
![]()
funda / 14.11.2009
![]() Torunlarına önem vermesi kafi değil. Onlar için bir şeyler yapması gerekiyor. Geçmişte İhsan’la hesabı neyse onu da sineye çekmesi gerekiyor derim ben. İhsan'dan da fazla emin olmayalım derim ben. Cemal Ağa'ya Neriman’ı sevdiğini söyledi ama sevmek başka aşık olmak çok başka. Köprü açılışında Süheyla’ya bakışları pek hayra alamet değildi. Sanki onunda vaktin zamanı ilgisi varmış gibi. Garibim Süheyla kime niyet kime kısmet. Ağustos Böcüğü / 11 Aralık 2007 ![]() Eski küllerin içinden kıvılcımlar çıtırdasın... sarsın ortalığı… ısıtsın İhsan’la Süheyla’nın kalplerini... Neriman tırmalar tırmalar gerçi ama aşk bu… söz dinlemez. söğüt / 11 Aralık 2007 ![]() ciciler_68 11 Aralık 2007 ![]() sude9 / 11 Aralık 2007 ![]() Dede sözde! Torunların babasına nasıl davranıyor; ilk yanlış hareketi yan çiftliği satmak ile oldu. Sonra senetleri söyledi Süheyla’ya, bombanın fitilini çekti. Ama planladığı gibi gitmedi olay, çocuğun ismi, nerde yaşadığı ya da çiftlik için kullanılmadı senetler. Asi’nin atı için kullanıldı ve sonra gördük neler oldu. Demir’e karşı sinirlenmesini gayet normal buluyorum çünkü Demir kendisinden daha akıllı çıktı; -Damadını batırmak için elinden geleni yaptı. Hatta mahsulleri yarı fiyatına sattı yabancı işadamlarına ama Demir kurtardı, -Elektrik Santrali için taşlı topraklara (kendi deyimi) bir sürü para verdi ama Demir ortaklığı kabul etmedi, -Traktör sırasında en sona koydu ama Demir yeni traktör aldı, -Süheyla’yı kışkırtayım dedi ama Demir oyuna gelmedi, kendi bildiğini yaptı. Cemal Ağa sinirlenmesin de ben mi sinirleneyim? *sultan* / 11 Aralık 2007 |

![]()
murat yildirim / 06.07.2011
![]() sude9 / 11 Aralık 2007 ![]() Süheyla'ya kimin de tecavüz ettiği meçhul... Bu olay yaşanırken Süheyla 17 yaşındaydı ve o aralar İhsan üniversitede okuyordu. Karamsar bir ihtimal dahi olsa İhsan ve Süheyla'nın arasında bir ilişki yaşanmış olabilir tıpkı Neriman'ı da evlenmeden önce hamile bırakması gibi... Asil, soylu ve zengin bir ailenin yakışıklı çocuğu Antakya'daki birçok kadının gönlünü fethetmiş olabilir. coffee / 11 Aralık 2007 ![]() Süheyla “Al çiftliği, sokağa at Kozcuoğlularını, İhsan’ı zorla konuştururuz” diyor ama düşününce bu plan çok basit kalıyor gerçekten. Peki, sonra ne yapacak Süheya? Başka bir şey gelmeyecek elinden. Alıp başını gidecek. P53 / 12 Aralık 2007 ![]() Asi çiftliğimde çalışıyor ve çalacak. Atı alırsam bir senet ödenmiş olur, Asi benim çiftlikte atı ile ilgilenmeye devam eder. Böylelikle hem çiftlik kurtulur hem Asi atından uzak olmaz, hem de teyzesine söylediği ‘yalan’ı yerine getirmiş olur. Ama evdeki hesap çarşıya uymadı. *Sultan* / 12 Aralık 2007 ![]() O patladığı zaman ne olacak acaba? narima / 12 Aralık 2007 |

![]()
asiyemm / 26.10.2011
![]() Gelirken de "Demirrrr" diye bağırmıştır, Cemal Ağa’nın sesini duyan Kerim ve Demir de oturdukları yerden zıplayarak fırlamışlardır. Alexia / 12 Aralık 2007 ![]() siyah-beyaz / 12 Aralık 2007 ![]() ipekaziz / 12 Aralık 2007 ![]() necnur / 12 Aralık 2007 ![]() GULBEYAZ76 / 12 Aralık 2007 ![]() sude9 / 12 Aralık 2007 ![]() At birden koşmaya başlıyor sonrada pat küt sesler geliyor. Bir bakıyoruz ki çite çarpmış ve yerde yaralanmış. Hani diyorum ki çok duygusal hayvanlar ya atlar, Asi’ye olan sevgisinden dolayı intiharı seçmiş olabilir mi? ayşe ıraz / 12 Aralık 2007 |

![]()
Askoyunu_ekin / 12.07.2010
![]() forever_bim / 12 Aralık 2007 ![]() Siyah-beyaz / 12 Aralık 2007 ![]() Cemal Ağa, kurtların kurdu, çakalların çakalı, süper uyanık ve akıllı bir adam. Her türlü üçkâğıda, hinliğe kafası zehir gibi çalışıyor. Hayatı boyunca hep bu sivri zekası ile etrafındakileri bir anlamda keten pereye getirmiş ve istediği her şeyi elde edebilmiş. Fakat, ömründe ilk kez karşısına yenemeyeceği bir rakip çıkıyor; Demir. İlk kez bir rakibiyle başa çıkmakta zorlanıyor. İlk kez açtığı üç kağıdı yutmayan, yutmadığı gibi ters döndürüp, kendisine çeviren dişli bir rakip. Daha da acısı bu rakip gencecik bir adam. Nerde Cemal Ağa’nın yıllarla yaşadığı olaylardan edindiği engin deneyim, nerde iki gün önce oralara gelmiş, torunu yaşındaki Demir denen genç adam. Ama kazın ayağı zaman, zaman öyle çıkmıyor ve bazen Demir galip geliyor, bazen Cemal Ağa aralarında sürüp, giden bu soğuk savaşın etaplarında... Ve biz seyirciler için Murat Yıldırım'ın ve Tuncel Kurtiz'in oyunculuğuyla bu şahane sahneleri izlemek çok keyifli oluyor. ipekaziz / 12 Aralık 2007 |

![]()
Askoyunu_ekin / 12.07.2010
![]() Murat YILDIRIM, Asi'de çok başarılı. Performansı harika. Çetin Tekindor ve Tuncel Kurtiz’in yanında bende buralardayım diyor. Sadece sesiyle değil gözleriyle de konuşuyor. Farklı biri, sanki gerçek hayatında da Demirvari. Ses tonu çok etkileyici ve çok hoş. Daha öncede yazmıştım Demir karakteri, Antakya’da yaşıyormuş gibi geliyor bana (tabi Asi’si de yanında kıyamam ben onlara). Birinci bölümde o kadar başarılıydı ki diziyi izlemeye karar vermemin en önemli nedenlerinden biri. Gelecek bölümlerde senaristler umarım gücü elinden alınmış bir Demir karakteri yaratmazlar. Tuba BÜYÜKÜSTÜN, öyle böyle değil cidden çok çok güzel… çok masum yüzlü. Daha önce Çemberimde Gül Oya ve Babam ve Oğlum’da izlemiştim. Umarım bundan sonra da doğru projeleri seçerek starlarımız arasında ki yerini sağlamlaştırır. Türk Sinemasının bu yüze ihtiyacı olduğunu düşünüyorum. (Bayan olduğu için biraz iltimas geçeyim ve güzelliğinden söz edeyim. Gerçekte ekrandan göründüğünden çok çok daha güzel ve çok narinmiş, incecikmiş, kırılacak gibiymiş, tablo gibi ve aşık olunası bir yüzü varmış). Asi Dizisi’ndeki oyunculuk gücüne gelirsem… başarılı buluyorum ben. Ara ara silik bakıyor ama olsun… bakışlarını, yutkunmalarını seviyorum. Dizinin tekrarını izlerken özellikle büyük ekrandan izliyorsanız sahneler daha da belirginleşiyor. Aaaaa burada çok iyi oynamış dediğim çok oluyor. Asi’nin dizide/senaryoda sönük kalmasının nedeni biraz da babasının borçlarından dolayı ezikliği sanki. Çetin TEKİNDOR, Kral Lear… Bay Karizma… O hep oynasın bizde izleyelim… Asi’de ara arada olsa Shakespeare’in tragedyalarını oynayan halini izlemek ve sesini dinlemek çok hoş oluyor… Aslında evrensel olması gereken ama iyi ki Türkiye’de yaşıyor dediğim, bize ait olan ve sesini çok seksi bulduğum Tuncel KURTİZ’in seyredeni kendine hayran bırakan zat-muhteşem hali… Ve tabi Murat Yıldırım… Yarattığı Demir karakteriyle Aşık olunası ‘Demir Adam’… ayşe ıraz / 12 Aralık 2007 ![]() Süheyla’nın İhsan’a aşık aşık bakıp kızlara çemkirmesi ailenin diğer fertlerine kötü davranması canımı sıkıyor biraz. Hani şunu düşünüyorum... İhsan’la ben evlenmeliydim benim çocuklarım olmalıydı tarzı bir hava sezinliyorum kendisinde... yani İhsan’a hiç laf söylememesi ve bakışlarıyla birlikte. Neriman’la kızlara tavrı böyle bir kıskançlıktan kaynaklanıyor sanki... asnim / 12 Aralık 2007 |

![]()
Askoyunu_ekin / 12.07.2010
![]() Süheyla'nın korkuya kapılma sebebi ne olabilir acep? Tüm çıplaklığıyla gerçeklerin ortaya çıkması mı? Yoksa Cemal Ağa'nın gücünden korkması mı? İlginç! Bu aklıma gelmezdi doğrusu! Ağustos Böcüğü / 12 Aralık 2007 ![]() sude9 / 12 Aralık 2007 ![]() Cemal Ağa, ancak bu konuda tehdit edebilir. Demir’i neyle tehdit edebilir? Sadece gülerim… En büyük koz, aranan Süheyla’nın kayıp çocuğudur. *Sultan* /12 Aralık 2007 ![]() Neslihan17 / 12 Aralık 2007 ![]() Demirde Asi’den uzaklaşsın bence... söğüt / 12 Aralık 2007 ![]() patasana dilek / 12 Aralık 2007 ![]() gülendam83 / 12 Aralık 2007 |

![]()
Askoyunu_ekin / 12.07.2010
![]() sycamore / 12 Aralık 2007 ![]() söğüt / 12 Aralık 2007 ![]() karafitina / 13 Aralık 2007 Asi’yi izlerken dilim damağım kuruyor, ellerim titriyor, heyecandan kalp krizi geçirtiyorum bu yaşta! E özge E / 13 Aralık 2007
![]() Neden bencil davranıyorsun Süheyla Hanım? Sen kendin yapmazsan suçsuz mu olacaksın? Ha Demir ha sen… ne fark eder ki? Sonuçta kabak yine sana patlayacak. Gerçekler bir bir ortaya çıkacak. Bakalım ne yapacaksın? Demir’i de bulamayacaksın artık. Demir seni Asi’ye aşık olduğunu fark ettiği anda terk etti ve terk edecek. Ruhu, bedeni, ayakları her şeyi ile Asi için yaşıyor. Peki, bu aşk karşılığı bulduğunda ne yapacaksın. Acımasız mı davranacaksın. Sen de aşık oldun. Belki de umarsızca seviyorsun. Çünkü bakışlar onu gösteriyor. Aşka engel olamazsın. Aşk affeder, aşk acı çektirir… ama engel olunamaz. Narima / 13 Aralık 2007 ![]() kumralim19 / 13 Aralık 2007 |

![]()
rozerin / 15.09.2010
![]() ipek_ / 13 Aralık 2007 ![]() şimdi ; 1-Asi üniversite mezunu bir kız olarak ve babası da hukuk mezunu yaşını başını almış bir beyefendi olarak bilmiyorlar mı, o kadar yüklü borç, iki yıl çiftlikte kahyalık yapmakla ödenemez. Eğer öyle olsaydı, 10 yıl kahyalık yapan bir adamın ultra süper zengin olması gerekmez mi? 2-Peki Demir intikam almak istediğini de açıkça belirtmişken, bunu Asi bir üniversite mezunu kız iken, bu nasıl intikam almaktır, bu hesapta bir yanlışlık var, bu intikam değil, basbayağı büyük bir jesttir. İyi de neyin yüzü suyu hürmetine yapılıyor bu jesti sorusunu nasıl sormuyor kendisine! 3- Bu gün atının ölümü ile kara yaslara girecek kadar ince ruhlu bir kız, anne babasının ölümü ile kesin aklını kaybeder. Hem bu kadar güçlü bir kız olarak tarif edilecek, hem bu kadar hayattan ve gerçeklerden soyutlanmış olacak... burada bir çelişki var. Ailesi ve dedesi büyük ihtimalle Asi’nin üzüntüsü nedeniyle Demir’e fırça üstüne fırça atıyor. 4-Bu durumda Kozcuoğlu ailesi benim nazarımda, Süheyla’nın nefretine layık oluyorlar. Demek ki kadın malını biliyormuş da o nedenle, geçmişin hesabını bu gün yaşayanlara sormaya kalkışıyormuş. 5- Kahramanlık yapıp, köprüden -hadi hakkını yemeyelim son derece safiyane bir niyetle- intihar etme teşebbüsünde bulundu. Demir onu ikinci defa mutlak bir ölümden kurtarırken, "bu adam neden bana sarıldı, peki ben neden izin verdim" sorgusunu kendi içinde hiç yapmadı? Ooffff anca biz düşünüyoruz bunları! söğüt / 13 Aralık 2007 ![]() kumralim19 / 13 Aralık 2007 ![]() Bu üzüntüsünü iyi idare edip -ki buna kriz yönetimi denilir,- artık iki taraflı hale gelen bu düşmanlığın harlanan tansiyonunu sakinleştirecek tek kişi olduğunun farkına varır ve bu doğrultuda hareket ederek, Demir’in atın ölümünden sorumlu tutulamayacağını ailesine anlatabilir. Çünkü her borçtan önce Demir’e, gönül ve can borcu var. Ailesi ile Demir’i, usta manevralarla sakinleştirebilir. Acısını yine yaşar kalbinde ama üzüntüsünü dışa çok belli ederek yaşarsa, yandı gülüm keten helva. Burada Asi’nin mantığının (muhakeme yetisinin) ve kalbinin ne kadar sağlam olduğunu göreceğiz. söğüt / 13 Aralık 2007 |

![]()
rozerin / 15.09.2010
![]() sude9 / 13 Aralık 2007 ![]() sevda123 / 13 Aralık 2007 ![]() Cansu* / 13 Aralık 2007 ![]() Yoksa Demir’in niyeti başka mı? Asi’yi kendine aşık edip, hamile bırakıp, kaçacak mıydı? Çünkü Asi’nin İhsan’ın en gözde kızı ve Cemal Ağa’nın en gözde torunu olduğunu biliyor ve geçen bölümlerde de söylenmişti. pelikan / 14 Aralık 2007 ![]() Özge:(:( / 14 Aralık 2007 |

![]()
rozerin / 15.09.2010
![]() İhsanın ofisine çekilip kendi kendine serzenmesiyle, Asi’nin Demir’in çiftliğinde iki sene çalışmasıyla, bu intikam olayı kapanmamalı. Önce gönüler fethedilmeli, sonra bağlanılmalı daha sonra kırılmalı ki bedeller ödenmeli… pelikan / 14 Aralık 2007 ![]() mervenil / 14 Aralık 2007 ![]() GÜL GÜZELİ / 14 Aralık 2007 |

|

![]()
rozerin / 15.09.2010
![]() Hani demişsin ya 'yanağındaki çamur lekesi aslında dün akşamdan verilemeyen öpücüğün olamayan lekesi gibi ' diye bana da hep Asi’nin ona bu nedenle kızgın olduğu gelmişti -nedense - diyordum ama hissettiğim doğruymuş demek ki. Her bir sahne soluğumuzun kesildiği dolu dolu bir bölümdü çünkü hemen hemen en çok bir araya gelebildikleri nadir günlerdi. Her sabah elinde kupasıyla Demir'in yol gözlemesinden başlayıp gece geç saatlere kadar bin türlü vesileler yaratılarak göz göze gelinebilmeyi ikisinin de ve hatta hepimizin de delice istediği bir şölendi bu bölüm. Hala daha da tadı damağımızda kalabildiği için buradayız… alina/ 14 Kasım 2009 ![]() Çamurlu yanağıyla giden Asi’yi seyrederken ki bakışları o kadar güzeldi ki, hayran hayran sevgiyle bakıyordu. Traktör sürme sahnesi ise ayrı bir güzellikti. Acemi Demir’in kendini Asi’nin ellerine bırakışı yakınlıkları gülümsemeleri o kadar yerindeydi ki sanki gerçekti. Zaten beni alıp götüren bu diziye böylesine tutkuyla bağlanmamı sağlayan bu gerçeklik değil mi? Ahh o at sahnesi… keşke olmasaydı. Asi’nin çaresizliği, acısı, Demir’i tüketti. Sevdiğine bunu mu yaparsın” derken irkilen Demir’in acı dolu bakışları, dizleri üzerine çökmüş Asi’nin yıkılışı! Oyunculuklarının zirvesinde bir muratuba dedim. AsiDemir gerçekti, bunu muratuba da biliyordu ve onlarla yaşadılar, bize de yaşattılar… onlar benim kahramanlarım. DemirAsiii / 14 Kasım 2009 ![]() İlk bölümlerin tadını daha bir iyi hissediyorum Yazılı Asi’ye ulaşmaya çalışırken. Değişik vesilelerle seyrediyorum onların farklı bölümlerini ama analizlerini yapmak, yazmak niyetiyle bilgisayar başına oturduğumda değişiyor her şey. İlk bölümler ne çok şey saklamış, aşkla yıkamış beynimizi adeta. O susuşlarda, o söyleyemeyişlerde... nasıl büyütmüşler aşkı içlerinde ve bizde. Köprü, yağmur, traktör, çamur bölümlerinde... hele son sahnelerde! Acıyı hissedişlerinde ve bize geçirişlerinde, alaşağı etmişler ‘dizi’ denen kavramı, başka bir şey olmuş artık bu. Yol boyu o kadar detayla gelmişler ki, neredeyse her kareleri ileride bir şeylere uzanıyor. Can alıcı senet sahnesindeki ‘kağıt’ detayını da atlamışım neredeyse seyrederken hep. Onlar çok çektiler o kağıt parçalarından… e.min / 14 Kasım 2009 ![]() serapSU / 14 Kasım 2009 |
