
![]()
funda
![]() GULBEYAZ76 / 19 Kasım 2007 ![]() En son sarf ettiği sözler yenilir yutulur cinsten değildi… bu sözlerden sonra Aslan’a gösterilecek tepki belki de bize Aslan’ın ailedeki yerini gösterebilir. Ben İhsan’ın yerinde olsam “İhsan Bey Demir’e ilk ödemeyi Asi ile yaptı herhalde” diyen Aslan’ın ağzını burnunu kırar ve çiftlikten uzaklaştırırdım. Bakalım İhsan nasıl bir yol seçecek. GULBEYAZ76 / 19 Kasım 2007 ![]() ARIMAYA / 19 Kasım 2007 ![]() GULBEYAZ76 / 19 Kasım 2007 ![]() Farkındaysanız Defne-Süheyla konuşmasında Süheyla tarafından Neriman'a da alaycı bir gönderme vardı üstü kapalı. Ağustos Böcüğü / 19 Kasım 2007 ![]() ARIMAYA / 19 Kasım 2007 ![]() sude9 / 19 Kasım 2007 |

![]()
funda / 13.11.2009
![]() Geçmiş neden unutulmaz? Yıllar geçse de üstünden dönülen topraklar neden geçmişi fısıldar? Kederli bir geçmişle doğduğu ve sürüldüğü topraklara dönen genç bir adam niye unutmaz? Kendisini bu geçmişe kurban eden bir ailenin kızını sevmesi kader değil de nedir? Annesini ölüme gönderenler, anne yarısı teyzesini etinden et koparır gibi bebeğinden ayıranlar, düşmanın kızı, düşmanıyla aynı kanı taşıyan, nasıl, nasıl bu kadar çok sevilir?
Bu bölüm resmi sitede Asi’nin hikayesinden alınma… şu anda forumun konuştuğu konulara açıklık getirebilir. Süheyla’nın bebeğini zorla alan bir aileden bahsediliyor. O bebeği alan İhsan Bey ama kendisiyle bir alakası yok gibi görülüyor. Babasının günahlarını çektiğini söyleyen bir adam Süheyla’nın bebeğinin babası olamaz. Asi Defne Gonca ve Ceylan da olamaz. Süheyla’nın kayıp bebeği öyle olsa Cemal Ağa bunu belli ederdi. Torunları için canını verecek bir adam böyle bir şeyi kabul etmez diye düşünüyorum. Aslan’ın Süheyla’nın oğlu olduğunu düşünmüştüm son bölüme kadar hala da öyle olduğuna inanıyorum. İhsan Bey gelip Ökkeş’e ağaçları budamasını istediğinde Aslan’ın ben yaparım deyip, babasını düşünmesi babasına da bunu söylemesi. Ökkeş efendiyi memnun etmişti. Gülümsemişti. Ama Neriman’la Fatma konuşurken Fatma’nın Aslan’ın içine şeytan giriyor demesi de ilginç geldi. Bir anne bunu çocuğuna yakıştırmaz diye düşündüm. Dizide iki kişinin içine şeytan girmiş gibi görünüyor Aslan ve Süheyla... düğüm isimler bence.
aşkaaşık / 19 Kasım 2007 ![]() Her ne kadar da konusu çok işlenmiş bir lirik hikayeyse de... özellikle seçilen mekanların şıklığı ve yöresel zenginliği yansıtışı çok hoşuma gidiyor… Kendimi, ,klasik bir Akdeniz kıyı şehrinde geçen, ananelere ve yöresel ritüellere saygılı bir çerçevede işlenen duygu ve güç kavgalarına tanıklık eder hissediyorum... Hiç görmediğim Antakya yöresi hakkında oldukça olumlu izlenimler edindiğim, basmakalıp mekanlardan çok farklı otantik bir hava yakaladığım tek dizi... Özellikle Cemal Ağa’nın evinin yemek salonunun perspektifi o kadar iyi verilmişti ki iki evvelki bölümde, sofraya hayran kaldım... Şehir lokali olarak kullanılan mekanın zemini ve dekorasyonu, tefecinin kubbeli tavanlı işyerinin hoşluğu, çiftliklerin yaşam alanları, giriş avluları, verandaları, vs. beni yaşanmaya mahkum aşk hikayesinden çok mekanların cazibesi kendine aşık etti diyebilirim... Asi'nin ve ailesinin kostüm seçimleri oldukça başarılı ve doğal geliyor bana. Tek sırıtan Demir'in siyah kostümü ile bordo gömleği… tamam, adam yöreye daha yeni geldi ama biraz daha çabuk adapte olabilirdi diye düşünüyorum. Kerim'in kıyafetlerini örnek alabilir misal. Oyuncu seçimi de oldukça başarılı. Kız kardeşlerden bir tek Defne farklı diğer küçük kardeşlerle Asi'nin benzerliği çok iyi uymuş. Cemal Ağa dişi ve dişli bir rol. Seçim harika. Madam, Demir'in teyzesi doğma büyüme Antakyalı gibi duruyorlar. Hele teyzeyi her gördüğümde, İspanyol veya Portekizli bir toprak kadınını izliyor gibiyim. Sert, sağlam ama gizemlerle dolu bir kadın... meline / 19 Kasım 2007 |

![]()
funda
![]()
Asi ve Demir gökyüzünü seyrediyorsa kesin bir alıp veremedikleri yıldız vardır.
sinem* / 19 Kasım 2007 ![]() Asi ve Demir gökyüzünü seyrediyor… Sinem'in dediği gibi yıldızı paylaşamamış kavgasını yapıyorlardır. Demir: toprağı rengiyle ayırıyorsun anladık da yıldızı nasıl ayıracaksın? Hem benim çiftliğin üzerindeki yıldız o sen kendi çiftliğinin üzerindekilere bak, benim yıldızlarımdan elini eteğini çek. sude9 / 19 Kasım 2007 ![]() sinem* / 19 Kasım 2007 ![]() karafirtina / 19 Kasım 2007 ![]() Ağustos Böcüğü / 19 Kasım 2007 ![]() sude9 / 19 Kasım 2007 ![]() Ağustos Böcüğü / 19 Kasım 2007 |

![]()
DAISY
![]() sude9 / 19 Kasım 2007 ![]() sinem* / 19 Kasım 2007 ![]() sude9 / 19 Kasım 2007 ![]() nurche / 19 Kasım 2007 ![]() ebrumm / 19 Kasım 2007 ![]() medsul / 19 Kasım 2007 |

![]()
funda
![]() Kahvaltıya beklemesi büyük bir incelikti. Asi bunu görseydi Demir'i dengesiz sanabilirdi. Gerçi görmediği halde dengesiz olduğunu sanıyor. Adamın iş vermesi bile ruh haline göre değişiyor. Yeni kahyanın ‘Asi hanım burnundan soluyor, orayı adam edeceğim diye uğraşıyor’ demesi de çok güzeldi. Aslında bölümler böyle itişip kakışma çekme, tokat falan olmasa çok komik geçiyor.Mesela o araba sahnesinde Asi çok iyi laf söyledi ama Demir'in arabayı bekliyorum demesi ayrı bir komikti Sonra çit meselesini sürekli demesi, Asi’nin ben hiçbir şeyi unutmam derken ki laf sokmaları çok iyi oluyor, zevkli gidiyor. Neriman hanım’ın da halleri çok komik. Her zaman aşırı haller madam kim oluyormuş demesi, ben çocuklarımın hakkını yedirmem demesi falan. Umarım bu Neriman-Süheyla-İhsan sırrı da bir an önce çözülür. Süheyla Hanım’ın Defne’ye söylediklerinde Neriman Hanım’ında payı olduğu çok belli. Biraz daha ipucu verseler keşke. sinem* / 19 Kasım 2007 ![]() Neriman... hem gülüyorum hem de sinir oluyorum. Defne'ye çocuklarımın hakkını yedirmem diye hayıflanıp duruyor, ağlaması da oldukça komik. Hesap sormaya gitti ama lafı kendine göre iyi çevirdi, gümüş takımları ile 4 altını da çantasına koyup evinin yolunu tuttu. Babası gibi her işten kar çıkarmayı iyi biliyor... ama İhsan'a tiz sesi ile yüklenirken tepemin tasını arttırıyor. Bilmek öğrenmek hakkı tabi ama öyle bir söyleyişi ve tavrı var ki gözümde haklı iken haksız konuma düşüyor, sinirimi bozuyor. Değinmeden geçmeyeyim, İhsan Asi'yi sorar, 3.kız beyaz gömleğini… her kafadan bir ses çıkıyor ve hepsi Neriman’dan medet umuyor ama o eksilen fincan takımlarını üstündeki tozu ve elinden çıkan gümüş takımlarını düşünüp kendi kendine konuşuyor! sude9 / 19 Kasım 2007 ![]() Kerimin gözü kendi aşkında bu aralar (doğal olarak). Demir'e sadece ufaktan şirin sataşmalarda. Sadece Asi'yi korumacı sözleri var. Bakınız çitleri yıkma nedeni ile ilgili Demir'i Cemal Ağa ile konuşmaya giderken yumuşatması. İleri aşamalarda da Demir'e 'sen bu Asi'ye aşık olduuun' lafını etmesini bekliyorum. Belki o zaman Demir'e de dank eder. flytomoon / 19 Kasım 2007 |

![]()
CSİ MİNCHİ
![]() Belki de Aslan; Yusuf Ağa-Süheyla çocuğu. Nasıl olur; İhsan-Süheyla birbirlerine aşık ama Defne sebebiyle İhsan-Neriman evleniyor. Süheyla zorla Yusuf Ağa’dan Aslan’a hamile kalıyor. Bebek doğunca Yusuf Ağa bebeğe öldü dedirtiyor. Sebep: Ağa olduğu için karizması sarsılmasın, yarın öbür gün Süheyla çıkıp bu çocuk Yusuf Ağa’nın diyerek hak talep etmesin… İhsan Aslan’ın Süheyla’nın çocuğu olduğunu biliyor ve sevdiği kadının suçlu olduğunu düşünüyor bir sebepten, bu yüzden Aslan’ı sevmiyor. Aslan bebek, Fatma Hanımlara veriliyor büyük ihtimal bebekleri yoktu ve Yusuf Ağa’nın çocuğu olduğunu bilmiyorlar. Kız çocuk sonradan dünyaya geliyor zaten. Not: İhsan-Aslan… isimler de nasıl benziyor, kardeş bunlar kardeş. aasiii / 19 Kasım 2007 ![]() sude9 / 19 Kasım 2007 ![]() sinem* / 19 Kasım 2007 ![]() ![]() Demir bankta oturuyor hava karanlık Asi kendi üzerine polar battaniye örtmüş bir tane de Demir için getirmiş omuzlarına örtüyordu. O sahne nasıl oldu bilmiyorum Asi Demire taziyeye gitti desem battaniyelerle gelen Asi ama şöylede olabilir Demir’in evi Cemal Ağa’nın eviydi ya belki Asi battaniyeleri eliyle koymuş gibi bulur. Sahil gibi bir yerde Asi ve Demir atla gezerken karşılaşıyorlar, Demir’i giderken gösteriyor. Asi baykuş gibi bir kuşu ağaçtan alıyor sonrada bir tepede sanırım babasıyla konuşuyor kuşu uçuruyor o sahnenin devamı gibi Demir ve Asi birlikte gökyüzüne bakıyor. Asi Asi’nin kıyısında bir kayada yalnız oturuyor daha sonra tarlalardan Demir geliyor Asi sese bakıyor ve onu görüyor. GULBEYAZ76 / 19 Kasım 2007 |

![]()
funda
![]() hekimoglu64 / 20 Kasım 2007 ![]() Asi'nin ağladığı sahne büyük ihtimal Demir'in çiftliğinden evlerine geldikten sonraki sahne... Kerim'in de artık bir şeyleri fark edip sorgulaması iyi oldu... En çok merak ettiğim sahne Asi ve Demir'in gece bir arada olmaları… nasıl olacak? hewal / 20 Kasım 2007 ![]() GULBEYAZ76 / 20 Kasım 2007 ![]() İhsan Bey’de Cemal Ağa’ya gidince Cemal Ağa’nın yalvar demesi çok kötü olmuş… hadi aralarında bir samimiyet falan olsa şaka diye söyledi derim. İhsan Bey’in kızına söyledikleri çok güzel ama anlamadan etmeden direk yargılamış kendi kararını vermiş ve zorla Asiye kabul ettirmiş gibi görünüyor Biraz tezat bir durum oluyor madem kızına bu kadar güveniyorsun onun kendi kararlarına da saygı duy, Demir’le bir iş ilişkisine girdiyse demek ki geçerli bir nedeni vardır. Neyse bu bölüm gene çok güzel olacak... özette gelir. sinem* / 20 Kasım 2007 ![]() Ayrıca ilk kez fragmanı bu kadar çok beğendim. Hele şükür adam gibi bir fragman hazırlamışlar. Özellikle Demir’le Asinin bakışmalarına bittim. İlk defa bu kadar çok belli edecekler sanırım. Neslihan17 / 20 Kasım 2007 |
