Bir annenin süt kokulu bebeğinden zorla koparılışı mı ?” cevabını verir aynı ses. Geçmiş neleri neleri fısıldar... Yasak meyveyi dişleyen Adem’le Havva’nın cennetten kovuluşu gibi bir günah uğruna var olduğu topraktan sürülenleri. Yoksulları. Yoksulluğuna çare bulamayıp çocuklarıyla ölümün kollarına atlayan bir anneyi. Bir mucize eseri kurtulan iki güzel çocuğu. Annesizliği kalbine gömüp gittikçe katılaşan bir oğul ve hep yaralı kalacak bir kız çocuğunu. Geçmiş neden unutulmaz? Yıllar geçse de üstünden dönülen topraklar neden geçmişi fısıldar? Kederli bir geçmişle doğduğu ve sürüldüğü topraklara dönen genç bir adam niye unutmaz? Kendisini bu geçmişe kurban eden bir ailenin kızını sevmesi kader değil de nedir? Annesini ölüme gönderenler, anne yarısı teyzesini etinden et koparır gibi bebeğinden ayıranlar, düşmanın kızı, düşmanıyla aynı kanı taşıyan, nasıl, nasıl bu kadar çok sevilir? “Bu topraklarda geçmişten başka bir şey yok” der bir bilge. Vaktiyle Asi Nehri’ni ters akıtıp sevdiğine kavuşacağını düşünen gencin hikayesi aynada görülen bir suret midir yoksa? O günden beri yeryüzünün tersine akan Asi, imkansız aşkların dünya üstündeki nişanı olarak mı kalacaktır? “Bu topraklarda bir hazine gömülü, büyük aşk destanları” der yine aynı bilge. Binlerce yıldır üzerinde hayatı, kültürleri, imparatorlukları barındıran toprakların en büyük aşk hikayesi geçmişten kopup bugüne gelebilir mi? Asi, büyük bir aşk destanının tıpkı yeryüzünün tersine akan Asi gibi geçmişten bugüne doğuşu. Asi bir gurur hikayesi. Çok sevilen bir babanın, baba evindeki huzurun, mutluluğun hikayesi. Asi dize getirilemeyen doğanın, toprağın hikayesi. Emeğin, emeğiyle var olanların. Bir yağmur damlasına şükredenlerin, toprağı canı, namusu bilenlerin. Hepimizde iz bırakan bütün hikayeler gibi, “benim hikayem” diyeceğimiz kadar gerçek, sıcak ve bütün kalbimizle inanacağımız bir hikaye Asi. Asi’nin resmi web sitesinden alıntı dizi açıklaması
Bayağı oldu bu yazıyı okuyalı. Ve mümkün olduğunca her hafta okumaya çalışıyorum Çünkü bölümler ilerledikçe anlam kazanıyor yazı Bir sonraki okuyuşunda başka tatlar alıyor insan Bol bol okumanızı tavsiye ederim, tüm dizi bu yazıda gizli bence brokensmile / 20 Aralık 2007 |

![]()
DUYGU88
![]() Birbirlerine deli gibi aşık olacaklar, zaten oldular ama Asi nehrinin aşıkları ayırdığı gibi bu aşıklarımız da ayrı kalacaklar. Her şeyi tersine döndüremeyeceklerine göre ve bu ölümlerin vebalini onlar ödeyeceklerse, şu anda karşımızda “İmkansız bir aşk’ var. Bakışmalar, tokatlar, söylemler… her şey aslında boşuna. Çünkü zaten sonunda buluşamayacaklar. Ben bu dizinin kitaba ve/veya filme göre uyarlanacağını zannetmiyorum. Tamam, belki bazı küçük benzerlikler olacaktır ama bu tekrardan başka bir şey değildir. Ama gerçekten böyle bir hikaye olmuşsa ki Asi nehri kenarlarında ve Antakya’da bir dizi imkansız aşk hikayeleri söylenir ağızdan ağıza, kulaktan kulağa yayılır… o zaman o hikayeye bağlı olarak kurgularlar. Ama kitap ve film yabancı kişiler tarafından yazılmış ve kurgulanmış. Ve Antakya bölgesinde bazı kitapta geçen olaylar geleneksel olarak kurgulanamaz. Etik olmaz diye düşünüyorum. narima / 20 Aralık 2007 ![]() Asi Demir'e Babam en kısa zamanda paranı ödeyecek dedi. Demir Asi'nin belinden tutmuş zorla götürüyordu. İhsan’da onları gördü sanırım takip ediyordu. Bunlar gündüz oluyordu hava aydınlıktı. Gece oluyor .Tam Demir Asi öpüşecekken İhsan Amca geliyor. benim / 21 Aralık 2007 ![]() sinem* / 21 Aralık 2007 ![]() Süheyla ile Neriman Hanım'ın birbirlerine bakıştıkları yerde konser salonu olabilir, fuayede karşılaşmışlar sanki. Asi'nin salıncakta sallandığı bir sahne var, bir sahnesi Defneli ama bir sahnesinde de biri Asi'nin omuzuna elini koyuyor... elin sahibi Demir galiba çünkü onun ellerine benziyor. brnnn / 21 Aralık 2007 ![]() Neslihan17 / 21 Aralık 2007 |

![]()
SB
![]() Yusuf Ağa gülüyor… güldüğüne göre hayırlı bir iş olmasa gerek! İhsan borç istiyor herhalde, ellerini ovuşturuyor oldukça sıkıntılı görünüyor. Şu telefon ile görüştüğü kişi (Bülent) olabilir. Süheyla ve Neriman karşılaşması bakalım nasıl olacak? Asi salıncakta Defne arkasından tutmuş ama Demir sandı arkasını dönüyor Defne ile karşılaşıyor ve hayal kırıklığı… aşk yerleşmiş iyice benliğine geçmiş olsun kızıma. İhsan Demir'in çiftliğine gittiğine göre borcu öder. Süheyla o adamla ne iş yapar anlamadım? Demir paşam yine sarıp sarmaladı Asi'yi şahane durmuş o kısım... eskilerde atın terkisine vurulurdu sevdiği kız şimdilerde atın yerini araba almış ama ikisi de aynı vazifeyi görüyor, mükemmel olmuş. Yalnız anlamadığım İhsan'ın gözleri önünde mi yapıyor bu işi? Eğer öyle ise iyi uçmuş Demir... aşktan gözü bir şey görmez olmuş demektir. Var mı kız babasının yanından kızı öyle götürmek. Sanırım öyle olmuş olmalı ki İhsan kızını kurtarmaya gitmiş. İhsan seni severim bilirsin ama çok yanlış bir zamanda çok yanlış bir yerdesin. Oldu mu şimdi! Ben seni o kadar koruyup kollayayım sen gel güzelim sahneye limon sık. Siciline yazdım haberin olsun. sude9 / 22 Aralık 2007 ![]() Eğer öyle değilse bile Demir’in o aradaki tek kare görüntüsü de Asi’yle birlikte olmalı. Çünkü suratında Asi’ye attığı bakışlardan ve hafif yandan gülümsemesi var. Hhmmmm ben biraz daha kafa yorayım en iyisi. Asi’nin de şaşkın bir hali var zaten son sahnede. 2. kez daha yumuşak bir yakınlaşma olabilir. Belki de bir yerde yemek yemek üzereler, o dönüp baktıkları da ızgaradaki balıkların hazır olduğunu söyleyen garson çocuktur… çok uçtum! İkisi de masum şekilde basılmış gibi bakıyorlar, bayıldım son sahneye. Vamos / 22 Aralık 2007 ![]() aasiii / 22 Aralık 2007 ![]() Asi de tokat atmanın biraz pişmanlığını duyabilir, ondan sonra yumuşayabilir. Bütün günü de beraber geçirdikçe, Demir’in yanında rahatlar kendini bırakır biraz. Çünkü son sahnede kaçırıldığına kızmış bir hal yok, utangaç bir hal var. Vamos / 22 Aralık 2007 |

![]()
funda
![]() sude9 / 22 Aralık 2007 ![]() Demir Asi'ye kendimi nasıl affettireceğim sana diyor. Asi'de bunun için kafanı yorma çünkü artık karşılaşmayacağız diyor. Asi Demir’in Çiftliği’ndeki işini bırakıyor.
Süheyla ile Neriman Hanım sanırım konser için gittikleri yerde fuayede karşılaşıyorlar.
Demir Asi salıncaktayken kesinlikle geliyor ve arkadan elini Asi’nin omuzuna koyuyor. Bence Demir’in gelmesi hayal değil. Defne, Asi salıncakta sallanırken babasının Demir’in çiftliğine gittiğini söylüyor. İhsan Bey’in ağaçlar arasında yürüdüğü sahne Demir’in çiftliği. İhsan Bey ne Demir Asi’nin beline sarılıp zorla götürdüğünde ve ne de öpüşmek üzereyken ayrıldıkları sahnede aşıklarımızı görmüyor. Aşıklarımız ayrılmak zorunda kaldıklarında gayet sakinler, ne oluyoruz modundalar sanki. Asi’nin bakışları irkilmiş gibi bakmıyor. Asi’nin babası ile sarıldığı sahnede ise Asi’nin kıyafeti ve saçı Demir’in zorla götürdüğü sahne ile aynı. Sanırım Asi geç kaldığı için babası merak etmiş olabilir. Asi gelince de bu yüzden sarılmışlar gibi sanki. (yalnız burada yanılabilirim, Asi üzgün bakıyor çünkü) Ökkeşli, İhsan Beyli traktör sahnesinin Asi&Demir’le bir ilgisi yok bence. Veee Tuba BÜYÜKÜSTÜN ve Murat YILDIRIM yılın en aşık ve tutku dolu çifti. İkisi de çok hoşlar ve çok yakışıyorlar. brnnn / 22 Aralık 2007 ![]() *ayfer* / 22 Aralık 2007 ![]() sevda123 / 22 Aralık 2007 ![]() telefe / 23 Aralık 2007 ![]() Asi hayalini kuruyorsa, Demir'le yarım kalan öpüşme olayında karşılık veriyorsa onu affettirmiş demektir. Yarım da kalsa fragmandaki sahnede Asi de karşılık vermek üzereydi. aasiii / 23 Aralık 2007 ![]() Murat abi ve çalıştıkları kadronun güzelliği, en önemlisi Çetin Tekindor gibi usta birisinin olması çok güzel. Her şey bir yana oyuncuları seçerken ince eleyip sık dokumuşlar. Bir de kıyafet ve mantık hatalarına dikkat etseler daha da iyi olacak diye düşünüyorum. nurche / 23 Aralık 2007 |
